Yazar
Adil Şen
Basım Yeri
Diyanet İşleri Başkanlığı -
Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu
Diyanet ilmi dergi, 2022-03, Vol.58 (1), p.333-356
Tür
Kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.944251
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_9a2c41edecca4c879e15b1d4d93c3db4
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
İnsan, hayatını idame ettirmek için maddî ve manevî vesilelere ihtiyaç duyar. Bunu da tek başına değil, diğer insanlarla birlikte yaşayarak başarır. Birlikte yaşama zarureti, beraberinde karşılıklı hak ve vazife kaidelerinin oluşmasını sağlamıştır. İnsanlar bu kurallara uydukları sürece huzur ve güven içinde yaşamışlardır. İslâm öncesi dönemde Arabistan’da insanlar bir kabile düzeni içinde yaşıyorlardı. Bu yaşantı tarzında utanç verici davranışlar olduğu gibi aynı zamanda erdemli davranışlar da vardı. İslâm, utanç verici davranışları yasakladı ve faziletli davranışları teşvik etti. Cömertlik, iyilik, cesaret, yiğitlik, dürüstlük, misafirperverlik, kardeşlik gibi bu güzel değerler, İslâm'da insanların hayat biçimi olmuştur. Zamanla bu ahlâkî değerler “Fütüvve” teşkilatı ile sistemleştirilmiş ve Abbâsîlerin devlet telakkisi haline gelmiştir. Dönemin halifesi tarafından yapılan davetle Anadolu Selçuklu Devleti de bu anlayışı benimsemiştir. Daha sonra Anadolu’da “Ahilik” olarak adlandırılan bu anlayış, “Fütüvve” teşkilatının mirasçısı olmuştur. “Kerem, fütüvvet, mürüvvet ve uhuvvet” kavramları Ahiliğin temel ahlâkî değerleri olmuştur. Ahilik, Anadolu insanı için güzel bir kardeşlik deneyimi olmuştur.
Detaylı Başlık
AHİLİKTEKİ AHLÂKÎ DEĞERLERİN İSLÂM ÖNCESİ ARABİSTAN YARIMADASINDAKİ TEMELLERİNE BİR BAKIŞ