Yazar
Sağan, Merve, Çelik,Sönmez
Basım Yeri
İbn Haldun Üniversitesi -
İbn Haldun Üniversitesi
Konu
İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2020-10, Vol.5 (2), p.171-184
Tür
Kitap
Dil
ara,eng,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 2651-379X, EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2020.72
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_8c799b31f0924c659f3706cfee5988ac
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Hz. Peygamber’in vefatından yaklaşık yüzyıl sonra “katı bir zühd hayatı” şeklinde belirginleşmeye başlayan tasavvuf, hicrî III. asra kadar “ilim” olarak tebarüz etmemişti. Hicrî III. asırdan itibaren sûfîlerin dinî konularla ilgili dile getirdikleri çeşitli görüşleri, başta fakîhler ve muhaddisler olmak üzere pek çok grubun tepkisine sebep olmuştur. Bunun neticesinde daha önceden tasavvufun ilmî değerini veya din ilimleri içerisindeki yerini tespit etmeye yönelmemiş sûfîler, tasavvufu, fıkıh-kelâm ve hadis geleneğine karşı bir “ilim” olarak savunmak durumunda kalmışlardır. Bunun sonucu olarak da sûfîler hicrî IV. asrın sonlarından itibaren Kur’ân ve hadis temelli bir çizgide eser telif etmeye ve düşüncelerini bu eserler vasıtası ile dile getirip savunmaya başlamışlardır. Bu bildiride bu süreç, yazarın hazırlamış olduğu yüksek lisans tezindeki değerlendirmeler üzerinden ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Detaylı Başlık
Hicrî İlk Beş Asırda Tasavvufun Geçirdiği Süreçler