İstanbul | Kütüphane.osmanlica.com

İstanbul

İsim İstanbul
Yazar Artist: Hoca Ali Rıza (1858-1930)
Basım Tarihi: 1922
Basım Yeri - Sakip Sabanci Museum
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Measurements: 43.5 x 61 cm
Kütüphane: Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 200-0010-HAR
Kayıt Numarası resimklksyn-660
Lokasyon Sakip Sabanci Museum
Tarih 1922
Notlar Hoca Ali Rıza’nın geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet yıllarını temsil eden manzara resimlerini belgesel niteliğinde değerlendirmek mümkündür. Kendisini bir peyzaj ressamı olarak tarif eden sanatçı, açık havada resim yapmanın önemine inanarak hayatı boyunca öğrencilerini de bu şekilde çalışmaya teşvik etmiştir. Hoca Ali Rıza Boğaziçi’nin bütün sahil köylerini ve tepelerini, yaşamı boyunca gezip gördüğü, yaşadığı her semti, köyü ve mahalleyi resmederek, İstanbul’u belgeleyen sanatçıların arasında ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Dönemin kahvehanelerini ve içlerindeki eşyaları sıklıkla resmeden Hoca Ali Rıza, sosyal yaşantının vazgeçilmiş bir parçası olan kahvehane kültürünü tuvale taşımıştır. Üsküdar ve Boğaziçi kıyılarından betimlediği kahvehane kompozisyonları, en yoğun figür görülen eserleri arasında yer alır. Sanatçının kahvehaneleri tasvir etme yeteneği bu mekânlara olan görsel hakimiyeti sonucunda gelişmiştir, ki aynı yetkinlikle hayalden de çalıştığı bilinmektedir. “Hayali peyzaj”larını çoğu kez imzalarken “fikirden” veya “hayali” notunu düşmüştür. Özellikle sahil kahvehaneleri tasvirlerinin çoğu hayalidir, sanatçı göl ya da deniz sahilinde resmettiği yalı ve köşklerin önüne bir çardak veya çardaklı kahvehaneler yerleştirmiştir. 1922 tarihini taşıyan "İstanbul", sanatçının şehrin çok sevdiği gökyüzünü, denizini, yeşilliğini ve kahvehanelerini betimlediği eserlerinden biridir. Bir peyzaj resmi olan İstanbul’da fiziksel özellikleri detaylandırılmamış insan figürleri mekâna yerleştirilmiş, böylece günlük yaşamdan bir kesit sunulmuştur. Denizde içinde kürekçileriyle seyir halindeki filika, tuvalin sol tarafındaki patikada yürümekte olan simitçi ve kolunu kahvehanenin çardağındaki balkona yaslamış figür, esere sessiz ve huzurlu bir hava vermektedir. Eserde betimlenen mekânın neresi olduğu bilinmemekle birlikte, Hoca Ali Rıza’nın hayali kahvehanelerinden biri olması muhtemeldir. | Inscriptions: Sol altta tarihli: r. 1338 | Materials/Techniques: Tuval üzerine yağlıboya | more | less
Kaynağa git Ortadoğu Dijital Kütüphanesi Digital Library of the Middle East
Digital Library of the Middle East Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Kaynağa git

İstanbul

Yazar Artist: Hoca Ali Rıza (1858-1930)
Basım Tarihi 1922
Basım Yeri - Sakip Sabanci Museum
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Measurements: 43.5 x 61 cm
Kütüphane Ortadoğu Dijital Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 200-0010-HAR
Kayıt Numarası resimklksyn-660
Lokasyon Sakip Sabanci Museum
Tarih 1922
Notlar Hoca Ali Rıza’nın geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet yıllarını temsil eden manzara resimlerini belgesel niteliğinde değerlendirmek mümkündür. Kendisini bir peyzaj ressamı olarak tarif eden sanatçı, açık havada resim yapmanın önemine inanarak hayatı boyunca öğrencilerini de bu şekilde çalışmaya teşvik etmiştir. Hoca Ali Rıza Boğaziçi’nin bütün sahil köylerini ve tepelerini, yaşamı boyunca gezip gördüğü, yaşadığı her semti, köyü ve mahalleyi resmederek, İstanbul’u belgeleyen sanatçıların arasında ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Dönemin kahvehanelerini ve içlerindeki eşyaları sıklıkla resmeden Hoca Ali Rıza, sosyal yaşantının vazgeçilmiş bir parçası olan kahvehane kültürünü tuvale taşımıştır. Üsküdar ve Boğaziçi kıyılarından betimlediği kahvehane kompozisyonları, en yoğun figür görülen eserleri arasında yer alır. Sanatçının kahvehaneleri tasvir etme yeteneği bu mekânlara olan görsel hakimiyeti sonucunda gelişmiştir, ki aynı yetkinlikle hayalden de çalıştığı bilinmektedir. “Hayali peyzaj”larını çoğu kez imzalarken “fikirden” veya “hayali” notunu düşmüştür. Özellikle sahil kahvehaneleri tasvirlerinin çoğu hayalidir, sanatçı göl ya da deniz sahilinde resmettiği yalı ve köşklerin önüne bir çardak veya çardaklı kahvehaneler yerleştirmiştir. 1922 tarihini taşıyan "İstanbul", sanatçının şehrin çok sevdiği gökyüzünü, denizini, yeşilliğini ve kahvehanelerini betimlediği eserlerinden biridir. Bir peyzaj resmi olan İstanbul’da fiziksel özellikleri detaylandırılmamış insan figürleri mekâna yerleştirilmiş, böylece günlük yaşamdan bir kesit sunulmuştur. Denizde içinde kürekçileriyle seyir halindeki filika, tuvalin sol tarafındaki patikada yürümekte olan simitçi ve kolunu kahvehanenin çardağındaki balkona yaslamış figür, esere sessiz ve huzurlu bir hava vermektedir. Eserde betimlenen mekânın neresi olduğu bilinmemekle birlikte, Hoca Ali Rıza’nın hayali kahvehanelerinden biri olması muhtemeldir. | Inscriptions: Sol altta tarihli: r. 1338 | Materials/Techniques: Tuval üzerine yağlıboya | more | less
Digital Library of the Middle East
Ortadoğu Dijital Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.