Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde | Kütüphane.osmanlica.com

Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde

İsim Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde
Yazar Demir,Serkan, Özsoy,Abdulvahap, Kesgin,Salih, Özdemir,Veysel, Ürkmez,Ahmed
Basım Yeri Prof. Dr. Veysel Özdemir - Prof. Dr. Veysel Özdemir
Konu Hadith (Online), 2021-12, Vol.2021 (7), p.105-125
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2667-5455, EISSN: 2667-5455, DOI: 10.5281/zenodo.5812452
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_0b2bfe53f16a429e8afedb0976b60600
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Hanefi Usûlcülere Göre Hz. Peygamber’in Fiileri ve İctihadları” isimli bu çalışmada, Hanefi usûl geleneğinin klasik şekil ve muhtevasını kazandığı hicrî beşinci asırda yaşayan Debûsî (ö. 430/1039), Pezdevî (ö. 482/1089) ve Serahsî (ö. 483/1090) tarafından telif edilen usûl eserleri merkeze alınarak Hanefi usûlcülerin Hz. Peygamber’in fiilleri ve ictihadları hakkındaki görüşleri bizzat kendi kaynaklarından tespit edilmeye çalışılmıştır. Hanefi usûlcüler bir fiilin Allah Resûlü tarafından yapılmasının o fiilin mubahlığına delâlet edeceğini; fiilin vâcip veya farz olduğuna hükmedebilmek için ise hârici bir karineye ihtiyaç olduğu savunmuşlardır. Hanefî usûlcüler ayrıca Hz. Peygamber’in dinî bir gaye ile yaptığı tüm fiillerde ümmete örnek olduğunu ilgili fiilin Hz. Peygamber’e hass olduğunu söyleyebilmek için bir delil olması gerektiğini savunmuşlardır. Hz. Peygamber’in ictihadlarını ise vahiy ile ilişkisini esas alarak inceleyen Hanefî usûlcüler, Allah Resûlü’nün re’y kaynaklı ictihadlarının vahiy kontrolünde olduğunu savunurlar. Debûsî, Allah Resûlü’nün ictihadlarını “vahy-i hafî”, olarak adlandırırken Pezdevî, “vahy-i bâtın”, Serahsî ise “şibhü’l-vahy” diye adlandırmayı uygun bulmuştur. Usûl müellifleri Hz. Peygamber'in ictihadları için kullanılan bu adlandırmalarla Allah Resûlü’nün ictihadlarının vahiy neticesinde ortaya konmadığını ancak vahyin kontrolünden de uzak olmadığını göstermeyi amaçlamışlardır.
Detaylı Başlık Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde

Yazar Demir,Serkan, Özsoy,Abdulvahap, Kesgin,Salih, Özdemir,Veysel, Ürkmez,Ahmed
Basım Yeri Prof. Dr. Veysel Özdemir - Prof. Dr. Veysel Özdemir
Konu Hadith (Online), 2021-12, Vol.2021 (7), p.105-125
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2667-5455, EISSN: 2667-5455, DOI: 10.5281/zenodo.5812452
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_0b2bfe53f16a429e8afedb0976b60600
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Hanefi Usûlcülere Göre Hz. Peygamber’in Fiileri ve İctihadları” isimli bu çalışmada, Hanefi usûl geleneğinin klasik şekil ve muhtevasını kazandığı hicrî beşinci asırda yaşayan Debûsî (ö. 430/1039), Pezdevî (ö. 482/1089) ve Serahsî (ö. 483/1090) tarafından telif edilen usûl eserleri merkeze alınarak Hanefi usûlcülerin Hz. Peygamber’in fiilleri ve ictihadları hakkındaki görüşleri bizzat kendi kaynaklarından tespit edilmeye çalışılmıştır. Hanefi usûlcüler bir fiilin Allah Resûlü tarafından yapılmasının o fiilin mubahlığına delâlet edeceğini; fiilin vâcip veya farz olduğuna hükmedebilmek için ise hârici bir karineye ihtiyaç olduğu savunmuşlardır. Hanefî usûlcüler ayrıca Hz. Peygamber’in dinî bir gaye ile yaptığı tüm fiillerde ümmete örnek olduğunu ilgili fiilin Hz. Peygamber’e hass olduğunu söyleyebilmek için bir delil olması gerektiğini savunmuşlardır. Hz. Peygamber’in ictihadlarını ise vahiy ile ilişkisini esas alarak inceleyen Hanefî usûlcüler, Allah Resûlü’nün re’y kaynaklı ictihadlarının vahiy kontrolünde olduğunu savunurlar. Debûsî, Allah Resûlü’nün ictihadlarını “vahy-i hafî”, olarak adlandırırken Pezdevî, “vahy-i bâtın”, Serahsî ise “şibhü’l-vahy” diye adlandırmayı uygun bulmuştur. Usûl müellifleri Hz. Peygamber'in ictihadları için kullanılan bu adlandırmalarla Allah Resûlü’nün ictihadlarının vahiy neticesinde ortaya konmadığını ancak vahyin kontrolünden de uzak olmadığını göstermeyi amaçlamışlardır.
Detaylı Başlık Hanefî usûlcülere göre Hz. Peygamber’in fiileri ve ictihadları -Hicrî V. asır özelinde
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.