“TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ | Kütüphane.osmanlica.com

“TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ

İsim “TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ
Yazar Ebubekir Yalçın
Basım Yeri Diyanet İşleri Başkanlığı - Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu Diyanet ilmi dergi, 2021-03, Vol.57 (1), p.317-348
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.833316
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_5a0810e3e56b4a249808d000fd0f307c
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Kelâm ekollerince tartışılan konulardan birisi Müslüman olduğu halde büyük günah sahiplerinin âhiretteki cezalarının durumudur. Bu konu, büyük günah (mürtekibu’l-kebîre) meselesi adıyla incelenmiştir. İnsan doğası gereği her zaman kendisi için çizilen sınırlar içinde kalmaz. Beşerî duygular, hırs ve öfke gibi zafiyetler onun kanunları çiğnemesine yol açabilir. Bu bağlamda bir Müslümanın dinî yasaklardan bir veya birkaçını işlemesi halinde dünya ve âhirette durumunun ne olacağı önemli teolojik sorunlardandır. Hicrî 4. asırda Orta Asya’da yaşamış olan Ehl-i sünnet âlimlerinden Ebü’l-Muîn en-Nesefî, Tebsıratü’l-edille fî usûli’d-dîn adlı eserinde öncelikle mü’min, kâfir ve fâsık kavramlarının tanımları üzerinden büyük günah meselesini incelemektedir. Nesefî’ye göre inanmak bir şeyin doğruluğunu veya yanlışlığını kalben onaylamaktır. Geniş anlamıyla İslâm akaidinin inanç esaslarını tasdik etmektir. İnancını muhafaza ettiği sürece bir müminin büyük veya küçük işlediği suçlar, Allah’ın isteğine bağlı olarak ya bağışlanır ya da suçuyla orantılı olarak cezalandırılır. Ancak büyük günahları hafife alır veya helal görürse bu avantajdan yararlanamaz ve inkârcılar gibi muamele görür.
Detaylı Başlık “TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

“TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ

Yazar Ebubekir Yalçın
Basım Yeri Diyanet İşleri Başkanlığı - Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu Diyanet ilmi dergi, 2021-03, Vol.57 (1), p.317-348
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.833316
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_5a0810e3e56b4a249808d000fd0f307c
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Kelâm ekollerince tartışılan konulardan birisi Müslüman olduğu halde büyük günah sahiplerinin âhiretteki cezalarının durumudur. Bu konu, büyük günah (mürtekibu’l-kebîre) meselesi adıyla incelenmiştir. İnsan doğası gereği her zaman kendisi için çizilen sınırlar içinde kalmaz. Beşerî duygular, hırs ve öfke gibi zafiyetler onun kanunları çiğnemesine yol açabilir. Bu bağlamda bir Müslümanın dinî yasaklardan bir veya birkaçını işlemesi halinde dünya ve âhirette durumunun ne olacağı önemli teolojik sorunlardandır. Hicrî 4. asırda Orta Asya’da yaşamış olan Ehl-i sünnet âlimlerinden Ebü’l-Muîn en-Nesefî, Tebsıratü’l-edille fî usûli’d-dîn adlı eserinde öncelikle mü’min, kâfir ve fâsık kavramlarının tanımları üzerinden büyük günah meselesini incelemektedir. Nesefî’ye göre inanmak bir şeyin doğruluğunu veya yanlışlığını kalben onaylamaktır. Geniş anlamıyla İslâm akaidinin inanç esaslarını tasdik etmektir. İnancını muhafaza ettiği sürece bir müminin büyük veya küçük işlediği suçlar, Allah’ın isteğine bağlı olarak ya bağışlanır ya da suçuyla orantılı olarak cezalandırılır. Ancak büyük günahları hafife alır veya helal görürse bu avantajdan yararlanamaz ve inkârcılar gibi muamele görür.
Detaylı Başlık “TEBSIRATÜ’L-EDİLLE’DE” BÜYÜK GÜNAH MESELESİ
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.