Yazar
Tortuk Gökdemir,Bilgehan Bengü, Durak,Nejdet, Çelik,Sönmez
Basım Yeri
İbn Haldun Üniversitesi -
İbn Haldun Üniversitesi
Konu
İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2019, Vol.4 (1), p.49-68
Tür
Kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2019.51
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_bfd05fbaf99f4feda0fe277ef5de6b99
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Bu çalışma İbn Haldun’un görüşleri bağlamında siyasî otorite ve meşruiyet ilişkisini incelemektedir. Bu bağlamda siyasî otorite kavramıyla yakından ilgili olan umran, asabiye, mülk, hilafet vb. kavramlar incelenmektedir. Siyaset bir yönüyle ‘en iyi’nin araştırılmasıdır. Olan ile olması gereken arasındaki karşıtlıklar bir açıdan üzerinde siyaset felsefesinin inşa edildiği etik bir paradigmayı belirlemektedir. Bu açıdan siyasetin meşruiyet arayışı etik bir temellendirmeyi, siyaset etik ilişkisini de öncelemektedir. Bu olgu siyasal iktidar ve siyasetin meşruiyeti problemi devletin dinamik bir süreç içerisinde bulunduğu her aşamada dinamik bir sürekliliği ve sorunsalı kendi içerisinde barındırmaktadır. Siyasetin meşruiyeti kavramı farklı süreçler içerisinde, yaşanan değişimler karşısında değişmeyen ölçütlerin, meşruiyet zemininin niteliğine yönelik bir arayışın ifadesidir. İbn Haldun, siyasî otoriteyi üç kısımda inceler ve meşruiyetlerini tartışır. Bunlardan birincisi temelinde üstünlük kurma ve zor kullanma içeren “tabii mülk”tür. İkincisini ise dünyevî menfaatlere ulaşma, zararları ise uzaklaştırma konularında toplumun akli düşüncenin gereğine göre yönetilmesini içeren “siyasî mülk” oluşturmaktadır. Sonuncusu ise dünya ve âhiret faydasına yönelik devletin dinî düşüncenin gereğine göre idare edilmesi olan “hilâfet”tir. İbn Haldun, İslam filozoflarının siyasî otorite görüşlerini eleştiri konusu yapmaktadır.
Detaylı Başlık
İbn Haldun’da siyasî otorite ve meşruiyet problemi