Saraylı Hanımlar | Kütüphane.osmanlica.com

Saraylı Hanımlar

İsim Saraylı Hanımlar
Yazar Nazmi Ziya Güran (1881-1937)
Basım Tarihi: Tarihsiz
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 199.5 x 298 cm
Kütüphane: Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 200-0324-NZG
Kayıt Numarası 200-0324-NZG
Tarih Tarihsiz
Notlar Paris’teki Académie Julian’da, Jean-Paul Laurens’ın atölyesinde çalışan Nazmi Ziya Güran, İzlenimcilik akımının Türkiye’deki önemli temsilcilerindendir. "Saraylı Hanımlar" ise, sanatçının çoğunlukla İzlenimci tarzda betimlediği İstanbul manzaralarından oldukça farklıdır. Hem üslubu hem de sanatçının diğer tablolarına kıyasla daha büyük olan boyutları, bu tablonun sipariş üzerine yapılmış olabileceğini düşündürür. Nazmi Ziya, bu eserinde masalsı bir sahneyi ele almıştır. Büyük bir bahçenin içindeki fıskiyeli çeşmenin önünde saraylı kıyafetleriyle betimlenmiş üç kadın, etraflarında uçuşan beyaz kuşlara bakmaktadır. Bahçenin sınırlarının surlarla çevrili oluşu, mekânın bir saraya ait olabileceği hissini yaratır. Sanatçının fırça darbeleri ve renk paleti sayesinde bu figürler adeta bir sisin ardındaymış gibi gözükmektedir. Kadınların duruşlarındaki zarafet ve dalgın ifadeleri dikkat çekicidir. "Saraylı Hanımlar", konusu, üslubu ve anıtsal boyutları ile, 19. yüzyılın sonunda Natüralizme karşı Avrupa’da ortaya çıkan Sembolizm akımının izlerini taşımaktadır. Sembolist ressamlar, Gerçekçilik ve İzlenimciliğin dünyayı objektif, neredeyse bilimsel bir biçimde betimleme güdüsünün aksine, sanatın bir duyguyu ya da fikri yansıtması gerektiğine inanmıştır. Sembolist ressamların aşk, korku, acı, ölüm ve arzu gibi evrensel duyguları işlerken tercih ettikleri başlıca imge, hayalperest genç kadınlar olmuştur. Eserlerine ruhani bir değer katmak isteyen Sembolizmin öncüleri, kurgusal hayal dünyalarını İncil’den ve Yunan mitolojisinden gizemli figürlerle doldurmuştur. Nazmi Ziya ise bu resminde ilham kaynağı olarak Osmanlı saray hayatını ele almıştır. Dönemin Avrupalı Oryantalistlerinin aksine, bir Osmanlı ressamı olarak saray imgesini egzotizm ve erotizmden uzak bir şekilde betimlemiştir. Fransız ressam Pierre Puvis de Chavannes’ın (1824-1898) izinde Sembolistler, sıklıkla geniş fırça darbelerini ve soyut formları tercih etmişlerdir. Nazmi Ziya’nın bu eseri de teması ve boyutu itibariyle Puvis de Chavannes’ın eserlerini anımsatır. Genç sanatçının Paris’teki eğitimi sırasında, Puvis de Chavannes’ın 1874’te, daha sonra Panthéon olarak bilinecek Azize Genevieve Kilisesi için yaptığı fresk dizisini, ya da Sorbonne’daki Grand Amphithêatre’daki eserlerini görmüş olması muhtemeldir. 19. yüzyılda Hollanda asıllı ressam Lawrence Alma-Tadema (1836-1912), benzer bir biçimde bir rüya alemini andıran Antik Çağ sahnelerini ve anıtsal figürleri betimleyerek Avrupalı Sembolistlerle ilişkilendirilmiştir. Nazmi Ziya’nın bu tablosu aynı zamanda, 1914 Kuşağı’ndan çağdaşı olan Hüseyin Avni Lifij (1886-1927) tarafından, Abdülmecid Efendi’nin Bağlarbaşı’ndaki köşkünün çeşme başına yapılan freskle benzerlik gösterir. "Aşk Çeşmesi" ismiyle anılan bu eserde Lifij, Sembolist bir yaklaşımla Nazmi Ziya’nın "Saraylı Hanımlar"ı gibi bir çeşmenin etrafında duran dalgın kadın figürlerini ele almıştır.
Teknik Tuval üzerine yağlıboya / Oil on canvas
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Kaynağa git Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Kaynağa git

Saraylı Hanımlar

Yazar Nazmi Ziya Güran (1881-1937)
Basım Tarihi Tarihsiz
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 199.5 x 298 cm
Kütüphane Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 200-0324-NZG
Kayıt Numarası 200-0324-NZG
Tarih Tarihsiz
Notlar Paris’teki Académie Julian’da, Jean-Paul Laurens’ın atölyesinde çalışan Nazmi Ziya Güran, İzlenimcilik akımının Türkiye’deki önemli temsilcilerindendir. "Saraylı Hanımlar" ise, sanatçının çoğunlukla İzlenimci tarzda betimlediği İstanbul manzaralarından oldukça farklıdır. Hem üslubu hem de sanatçının diğer tablolarına kıyasla daha büyük olan boyutları, bu tablonun sipariş üzerine yapılmış olabileceğini düşündürür. Nazmi Ziya, bu eserinde masalsı bir sahneyi ele almıştır. Büyük bir bahçenin içindeki fıskiyeli çeşmenin önünde saraylı kıyafetleriyle betimlenmiş üç kadın, etraflarında uçuşan beyaz kuşlara bakmaktadır. Bahçenin sınırlarının surlarla çevrili oluşu, mekânın bir saraya ait olabileceği hissini yaratır. Sanatçının fırça darbeleri ve renk paleti sayesinde bu figürler adeta bir sisin ardındaymış gibi gözükmektedir. Kadınların duruşlarındaki zarafet ve dalgın ifadeleri dikkat çekicidir. "Saraylı Hanımlar", konusu, üslubu ve anıtsal boyutları ile, 19. yüzyılın sonunda Natüralizme karşı Avrupa’da ortaya çıkan Sembolizm akımının izlerini taşımaktadır. Sembolist ressamlar, Gerçekçilik ve İzlenimciliğin dünyayı objektif, neredeyse bilimsel bir biçimde betimleme güdüsünün aksine, sanatın bir duyguyu ya da fikri yansıtması gerektiğine inanmıştır. Sembolist ressamların aşk, korku, acı, ölüm ve arzu gibi evrensel duyguları işlerken tercih ettikleri başlıca imge, hayalperest genç kadınlar olmuştur. Eserlerine ruhani bir değer katmak isteyen Sembolizmin öncüleri, kurgusal hayal dünyalarını İncil’den ve Yunan mitolojisinden gizemli figürlerle doldurmuştur. Nazmi Ziya ise bu resminde ilham kaynağı olarak Osmanlı saray hayatını ele almıştır. Dönemin Avrupalı Oryantalistlerinin aksine, bir Osmanlı ressamı olarak saray imgesini egzotizm ve erotizmden uzak bir şekilde betimlemiştir. Fransız ressam Pierre Puvis de Chavannes’ın (1824-1898) izinde Sembolistler, sıklıkla geniş fırça darbelerini ve soyut formları tercih etmişlerdir. Nazmi Ziya’nın bu eseri de teması ve boyutu itibariyle Puvis de Chavannes’ın eserlerini anımsatır. Genç sanatçının Paris’teki eğitimi sırasında, Puvis de Chavannes’ın 1874’te, daha sonra Panthéon olarak bilinecek Azize Genevieve Kilisesi için yaptığı fresk dizisini, ya da Sorbonne’daki Grand Amphithêatre’daki eserlerini görmüş olması muhtemeldir. 19. yüzyılda Hollanda asıllı ressam Lawrence Alma-Tadema (1836-1912), benzer bir biçimde bir rüya alemini andıran Antik Çağ sahnelerini ve anıtsal figürleri betimleyerek Avrupalı Sembolistlerle ilişkilendirilmiştir. Nazmi Ziya’nın bu tablosu aynı zamanda, 1914 Kuşağı’ndan çağdaşı olan Hüseyin Avni Lifij (1886-1927) tarafından, Abdülmecid Efendi’nin Bağlarbaşı’ndaki köşkünün çeşme başına yapılan freskle benzerlik gösterir. "Aşk Çeşmesi" ismiyle anılan bu eserde Lifij, Sembolist bir yaklaşımla Nazmi Ziya’nın "Saraylı Hanımlar"ı gibi bir çeşmenin etrafında duran dalgın kadın figürlerini ele almıştır.
Teknik Tuval üzerine yağlıboya / Oil on canvas
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.