İslam Sosyolojisinde Ontolojik Temeller
(Ontological Foundations in Islamic Sociology)

İsim İslam Sosyolojisinde Ontolojik Temeller
İsim Orijinal Ontological Foundations in Islamic Sociology
Yazar Hüseyin Ajdarizadeh
Basım Yeri - Hawzah ve Üniversitesi Araştırma Enstitüsü (RIHU)
Konu Antropoloji, Ontoloji, Sosyoloji
Tür Süreli Yayın
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2322-2506, EISSN: 2588-4700
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_33d4b9e60f2348ff91c8533beca50d9d
Lokasyon Çevrimiçi Olarak Kullanılabilir
Notlar Bu makalenin yazarı sosyolojinin ontolojik temellerine Kur'an perspektifinden bakmaya çalışmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in ayetlerini kullanarak Allah'ı, insanı, dünyayı ve insanla diğer insanlar arasındaki ilişkiyi insan toplumunun dört ana bileşeni olarak görür. İki unsuru, yani insanı ve onun ilişkisini merkeze alarak, bunlardan herhangi birinin analizini yapıyor, ardından diğer iki unsuru ve bunların bu iki unsur üzerindeki etkilerini ele alıyor. Böyle bir yaklaşım, mevcut insan odaklı sosyolojiyi, insanın sadece vekil olduğu Tanrı merkezli bir sosyolojiye dönüştürmüştür. Kur'an'ın bu görüşüne göre insan, göksel ve yersel olmak üzere iki boyutlu bir varlıktır, yani hem erdemlere hem de kötülüklere karşı sonsuz bir istek duyar. Bu durum bireylerin düşünce, görüş, ahlak ve eğilimlerinin ürünü olan insan toplumunda da ortaya çıkacaktır. Bu yaklaşımda güç, idrak ve karşıt eğilimlerden oluşan üç unsur, insanın en belirgin özelliği olan özgür iradesinin yolunu açmaktadır. Kur'an-ı Kerim'e göre, bir taraftan insanın ve insan toplumunun hayvani eğilimlere ve dış işlere (doğa ve dünya) çok fazla karışması, diğer taraftan insanın ilahi nefsini unutup Allah'a isyan etmesi, insanın bireysel ve kolektif olarak yabancılaşmasıyla sonuçlanacaktır. Bu statünün ortadan kalkmasındaki en önemli etken Allah'a itaat ve gerçek benliği bilmektir. Yazar son olarak, insan toplumuna dair tam bir görüşe sahip olabilmek için toplumun iki ana unsuruna, yani insana ve topluluğa her zaman gereken ilgiyi göstermemiz gerektiği sonucuna varıyor. Bu iki unsurun Tanrı ve doğa ile olan ilişkisinin şekli, insanın bireysel ve toplumsal davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Örnek Metin Islam va ʻulūm-i ijtimāʻī (Çevrimiçi), 1389-05, Cilt 2 (3), s.55-84
UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi - Osmanlıca el yazması arama motoru UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi

İslam Sosyolojisinde Ontolojik Temeller

(Ontological Foundations in Islamic Sociology)
Yazar Hüseyin Ajdarizadeh
Basım Yeri - Hawzah ve Üniversitesi Araştırma Enstitüsü (RIHU)
Konu Antropoloji, Ontoloji, Sosyoloji
Tür Süreli Yayın
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2322-2506, EISSN: 2588-4700
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_33d4b9e60f2348ff91c8533beca50d9d
Lokasyon Çevrimiçi Olarak Kullanılabilir
Notlar Bu makalenin yazarı sosyolojinin ontolojik temellerine Kur'an perspektifinden bakmaya çalışmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in ayetlerini kullanarak Allah'ı, insanı, dünyayı ve insanla diğer insanlar arasındaki ilişkiyi insan toplumunun dört ana bileşeni olarak görür. İki unsuru, yani insanı ve onun ilişkisini merkeze alarak, bunlardan herhangi birinin analizini yapıyor, ardından diğer iki unsuru ve bunların bu iki unsur üzerindeki etkilerini ele alıyor. Böyle bir yaklaşım, mevcut insan odaklı sosyolojiyi, insanın sadece vekil olduğu Tanrı merkezli bir sosyolojiye dönüştürmüştür. Kur'an'ın bu görüşüne göre insan, göksel ve yersel olmak üzere iki boyutlu bir varlıktır, yani hem erdemlere hem de kötülüklere karşı sonsuz bir istek duyar. Bu durum bireylerin düşünce, görüş, ahlak ve eğilimlerinin ürünü olan insan toplumunda da ortaya çıkacaktır. Bu yaklaşımda güç, idrak ve karşıt eğilimlerden oluşan üç unsur, insanın en belirgin özelliği olan özgür iradesinin yolunu açmaktadır. Kur'an-ı Kerim'e göre, bir taraftan insanın ve insan toplumunun hayvani eğilimlere ve dış işlere (doğa ve dünya) çok fazla karışması, diğer taraftan insanın ilahi nefsini unutup Allah'a isyan etmesi, insanın bireysel ve kolektif olarak yabancılaşmasıyla sonuçlanacaktır. Bu statünün ortadan kalkmasındaki en önemli etken Allah'a itaat ve gerçek benliği bilmektir. Yazar son olarak, insan toplumuna dair tam bir görüşe sahip olabilmek için toplumun iki ana unsuruna, yani insana ve topluluğa her zaman gereken ilgiyi göstermemiz gerektiği sonucuna varıyor. Bu iki unsurun Tanrı ve doğa ile olan ilişkisinin şekli, insanın bireysel ve toplumsal davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Örnek Metin Islam va ʻulūm-i ijtimāʻī (Çevrimiçi), 1389-05, Cilt 2 (3), s.55-84
UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi - Osmanlıca el yazması arama motoru
UMA Kütüphaneleri - Malaga Üniversitesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.