Yazar
Adnan Oktay
Basım Yeri
Mardin Artuklu University -
Mardin Artuklu University
Konu
Mukaddime, 2018-05, Vol.9 (1), p.111-132
Tür
Kitap
Dil
ara,eng,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 1309-6087, EISSN: 2459-0711, DOI: 10.19059/mukaddime.404906
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_93b12001471d4f428fe768aad94c3969
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Kudüs, tarihi MÖ. 3000’li yıllara kadar giden bir kenttir. Bugün dünyanın en önemli odak noktalarından biri haline gelmiştir. Kudüs, bir taraftan farklı din ve ırkların merkezi konumundayken öte taraftan da birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şüphesiz Kudüs'le ilgili birçok eser yazılmıştır. Bu eserlerden biri XIV-XV. Asırlarda yaşamış olan Ahmed Fakîh'in Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe adlı eseridir. Bir başkası da XVII. Asırda yaşamış Nâbî'nin Tuhfetü'l-Harameyn adlı eseridir. Ahmed Fakîh'in eseri manzum bir eserdir. Tuhfetü'l-Harameyn ise manzum-mensur karışık olarak yazılmıştır. Bu eserlere göre müellifler İslâm dünyası için önemli olan üç kenti ziyaret etmiştir. Bunlar Mekke, Medine ve Kudüs'tür. Bu şehirlerden başka Halep, Şam, Remle, Kahire gibi önemli şehirler de bu yolculukta ziyaret edilmiştir. Bu eserlerde ziyaret edilen kentlerin mimari yapılarına ağırlık verilmiştir. Bunun yanında şehirlerin dikkat çeken başka yönleri de izah edilmiştir. Bu çalışmada bahsedilen eserlerde özellikle Kudüs şehri ile ilgili anlatılar esas alınmıştır. Ahmed Fakîh Kudüs'te iki ay kalmıştır. Nâbî ise hac yolculuğu esnasında Kudüs’ü ziyaret etmiş, orada toplam üç gün kalmıştır. Burada müelliflerin Kudüs’le ilgili gözlemleri ve tespitleri üzerinde durulacaktır. Müellifler bu şehri anlatırken hangi pencereden bakmaktadır? Şehri tasvir ederken nelere yer vermekte, hangi edebi ifadeleri kullanmaktadırlar? Tasvirler yaparken hangi edebi sanatları kullanmayı tercih etmişlerdir? Neticede görülmüştür ki her iki şairin de anlattığı Kudüs, Aksa Harem-i Şerîf'ini merkeze alan bir Kudüs'tür. Bu eski şehir, bugün adeta Mescid-i Aksâ ile özdeşleşmiştir. Bunun yanında şehrin surları ve Aksâ’nın doğu tarafında yer alan Zeytin Dağı, Kudüs'e ayrı bir değer katmaktadır. Bu çalışmada belge tarama, örnekleme, karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu metotlarla Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe ve Tuhfetü’l-Harameyn adlı eserlerdeki örneklerde Kudüs’ün tasviri ile ilgili hususlar tespit edilmiştir. Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe, oldukça sade bir üslupla yazılmıştır. Bu eserde ayrıca edebi sanatlara pek yer verilmemiştir. Tuhfetü’l-Harameyn adlı eserde ise ağır, süslü ve sanatlı bir üslup tercih edilmiştir. Şair bu eserde Kudüs'ü oldukça süslü, sanatlı bir dille anlatmış, bunun için Arapça ve Farsça kelimelerden oluşan terkipli ifadeler kullanmıştır. Ahmed Fakîh içinden geleni kâğıda döken bir şairdir. Nâbî ise şehre tam bir vakar, edep, saygı ile yaklaşmıştır. Bu da Şair Nâbî'nin Kudüs karşısında tam bir mümin şair pozisyonunda olduğunu göstermektedir. Ayrıca her iki müellifin eserleri Kudüs'ü o dönemlerde tam bir İslâm kenti olarak sunmaktadır.
Detaylı Başlık
Kudüs Tasvirleri: Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe ve Tuhfetü'l-Harameyn Örnekleri