Yazar
Gülsoy,Sait, Çelik,Sönmez
Basım Yeri
İbn Haldun Üniversitesi -
İbn Haldun Üniversitesi
Konu
İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2018, Vol.3 (1), p.133-140
Tür
kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2018.40
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_f8e85c305b844e929540b7a441c75d1e
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Osmanlı Devleti’nin devlet ve toplum yapısından kaynaklanan sosyokültürel mirası devralan Türkiye Cumhuriyeti, tarih sahnesinde mecburi ve ani bir kesikle, ulus devlet hüviyetinde teşekkül etmiştir. Söz konusu sosyokültürel miras özellikle vatandaşlık, kimlik ve haklar konularında, gerek gündelik yaşamda gerekse de idari alanda tezahür eden sorunlara sebep olmuştur. Yaşadıkları sosyokültürel deneyim Türkiye Cumhuriyeti’nin dini cemaatlerinden birisi olan Yahudi toplumunu özgün kılmıştır. Anadolu coğrafyasındaki varlığı İsa peygamberden önceye dayanan Yahudi grupları, Bizans sonrası Osmanlı himayesine girmişlerdir. On beşinci yüzyılın sonlarında İspanya’da ve Portekiz’de kurulan engizisyon mahkemelerince sürgün edilen Yahudiler, Osmanlı Devleti’ne sığınmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar geçen süreçte artan Yahudi nüfusu, kimi itici sebepler ve İsrail Devleti’nin kurulması sonucunda Türkiye’nin verdiği dış göç ile azalmıştır. Bu çalışma, Türk Yahudi toplumunun kimlik inşası sürecinde kurulan aidiyet ve vatandaşlık bağı ile asabiyet ilişkisine odaklanacaktır. Bu odağın merkezinde aidiyet bağı olarak toprak ve tarih, vatandaşlık bağı olarak vergi ve askerlik ile birlikte asabiyet ilişkisi olarak da sığınılacak bir liman olarak güçlü İsrail devletinin varlığı yer almaktadır.
Detaylı Başlık
Türk Yahudi kimliğinin üç temel taşı: Aidiyet, vatandaşlık ve asabiyet