Kıt'a | Kütüphane.osmanlica.com

Kıt'a

İsim Kıt'a
Yazar Calligrapher: Yedikuleli Seyyid Abdullah, 1670-1731
Basım Tarihi: 18. yüzyılın ilk yarısı
Basım Yeri - Sakip Sabanci Museum
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Measurements: 12,8 x 19,8 cm
Kütüphane: Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 110-0143
Kayıt Numarası kitapvehat-190181
Lokasyon Sakip Sabanci Museum
Tarih 18. yüzyılın ilk yarısı
Notlar İstanbul’un Yedikule semtinde doğduğu için Yedikuleli lakabıyla tanınan, bazı ketebelerinde “İmam adıyla maruf” ibaresini kullanan Seyyid Abdullah, “aklam-ı sitte”yi dönemin en meşhur hattatı Hafız Osman’dan (ö. 1698) öğrenmiştir. Sultan III. Ahmed’i (salt. 1703-30) hat konusunda eğitmiş, sarayın hüsn-ü hat hocalığına getirilmiştir. Aralarında Eğrikapılı Mehmed Rasim (ö. 1756) ve Şekerzade Mehmed’in (ö. 1753) de bulunduğu öğrenciler yetiştirmiştir. Kıt’a bir sülüs ve beş nesih satır düzenindedir. Hattat, sülüsle yazdığı “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” anlamına gelen Bismillâhirrahmânirrahîm ibaresinin altına nesihle yazdığı “Allah Resulü şöyle buyurdu: Müferridûn ilerlediler. ‘Müferridûn nedir ey Allah’ın Resulü?’ diye soruldu. ‘Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardır’ buyurdu. Allah Resulü şöyle buyurdu: Allah’ı zikredenle zikretmeyenin misali, diri ile ölünün misali gibidir” anlamındaki hadisi yerleştirmiştir. Onun da altında “Ey Allah’ım! Muhammed’e, ailesine ve sahabelerine salât ve selâm olsun” ibaresi vardır. | Inscriptions: Ketebe kaydı, adet olduğu üzere, alçakgönüllü sıfatlardan biri olan “fakir” sıfatı da eklenerek el-fakir es-Seyyid Abdullah şeklinde yazılmıştır. | Materials: Âharlı kâğıt üzerine siyah mürekkep, boya ve altın | Illuminations: Kıt’anın sülüs satırlarına altın yaldızlı minik çiçekli dallar ve saz yaprakları serpiştirilmiştir. Nesih satırların arası altınlanmış, koltuklara altın zemin üzerine kırmızı kurdeleyle bağlanmış mavi iri kasımpatı buketleri yerleştirilmiştir. Bezemenin üstat bir müzehhibin fırçasından çıktığı bellidir. Kıt’a koltuklarında buketlere ve içinde türlü türlü çiçekler olan vazolara 18. yüzyıldan başlayarak sık sık yer verilmiştir. | Script: Sülüs; Nesih | more | less
Kaynağa git Ortadoğu Dijital Kütüphanesi Digital Library of the Middle East
Digital Library of the Middle East Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Kaynağa git

Kıt'a

Yazar Calligrapher: Yedikuleli Seyyid Abdullah, 1670-1731
Basım Tarihi 18. yüzyılın ilk yarısı
Basım Yeri - Sakip Sabanci Museum
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Measurements: 12,8 x 19,8 cm
Kütüphane Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 110-0143
Kayıt Numarası kitapvehat-190181
Lokasyon Sakip Sabanci Museum
Tarih 18. yüzyılın ilk yarısı
Notlar İstanbul’un Yedikule semtinde doğduğu için Yedikuleli lakabıyla tanınan, bazı ketebelerinde “İmam adıyla maruf” ibaresini kullanan Seyyid Abdullah, “aklam-ı sitte”yi dönemin en meşhur hattatı Hafız Osman’dan (ö. 1698) öğrenmiştir. Sultan III. Ahmed’i (salt. 1703-30) hat konusunda eğitmiş, sarayın hüsn-ü hat hocalığına getirilmiştir. Aralarında Eğrikapılı Mehmed Rasim (ö. 1756) ve Şekerzade Mehmed’in (ö. 1753) de bulunduğu öğrenciler yetiştirmiştir. Kıt’a bir sülüs ve beş nesih satır düzenindedir. Hattat, sülüsle yazdığı “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” anlamına gelen Bismillâhirrahmânirrahîm ibaresinin altına nesihle yazdığı “Allah Resulü şöyle buyurdu: Müferridûn ilerlediler. ‘Müferridûn nedir ey Allah’ın Resulü?’ diye soruldu. ‘Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardır’ buyurdu. Allah Resulü şöyle buyurdu: Allah’ı zikredenle zikretmeyenin misali, diri ile ölünün misali gibidir” anlamındaki hadisi yerleştirmiştir. Onun da altında “Ey Allah’ım! Muhammed’e, ailesine ve sahabelerine salât ve selâm olsun” ibaresi vardır. | Inscriptions: Ketebe kaydı, adet olduğu üzere, alçakgönüllü sıfatlardan biri olan “fakir” sıfatı da eklenerek el-fakir es-Seyyid Abdullah şeklinde yazılmıştır. | Materials: Âharlı kâğıt üzerine siyah mürekkep, boya ve altın | Illuminations: Kıt’anın sülüs satırlarına altın yaldızlı minik çiçekli dallar ve saz yaprakları serpiştirilmiştir. Nesih satırların arası altınlanmış, koltuklara altın zemin üzerine kırmızı kurdeleyle bağlanmış mavi iri kasımpatı buketleri yerleştirilmiştir. Bezemenin üstat bir müzehhibin fırçasından çıktığı bellidir. Kıt’a koltuklarında buketlere ve içinde türlü türlü çiçekler olan vazolara 18. yüzyıldan başlayarak sık sık yer verilmiştir. | Script: Sülüs; Nesih | more | less
Digital Library of the Middle East
Ortadoğu Dijital Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.