Yazar
Fikret Karaman
Basım Yeri
Diyanet İşleri Başkanlığı -
Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu
Diyanet ilmi dergi, 2020-09, Vol.56 (3), p.903-936
Tür
Kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.724750
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_329ac8fcd9b74c35859f29a7ef4f0169
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Deprem, tarih boyunca insanlığın gündeminde var olmuştur. Nerede, ne zaman ve hangi şiddetle gerçekleşeceği bilinmeyen bu felaketin özelliği, can ve mal kaybına yol açmasıdır. Bu nedenle ekonomik gücü zayıf olan ve önlem alamayan toplumlar depremden daha çok etkilenmektedirler. Önlem almadan deprem ve kazaları zorunlu bir kader anlayışıyla yorumlamak veya ilahi bir ceza olarak algılamak doğru değildir. Aksine evrende var olan her şey belli bir ölçü ve düzen içinde yaratılmıştır. Deprem de bu ölçü ve yasalar kapsamında, yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin boşalmasıyla meydana gelmektedir. İslâm dini insanı; bütün doğal afet ve kazalara karşı, tevekkül, irade, kader, akıl ve bilimin ön gördüğü şekilde kapsamlı biçimde sorumlu tutmuştur. Buna göre; çağın gelişen teknik araç ve gereçleri dikkate alınarak muhtemel doğal afetlere, trafik ve iş kazalarına yönelik önlem alınması dinî ve insani bir görevdir. Nitekim Japonya ve kalkınmış ülkelerin söz konusu olaylarla ilgili aldıkları tedbirler başarılı olmuştur. Bu vesile ile alana katkı sunmak amacıyla “Tevekkül, Kader Bağlamında Deprem ve Sorumluluk Bilinci” başlığı altında elinizdeki bu çalışmanın yapılması uygun görülmüştür.
Detaylı Başlık
TEVEKKÜL, KADER BAĞLAMINDA DEPREM VE SORUMLULUK BİLİNCİ