Cami Kapısı | Kütüphane.osmanlica.com

Cami Kapısı

İsim Cami Kapısı
Yazar Abdülmecid Efendi (1868-1944)
Basım Tarihi: 1920
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 131.5 x 83.5 cm
Kütüphane: Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 200-0099-AE
Kayıt Numarası 200-0099-AE
Tarih 1920
Notlar Abdülmecid Efendi’nin eserleri içinde tarih konulu resimlere, hayvan figürlerine, manzara ve natürmortlara, en çok da portrelere rastlanır; mimari yapılara ya da bu yapıların detaylarına odaklandığı resimleri sayılıdır. Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’ndaki Cami Kapısı, bu anlamda nadir örneklerden biridir. Cami kapılarını ve iç mekânları tablolarında sıklıkla kullanan, arka planda abidevi bir yapının önüne yerleştirdiği figürlerle canlı sahneler yaratan Osman Hamdi’nin adı Abdülmecid Efendi’nin resim hocaları arasında anılmaktadır. Osman Hamdi resmettiği dini mekânların içinde ve dışında yazı levhalarına ve çini kitabelere de yer vermiştir. Bu uygulamanın bir benzerini Abdülmecid Efendi’nin bu resminde görmekteyiz. Tabloda, mermer karolarla kaplanmış bir iç avluda, Korint tipinde devşirme sütun başlıklı, su yeşili iki sütun ile biri dar biri geniş, nal formlu iki kemer vardır. Sütunların hemen üzerinde, kemeri yükselten ara eleman ve arkasındaki duvar çok renkli, geometrik bezemeli panellerle kaplıdır. Geniş kemerin altında, tek kanadı kapalı, geometrik formlar ile bezeli, muhtemelen sedef ve fildişi kakma ile süslenmiş, kündekâri tekniğindeki ahşap kapının aralığından görünen sıralı sütunlar, erken İslam mimarisinin örneklerini hatırlatmaktadır. Kapının üzerinde ise, celî sülüs hatla yazılmış “Ey tüm kapıları açan Allah’ım bize hayır kapılarını aç” anlamındaki Arapça ibare yer almaktadır. Büyük kemerin içine yerleştirilmiş pirinç bir çubuğa sarı halkalar ile tutturulmuş lacivert perde, resmin sağ kenarına doğru sari bir kordon ile toplanmıştır. Resmin sağ alt köşesinde Arap harfleriyle “Abdülmecid bin Abdülaziz Han” imzası ile birlikte, miladi 1920, hicri 1339 ve rumi 1337 olmak üzere üç tarih birlikte yazılmıştır. Abdülmecid’in resmindeki bu mekânın yeri tespit edilememiştir. Endülüs Emevilerinin kenti Granada’daki Alhambra Sarayı veya Kuzey Afrika’daki Kayrevan (Kairouan) Ulu Camii gibi erken İslam mimarisi örneklerinin unsurlarını kullanmış olması, muhtemelen kütüphanesindeki İslam mimarisine ilişkin yayınlardan ve mecmualardaki fotoğraflardan yararlanmış olduğunu düşündürmektedir. --- Abdülmecid Efendi’s paintings depict historical scenes, animal figures, landscapes, still lifes, and especially portraits; however, he rarely focused on architecture or architectural details. In this regard, Mosque Entrance, in the Sakıp Sabancı Museum Collection, is a rare example. Osman Hamdi, one of Abdülmecid Efendi’s instructors, frequently painted mosque entrances and interior spaces in his paintings, creating vivid scenes by placing figures against monumental backgrounds. The interiors and exteriors of the religious spaces depicted by Osman Hamdi also feature inscriptions on panels and tiles. We can see that Abdülmecid Efendi employed a similar practice in this painting. The painting features an inner courtyard clad in marble tiles, with two sea-green columns with spoliated Corinthian capitals and two pointed horseshoe arches; one narrow, the other wide. The wide architectural element above the columns and the wall behind it are decorated in geometrically patterned, multicoloured panels. Beneath the wider arch, we can see a half-open wooden door decorated in the kündekâri style, with interlocking geometric elements, inlaid with mother-of-pearl and ivory. The arcade that is just visible through this door evokes aspects of early Islamic architecture. Above the door is the Arabic inscription, written in jeli thuluth calligraphy, reading “O Great God, who opens all doors, please open for us the door to good fortune.” A dark blue curtain hangs from a brass rod placed inside the wide arch, gathered towards the right-hand side of the painting, and tied with a yellow cord. The lower right corner bears the Arabic script “Abdülmecid bin Abdülaziz Han” as well as the dates 1920 (Gregorian), 1339 (Hijri) and 1337 (Rumi). The space depicted in this painting was not identified. The fact that the artist employed elements of early Islamic architecture, belonging to edifices such as the Alhambra Palace in the Andalusian Umayyad city of Granada, or the Great Mosque of Kairouan in North Africa, makes it likely that he took inspiration from photographs he found in books and postcards in his library featuring Islamic architecture.
Teknik Tuval üzerine yağlıboya / Oil on canvas
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Kaynağa git Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Kaynağa git

Cami Kapısı

Yazar Abdülmecid Efendi (1868-1944)
Basım Tarihi 1920
Tür Resim
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 131.5 x 83.5 cm
Kütüphane Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 200-0099-AE
Kayıt Numarası 200-0099-AE
Tarih 1920
Notlar Abdülmecid Efendi’nin eserleri içinde tarih konulu resimlere, hayvan figürlerine, manzara ve natürmortlara, en çok da portrelere rastlanır; mimari yapılara ya da bu yapıların detaylarına odaklandığı resimleri sayılıdır. Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’ndaki Cami Kapısı, bu anlamda nadir örneklerden biridir. Cami kapılarını ve iç mekânları tablolarında sıklıkla kullanan, arka planda abidevi bir yapının önüne yerleştirdiği figürlerle canlı sahneler yaratan Osman Hamdi’nin adı Abdülmecid Efendi’nin resim hocaları arasında anılmaktadır. Osman Hamdi resmettiği dini mekânların içinde ve dışında yazı levhalarına ve çini kitabelere de yer vermiştir. Bu uygulamanın bir benzerini Abdülmecid Efendi’nin bu resminde görmekteyiz. Tabloda, mermer karolarla kaplanmış bir iç avluda, Korint tipinde devşirme sütun başlıklı, su yeşili iki sütun ile biri dar biri geniş, nal formlu iki kemer vardır. Sütunların hemen üzerinde, kemeri yükselten ara eleman ve arkasındaki duvar çok renkli, geometrik bezemeli panellerle kaplıdır. Geniş kemerin altında, tek kanadı kapalı, geometrik formlar ile bezeli, muhtemelen sedef ve fildişi kakma ile süslenmiş, kündekâri tekniğindeki ahşap kapının aralığından görünen sıralı sütunlar, erken İslam mimarisinin örneklerini hatırlatmaktadır. Kapının üzerinde ise, celî sülüs hatla yazılmış “Ey tüm kapıları açan Allah’ım bize hayır kapılarını aç” anlamındaki Arapça ibare yer almaktadır. Büyük kemerin içine yerleştirilmiş pirinç bir çubuğa sarı halkalar ile tutturulmuş lacivert perde, resmin sağ kenarına doğru sari bir kordon ile toplanmıştır. Resmin sağ alt köşesinde Arap harfleriyle “Abdülmecid bin Abdülaziz Han” imzası ile birlikte, miladi 1920, hicri 1339 ve rumi 1337 olmak üzere üç tarih birlikte yazılmıştır. Abdülmecid’in resmindeki bu mekânın yeri tespit edilememiştir. Endülüs Emevilerinin kenti Granada’daki Alhambra Sarayı veya Kuzey Afrika’daki Kayrevan (Kairouan) Ulu Camii gibi erken İslam mimarisi örneklerinin unsurlarını kullanmış olması, muhtemelen kütüphanesindeki İslam mimarisine ilişkin yayınlardan ve mecmualardaki fotoğraflardan yararlanmış olduğunu düşündürmektedir. --- Abdülmecid Efendi’s paintings depict historical scenes, animal figures, landscapes, still lifes, and especially portraits; however, he rarely focused on architecture or architectural details. In this regard, Mosque Entrance, in the Sakıp Sabancı Museum Collection, is a rare example. Osman Hamdi, one of Abdülmecid Efendi’s instructors, frequently painted mosque entrances and interior spaces in his paintings, creating vivid scenes by placing figures against monumental backgrounds. The interiors and exteriors of the religious spaces depicted by Osman Hamdi also feature inscriptions on panels and tiles. We can see that Abdülmecid Efendi employed a similar practice in this painting. The painting features an inner courtyard clad in marble tiles, with two sea-green columns with spoliated Corinthian capitals and two pointed horseshoe arches; one narrow, the other wide. The wide architectural element above the columns and the wall behind it are decorated in geometrically patterned, multicoloured panels. Beneath the wider arch, we can see a half-open wooden door decorated in the kündekâri style, with interlocking geometric elements, inlaid with mother-of-pearl and ivory. The arcade that is just visible through this door evokes aspects of early Islamic architecture. Above the door is the Arabic inscription, written in jeli thuluth calligraphy, reading “O Great God, who opens all doors, please open for us the door to good fortune.” A dark blue curtain hangs from a brass rod placed inside the wide arch, gathered towards the right-hand side of the painting, and tied with a yellow cord. The lower right corner bears the Arabic script “Abdülmecid bin Abdülaziz Han” as well as the dates 1920 (Gregorian), 1339 (Hijri) and 1337 (Rumi). The space depicted in this painting was not identified. The fact that the artist employed elements of early Islamic architecture, belonging to edifices such as the Alhambra Palace in the Andalusian Umayyad city of Granada, or the Great Mosque of Kairouan in North Africa, makes it likely that he took inspiration from photographs he found in books and postcards in his library featuring Islamic architecture.
Teknik Tuval üzerine yağlıboya / Oil on canvas
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.