Author
Kızılırmak, Kübra
Publication Date
2024-08-30T13:36:42Z
Subject
Psychology, Stigma (Social psychology), People with disabilities, Prejudices, Self-perception, Social Adjustment, Cleft lip, Psychological aspects, Cleft palate
Type
Document
Language
English
Digital
Yes
Manuscript
No
Library
Özyeğin University
Record ID
afbe79a6-c9e1-4a36-9599-fcbfb7a31767
Library Location
Department of Psychology
Date
2024-08-30T13:36:42Z
Sample Text
Previous research shows a link between stigma and well-being; however, the addition of post-traumatic growth (PTG) remains unstudied in craniofacial literature. This study investigated the relationships between perceived stigmatization, the five dimensions of PTG, and facial appearance satisfaction in 146 adult people who were born with cleft lip and palate using decision trees to uncover the underlying cutpoints and complexities. The sample was divided equally into training and test samples. The training sample accounted for 41% of the variance, and the replicated test sample accounted for a 36% percentage of variance in facial appearance satisfaction. As expected, in contrast to the negative relationship between perceived stigma and facial appearance satisfaction, the combined five dimensions of PTG had a positive relationship with facial appearance satisfaction. People with lower perceived stigmatization and higher PTG had the highest facial appearance satisfaction, whereas people with higher perceived stigmatization and lower PTG had the lowest facial appearance satisfaction. By utilizing tree algorithms, important thresholds were discovered, and while all PTG dimensions were able to enter the model, only average PTG emerged as an important predictor in both paths. In clinical practice, to promote PTG and decrease perceived stigmatization, ageappropriate support groups can provide a safe space for individuals to connect with others who have undergone similar experiences. Also, narrative therapy may be an effective tool for PTG., Önceki araştırmalar damgalanma ile refah arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor ancak bunun travma sonrası büyümeyle ilişkisi henüz araştırılmamış. Bu çalışmada, karar ağaçları kullanılarak dudak damak yarığı ile doğmuş 146 yetişkin dikkate alınarak algılanan damgalanma ile yüz görünümü memnuniyeti arasındaki negatif ilişki ve travma sonrası gelişim ile pozitif ilişkisi araştırılmıştır. Eğitimde örnek, örnekte yüzde kırk birlik bir varyansı açıklarken, test örneği yüz görünümü memnuniyetinde yüzde otuz altı varyansı açıklamaktadır. Beklenildiği gibi algılanan damgalanma ile yüz görünümü memnuniyeti arasındaki negatif ilişkinin aksine, travma sonrası büyümenin yüz görünümü memnuniyeti ile pozitif bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Algılanan damgalanma düzeyi düşük ve travma sonrası gelişimi yüksek olan kişiler en yüksek yüz görünümü memnuniyetine sahipken, algılanan damgalanma düzeyi yüksek ve travma sonrası gelişimi düşük kişiler en düşük yüz görünümü memnuniyetine sahiptir. Klinik uygulamada, travma sonrası büyümeyi teşvik etmek ve algılanan damgalanmayı azaltmak için yaşa uygun destek grupları, bireylerin benzer deneyimler yaşayan diğer kişilerle bağlantı kurması için güvenli bir alan sağlayabilir. Ayrıca öyküsel terapi travma sonrası büyümeyi teşvik etmede etkili bir araç olabilir.