Yazar
Şaşa,Mehmet, Şimşek,Ahmet
Basım Yeri
Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları -
Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları
Konu
Intellect, Theologians
Tür
Kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 2148-3264, EISSN: 2148-3264, EISSN: 2687-427X
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_2a890a584a7b474a983992a77f954881
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Kelamcılar, marifetullahın vâcip olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. Ancak onlar, bu vücûbiyetin kaynağının ne olduğu konusunda kendi aralarında ittifak edememişlerdir. Bu tartışma, özellikle de ilahî çağrının ulaşmadığı kimselerin yükümlü olup olmayacağı ve bunların ahiretteki durumlarının ne olacağı hususunda temerküz etmiştir. Mâturîdî kelamcılarının büyük bir çoğunluğu, Mu’tezile ve birçok çağdaş kelamcı, marifetullahı aklî bir yükümlülük olarak kabul etmiş ve ahirette bu kimselerin azaba müstahak olacaklarını ileri sürmüşlerdir. Eş’arîler, Haşeviyye, Şia’nın bir kısmı, Hâricîlerden bazıları ve Dırar b. Amr gibi öne çıkan bazı kelamcılar ise marifetullahı şer’î bir sorumluluk olarak addetmiştir. Öte yandan kelamcıların üzerinde ittifak ettikleri diğer bir konu da marifetullah konusunda nazarın vâcip olduğu konusudur. Yani kelamcıların hepsi, marifetullahın akılla elde edilebileceğini, aklın O’nu bilmede bir âlet olduğunu ileri sürmüşlerdir. Varılan bu farklı sonuçlara göre kendisine ilahî mesaj ulaşmadığı için Allah’ı bilmeyenlerin ahiretteki durumunun ne olacağı sorusuna verilecek cevap da değişkenlik arz etmiştir. Bu çerçevede marifetullahı aklî bir sorumluluk olarak görenler, bu kimsenin uhrevî azaba müstahak olduğunu; şer’î bir yükümlülük görenler ise uhrevî azabın söz konusu olmayacağını ileri sürmüşlerdir.
Detaylı Başlık
Kelâm ekolleri bağlamında marifetullahın vücûbiyet kaynağı