Anadolu beyliklerinde cami ve mescitler | Kütüphane.osmanlica.com

Anadolu beyliklerinde cami ve mescitler

İsim Anadolu beyliklerinde cami ve mescitler
Yazar Kızıltan, Ali
Yazar Orijinal Kızıltan, Ali
Basım Tarihi: 1958
Basım Yeri İstanbul - İTÜ
Konu Camiler_Türkiye.Mosques_Turkey.Dissertations, Academic.Tezler, Akademik.Tezler, Doktora.Thesis, Doctorate.
Tür Kitap
Dil Türkçe
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Sayfa Sayısı 125
Fiziksel Boyutlar 125 sayfa : şekl., tabl. ; 30 cm.
Kütüphane: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 0012569
Kayıt Numarası 1800267
Lokasyon 2. kat - Semavi Eyice Koleksiyonu
Tarih 27.09.2006
Notlar Tez (Doçentlik)-- İTÜ Mimarlık Fakültesi, 1958 Kaynakça var.
Örnek Metin Son zamanlara kadar İslam Sanatı çerçevesi içinde mütalaa edilen Türk sanatı layıkıyla tanınmış ve tanıtılmış değilken, bunun muhtelif devirlerdeki üsluplarından da bahsedilemezdi.Tamam olmayan çalışmalarla Türk sanat eserleri kısmen tetkik edildi ve genel olarak bir Selçuk mimarisiyle bunu takip eden devrede de Osmanlı mimarisinden bahsedilmeğe başlandı. Bu ilk araştırmaların basit bir neticesi idi. Uzun yıllar ihmal edilmiş böyle bir mevzuu kısa bir zamanda geliştirmek ve çözmek elbette ki mümkün olamazdı. Bu arada ilk Osmanlı eserleri tesbit edilmeye başlanınca daha ilk yıllara ait olanlarının bile Selçuk eserlerinden ayrı ve yeni bir ruh taşıdığı bariz bir hakikat olarak ortaya çıktı.Ancak bu arada her nedense üzerinde durulmayan veya hatıra gelmeyen mühimbir husus noksan bırakılmıştı. Başlangıçta Osman Oğulları Anadolu Selçuk Devletinin parçalanmasından sonra ortaya çıkan muhtelif devletlerden biri idi ve hatta ilk yıllarda bunların en kuvvetlisi de değildi. Bu Beyliklerin kuruluşları, gelişmeleri ve dağılmaları XIV. asrın başından sonuna kadar devam eden takriben yüz yıllık bir zaman çerçevesine sığar. İşte bu müddet zarfında Osman Oğulları gibi diğer Beylikler de kendi imkanları ve sanat anlayışları ile ilk eserlerini meydana getirmeye başladılar. Bunların kısmen tetkik edilenleri göstermeye başlamıştır ki, nasıl Anadolu Beylikleri, Selçuk Devleti ile, sonradan teşekkül edecek olan Osmanlı İmparatorluğu arasında siyası gelişme bakımından bir geçit devresini temsil ediyorsa bunların mimarisi de böyle bir intikal devresinin karakterini taşıyordu. Doçent Dr. Oktay Aslanapa'nın 1950 yılında neşrettiği ve Karaman eserlerinden toplu bir şekilde bahseden "Karaman Devri Sanatı" hariç, Beyliklere ait yapılardan çok az bahsedilmiştir.Biz, tetkiki lüzumuna şiddetle kani bulunduğumuz Beylikler devri mimarisinin bütünü içinden camiler bahsini ele aldık. Bunların, tetkiki ve rölövesi yapılmış küçük bir kısmı için mevcut literatürden faydalanılmıştır. Ayrıca rölövesi tarafımızdan yapılmış olan yirmi iki caminin on beş tanesi bugüne kadar neşredilmemiştir.Karaman ve Candar Oğulları hariç, diğer Beylikler XIV. asrın sonunda ortadankalkmış oldukları için biz de bu tarihi, mevzuumuzun yukarı sınırı olarak kabulettik. Bu şekilde bahsi geçen son iki Beyliğe ait XV. asır camilerini intikal devresinin dışında tutmak ve ayrı mütalaa etmek doğru olur kanaatindeyiz.
Durum Rafta
Ortam Kağıt
Şekil Basılı
Kaynağa git İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi
Kaynağa git

Anadolu beyliklerinde cami ve mescitler

Yazar Kızıltan, Ali
Yazar Orijinal Kızıltan, Ali
Basım Tarihi 1958
Basım Yeri İstanbul - İTÜ
Konu Camiler_Türkiye.Mosques_Turkey.Dissertations, Academic.Tezler, Akademik.Tezler, Doktora.Thesis, Doctorate.
Tür Kitap
Dil Türkçe
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Sayfa Sayısı 125
Fiziksel Boyutlar 125 sayfa : şekl., tabl. ; 30 cm.
Kütüphane İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi
Demirbaş Numarası 0012569
Kayıt Numarası 1800267
Lokasyon 2. kat - Semavi Eyice Koleksiyonu
Tarih 27.09.2006
Notlar Tez (Doçentlik)-- İTÜ Mimarlık Fakültesi, 1958 Kaynakça var.
Örnek Metin Son zamanlara kadar İslam Sanatı çerçevesi içinde mütalaa edilen Türk sanatı layıkıyla tanınmış ve tanıtılmış değilken, bunun muhtelif devirlerdeki üsluplarından da bahsedilemezdi.Tamam olmayan çalışmalarla Türk sanat eserleri kısmen tetkik edildi ve genel olarak bir Selçuk mimarisiyle bunu takip eden devrede de Osmanlı mimarisinden bahsedilmeğe başlandı. Bu ilk araştırmaların basit bir neticesi idi. Uzun yıllar ihmal edilmiş böyle bir mevzuu kısa bir zamanda geliştirmek ve çözmek elbette ki mümkün olamazdı. Bu arada ilk Osmanlı eserleri tesbit edilmeye başlanınca daha ilk yıllara ait olanlarının bile Selçuk eserlerinden ayrı ve yeni bir ruh taşıdığı bariz bir hakikat olarak ortaya çıktı.Ancak bu arada her nedense üzerinde durulmayan veya hatıra gelmeyen mühimbir husus noksan bırakılmıştı. Başlangıçta Osman Oğulları Anadolu Selçuk Devletinin parçalanmasından sonra ortaya çıkan muhtelif devletlerden biri idi ve hatta ilk yıllarda bunların en kuvvetlisi de değildi. Bu Beyliklerin kuruluşları, gelişmeleri ve dağılmaları XIV. asrın başından sonuna kadar devam eden takriben yüz yıllık bir zaman çerçevesine sığar. İşte bu müddet zarfında Osman Oğulları gibi diğer Beylikler de kendi imkanları ve sanat anlayışları ile ilk eserlerini meydana getirmeye başladılar. Bunların kısmen tetkik edilenleri göstermeye başlamıştır ki, nasıl Anadolu Beylikleri, Selçuk Devleti ile, sonradan teşekkül edecek olan Osmanlı İmparatorluğu arasında siyası gelişme bakımından bir geçit devresini temsil ediyorsa bunların mimarisi de böyle bir intikal devresinin karakterini taşıyordu. Doçent Dr. Oktay Aslanapa'nın 1950 yılında neşrettiği ve Karaman eserlerinden toplu bir şekilde bahseden "Karaman Devri Sanatı" hariç, Beyliklere ait yapılardan çok az bahsedilmiştir.Biz, tetkiki lüzumuna şiddetle kani bulunduğumuz Beylikler devri mimarisinin bütünü içinden camiler bahsini ele aldık. Bunların, tetkiki ve rölövesi yapılmış küçük bir kısmı için mevcut literatürden faydalanılmıştır. Ayrıca rölövesi tarafımızdan yapılmış olan yirmi iki caminin on beş tanesi bugüne kadar neşredilmemiştir.Karaman ve Candar Oğulları hariç, diğer Beylikler XIV. asrın sonunda ortadankalkmış oldukları için biz de bu tarihi, mevzuumuzun yukarı sınırı olarak kabulettik. Bu şekilde bahsi geçen son iki Beyliğe ait XV. asır camilerini intikal devresinin dışında tutmak ve ayrı mütalaa etmek doğru olur kanaatindeyiz.
Durum Rafta
Ortam Kağıt
Şekil Basılı
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.