Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?” | Kütüphane.osmanlica.com

Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”

İsim Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”
Yazar Doğan,İsmail, Çelik,Sönmez
Basım Yeri İbn Haldun Üniversitesi - İbn Haldun Üniversitesi
Konu İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2017, Vol.2 (1), p.105-122
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2017.24
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_c72c90d3841244dbb2b48616b5d48ccc
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar “Asabiyyet kuramı” düşünürün entelektüel kişiliğini anlamada öne çıkan bir terim olduğu kadar sosyolojik çözümlemeler için de anahtar terimdir. İbn Haldun toplumsal yapıyı ve bu yapının temel aktörlerini bu kuram üzerinden anlamaya çalışır. Elbette bu kuram da öncülleri ve örneklerini tanıklık ettiği toplum ve dünyadan alır. Bu bakımdan İbn Haldun öncelikle ait olduğu Müslüman toplumların ve sonra da yaşadığı dünyanın bir tanığı olmuştur. Mukaddime’nin toplumsal tanıklığı, kültür, din ve gelenekleri de içerecek genişlikte yaşayan toplumun sunduğu zengin malzemelere odaklanır. Günlük yaşam ve bu yaşamı belirleyen kültürel ve düşünsel arka plan olanca yoğunluğuyla dikkatlere sunulur. Fransız düşünürler toplumsal aktörlerin daha çok öne çıkarıldığı bu yaklaşım nedeniyle giderek İbn Haldun’a yeni bir entelektüel kişilik izafe ederler. Bu düşünürler (J.F.A./ F. Clémenet) için : “İbn Haldun bilinçsizliklerin teorisyenidir.” Buna göre toplumun temelini oluşturan bireyler günlük yaşamda farkında olmadıkları alışkanlıklar edinirler ve bu durum giderek onların karakteri haline gelir. Yakın planda ise bu karakter esasen aktörlerin bilinçsizce yaptıkları eylemlerinin bir sonucudur. Böylelikle bu tür bilinçsizliklerin belirlediği insanlar, farkında olmadan ait oldukları toplumun da karakteristiklerini oluştururlar. Bu bildiride; a) Söz konusu bilinçsizliklerin genelde tüm toplumlar, özelde ise İslam dünyasındaki etki ve işlevleri, b) Asabiyyet teorisinin eğitim sistemleri ve toplumsallaşma süreçleri (kişisel, toplumsal ve küresel süreçler) üzerindeki etkileri, c) İbn Haldun’un Türk ve dünya sosyolojisindeki konumu tartışmaya açılmaktadır.
Detaylı Başlık Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”

Yazar Doğan,İsmail, Çelik,Sönmez
Basım Yeri İbn Haldun Üniversitesi - İbn Haldun Üniversitesi
Konu İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2017, Vol.2 (1), p.105-122
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2017.24
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_c72c90d3841244dbb2b48616b5d48ccc
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar “Asabiyyet kuramı” düşünürün entelektüel kişiliğini anlamada öne çıkan bir terim olduğu kadar sosyolojik çözümlemeler için de anahtar terimdir. İbn Haldun toplumsal yapıyı ve bu yapının temel aktörlerini bu kuram üzerinden anlamaya çalışır. Elbette bu kuram da öncülleri ve örneklerini tanıklık ettiği toplum ve dünyadan alır. Bu bakımdan İbn Haldun öncelikle ait olduğu Müslüman toplumların ve sonra da yaşadığı dünyanın bir tanığı olmuştur. Mukaddime’nin toplumsal tanıklığı, kültür, din ve gelenekleri de içerecek genişlikte yaşayan toplumun sunduğu zengin malzemelere odaklanır. Günlük yaşam ve bu yaşamı belirleyen kültürel ve düşünsel arka plan olanca yoğunluğuyla dikkatlere sunulur. Fransız düşünürler toplumsal aktörlerin daha çok öne çıkarıldığı bu yaklaşım nedeniyle giderek İbn Haldun’a yeni bir entelektüel kişilik izafe ederler. Bu düşünürler (J.F.A./ F. Clémenet) için : “İbn Haldun bilinçsizliklerin teorisyenidir.” Buna göre toplumun temelini oluşturan bireyler günlük yaşamda farkında olmadıkları alışkanlıklar edinirler ve bu durum giderek onların karakteri haline gelir. Yakın planda ise bu karakter esasen aktörlerin bilinçsizce yaptıkları eylemlerinin bir sonucudur. Böylelikle bu tür bilinçsizliklerin belirlediği insanlar, farkında olmadan ait oldukları toplumun da karakteristiklerini oluştururlar. Bu bildiride; a) Söz konusu bilinçsizliklerin genelde tüm toplumlar, özelde ise İslam dünyasındaki etki ve işlevleri, b) Asabiyyet teorisinin eğitim sistemleri ve toplumsallaşma süreçleri (kişisel, toplumsal ve küresel süreçler) üzerindeki etkileri, c) İbn Haldun’un Türk ve dünya sosyolojisindeki konumu tartışmaya açılmaktadır.
Detaylı Başlık Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslâm dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.