Yazar
Küçük,Hülya, Çelik,Sönmez
Basım Yeri
İbn Haldun Üniversitesi -
İbn Haldun Üniversitesi
Konu
İbn Haldun çalışmaları dergisi (Online), 2016-07, Vol.1 (2), p.219-234
Tür
Kitap
Dil
ara,tur
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
EISSN: 2651-379X, DOI: 10.36657/ihcd.2016.10
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_5606a328d261407fb2dbabd8d90f71a4
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Sülûkda bir şeyhin gerekli olup olmadığı yolundaki tartışmalar bilhassa VIII/XIV. asırlarda şiddetlenmiş, Endülüs alimleri uzun tartışmalardan sonra bile bu meseleyi halledemeyince, tanınmış alimlerden Ebu İshak eş-Şâtıbî (v.790/1388), mezkur konuda iki tarafın görüşlerini ihtiva eden anket mahiyetinde bir risale düzenleyerek bu konuda Fas alimlerinin bilgisine müracaat etmişti. Bunlar, Ebu Abdillah Muhammed b. İbrahim b. Abbad er-Rundî (v.792/1376) ile Ebu’l-Abbâs Ahmed b. Kasım b. Abdirrahman el-Kebbâb (v.778/1376) idiler. Bu iki âlimin verdiği fetvâ Venşerisi’nin el-Miyâru’l-Murîb adlı eserini içinde zamanımıza kadar gelmiştir. İbn Haldûn, Şâtıbî’nin Risâle ’sini görmüş, kendisine sorulmadığı (ve bir tasavvufçu olmadığı) halde) bu konudaki görüşlerini açıklamıştır. O, Şifâu’s-Sâil li Tehzîbi’l-Mesâil adlı eserini sırf bu gayeyle kaleme almıştır. Mukaddime’sine göre tasavvufa karşı daha sert tenkitlerine muttali olduğumuz bu kitabında İbn Haldûn, üç çeşit tasavvuftan söz eder ve şeyhin gerekli olup olmadığı açısından bu üç çeşit tasavvufun mahiyetini ele alır.
Detaylı Başlık
İbn Haldun ve tasavvuf: Şeyh ve ilgili diğer kavramlara farklı bir yaklaşım