DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET | Kütüphane.osmanlica.com

DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET

İsim DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET
Yazar Mikail İpek
Basım Yeri Kadim Akademi Derneği - Kadim Akademi Derneği
Konu Kadim akademi sbd, 2022-06, Vol.6 (1), p.35-45
Tür Kitap
Dil ara,eng,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2630-5941, DOI: 10.55805/kadimsbd.1118118
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_71bbd510e42b434999d9f5695e1f9ec4
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Deizm, Tanrı’nın âleme müdahalesini kabul etmeyen, akla gereğinden fazla önem veren bir sistemdir. Deistlere göre Tanrı âlemi yaratmış ve tekrar müdahale etmemiştir. Bu bağlamda Tanrı’nın âleme bir müdahalesi olarak telakki edilen vahiy ve nübüvvet, imkân ve gereklilik açısından muhal kabul edilmektedir. Deistik düşünce sistemine paralel fikirler ortaya koyan Hint menşeli Berâhime adında bir grup vardır. Berâhime, nübüvvete akıl açısından itiraz etmektedir. Onlara göre şayet nübüvvet diye bir mefhum olsaydı Allah bunu akıllarda yaratırdı. Öte yandan onlar akıl ile vahyin çeliştiğini, ibadetlerin anlamsız olduğunu, mucizenin bir gerçekliğinin olmadığını iddia etmektedir. Deizm ve Berâhime’nin karakteristik özelliklerine bakıldığında bunların aynı kaynaktan beslendiği hemen anlaşılmaktadır. Bu düşünce sistemlerinin ortaya çıkarmak istediği insan modeli ise ibadetsiz, Allah’ın kendilerini kontrol etmediği ve sorgulamadığı bir hayat tarzını öngörmektedir. Böylesine bir anlayış hiç şüphesiz akıllara İslâm öncesi “Cahiliyye Dönemi” şirk inancını getirmektedir. Zira onlar da Allah’a iman edip ona kutsiyet atfediyorlardı. Allah inancına önem veren bir topluluğun peygamber ve vahyi kabul etmemesi konumuz açısından son derece önem arz etmektedir. Müşrikler Allah’a iman etmenin yanı sıra Allah’ın kendilerine iş, ibadet, ticaret, miras vb. konularda karışmasını istememiştir. Bu da onların aslında deistik bir hayat tarzını benimsediklerini göstermektedir. Kanaatimizce Deizm düşüncesi ile şirk anlayışı arasında kayda değer bir benzerlik söz konusudur. Günümüzde bazı Müslüman gençlerin dikkatini çeken Deizm’in doğuracağı tehlikeler konunun önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada da amaç, Deizm ve Berâhime akımlarının temelde aynı amaca hizmet ettiğini ve netice olarak insanları seküleristik bir şirk dünyasına sürüklediğini ortaya koymaktır.
Detaylı Başlık DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET

Yazar Mikail İpek
Basım Yeri Kadim Akademi Derneği - Kadim Akademi Derneği
Konu Kadim akademi sbd, 2022-06, Vol.6 (1), p.35-45
Tür Kitap
Dil ara,eng,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2630-5941, DOI: 10.55805/kadimsbd.1118118
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_71bbd510e42b434999d9f5695e1f9ec4
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Deizm, Tanrı’nın âleme müdahalesini kabul etmeyen, akla gereğinden fazla önem veren bir sistemdir. Deistlere göre Tanrı âlemi yaratmış ve tekrar müdahale etmemiştir. Bu bağlamda Tanrı’nın âleme bir müdahalesi olarak telakki edilen vahiy ve nübüvvet, imkân ve gereklilik açısından muhal kabul edilmektedir. Deistik düşünce sistemine paralel fikirler ortaya koyan Hint menşeli Berâhime adında bir grup vardır. Berâhime, nübüvvete akıl açısından itiraz etmektedir. Onlara göre şayet nübüvvet diye bir mefhum olsaydı Allah bunu akıllarda yaratırdı. Öte yandan onlar akıl ile vahyin çeliştiğini, ibadetlerin anlamsız olduğunu, mucizenin bir gerçekliğinin olmadığını iddia etmektedir. Deizm ve Berâhime’nin karakteristik özelliklerine bakıldığında bunların aynı kaynaktan beslendiği hemen anlaşılmaktadır. Bu düşünce sistemlerinin ortaya çıkarmak istediği insan modeli ise ibadetsiz, Allah’ın kendilerini kontrol etmediği ve sorgulamadığı bir hayat tarzını öngörmektedir. Böylesine bir anlayış hiç şüphesiz akıllara İslâm öncesi “Cahiliyye Dönemi” şirk inancını getirmektedir. Zira onlar da Allah’a iman edip ona kutsiyet atfediyorlardı. Allah inancına önem veren bir topluluğun peygamber ve vahyi kabul etmemesi konumuz açısından son derece önem arz etmektedir. Müşrikler Allah’a iman etmenin yanı sıra Allah’ın kendilerine iş, ibadet, ticaret, miras vb. konularda karışmasını istememiştir. Bu da onların aslında deistik bir hayat tarzını benimsediklerini göstermektedir. Kanaatimizce Deizm düşüncesi ile şirk anlayışı arasında kayda değer bir benzerlik söz konusudur. Günümüzde bazı Müslüman gençlerin dikkatini çeken Deizm’in doğuracağı tehlikeler konunun önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada da amaç, Deizm ve Berâhime akımlarının temelde aynı amaca hizmet ettiğini ve netice olarak insanları seküleristik bir şirk dünyasına sürüklediğini ortaya koymaktır.
Detaylı Başlık DEİZM, BERÂHİME VE ŞİRK ÜÇGENİNDE: NÜBÜVVET
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.