Yazar
Şafii, Hasan bin Abdülaziz
Tür
Kitap
Dil
Arapça
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 1858-5280
Kayıt Numarası
cdi_almandumah_primary_754041
Lokasyon
EBSCOhost Akademik Arama Tamamlandı
Notlar
Osmanlı Devleti, çeşitli vilayetlerin işleriyle ilgilenmeye büyük önem vermiş ve H. 923/1517 yılından M. 1334/1915 yılına kadar Osmanlıların eline geçen Hicaz bölgesine, Hicaz bölgesinin içerdiği kutsal mekânlar (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî) nedeniyle özel önem vermiştir. Zorlukların üstesinden gelmek ve Allah'ın Kutsal Evi'ne giden hacılara ve ziyaretçilere rahatlık sağlamak için elinden gelen her şeyi sağladı. Mescid-i Nebevi ve bu önemli devletin sakinleri için, İslam dünyasının çeşitli yerlerinden, Irak'tan, Levant'tan, Mısır'dan, Yemen'den ve diğerlerinden belirli zamanlarda yola çıkan Hac konvoylarının düzenlenmesiyle ilgileniyordu. Bu konu, Osmanlı padişahlarının dikkatli takibini ve sürekli denetimini gerektiriyordu, bu da bunu sağlayacak bir posta sisteminin kurulmasını gerektiriyordu. Daha sonra Osmanlı Devleti'nin getirdiği yenilikler arasında telgraf da yer aldı. Çalışmada Osmanlı döneminde Hicaz'daki posta ve telgraf, Ümmü'l-Kura Üniversitesi İki Kutsal Cami Hac ve Umre Araştırma Enstitüsü'nün sorumlusunda saklanan belgeler üzerinden ele alındı. Çalışmada postanın kısa bir tanımı ve İslam Devleti'ndeki kökeni, ardından Osmanlı döneminde Hicaz'daki posta, telgraf olarak bilinen postanın kuruluşu ve Hicaz bölgesine girişi sırasındaki usul ve düzenlemelere yer verilmiştir. Osmanlı'nın Hicaz bölgesi üzerindeki denetimini sıkılaştırıp otoritesini sıkı bir şekilde denetlediği bu iki yöntemin kullanımının Hicaz halkına da olumlu yansıyan sosyal, ekonomik ve bilimsel etkileri de ele alınmaktadır.
Görüntüle
Majallat Jāmiʻat al-Sūdān al-Maftūḥah, 2015 (5), p.81-100