Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi | Kütüphane.osmanlica.com

Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi

İsim Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi
Yazar KALKAN, Cemal
Basım Yeri Hitit University - Hitit University
Konu Capital
Tür Kitap
Dil ara,eng
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2757-6949, EISSN: 2757-6949, DOI: 10.14395/hid.930102
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_e16d83fb655649dabfbf27236ac76e37
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Katılım bankalarının ana omurgasını oluşturan katılma hesapları, mudârabe sözleşmesine dayandırılır ve bu hesaplar mudârib konumunda değerlendirilen banka tarafından işletilir. Dolayısıyla zarar durumunda bankanın sermayeyi garanti yükümlülüğü yoktur. Çünkü klasik mudârabe anlayışına göre mudâribin sermayeyi tazmin etmesi, yalnızca teaddî, taksîr ve sermaye sahibinin şartlarına muhalefet ettiği durumlardadır. Ancak bazı modern çalışmalarda, mudârabe sermayesinin banka veya bağımsız bir kuruluş tarafından garanti edilebileceği ileri sürülmüştür. Bu noktada sermayeyi bankanın veya banka dışında üçüncü bir tarafın garantiye alması şeklinde iki temel yaklaşım söz konusudur. Birinci yaklaşım, katılma hesabı sermayelerinin banka tarafından garantiye alınmasıdır. Bu yaklaşımda bankanın, sözleşmeden sonra gönüllü ya da zorunlu olarak -akit esnasında şart koşulmak suretiyle- mudârabe sermayesini garanti edebileceği dile getirilmiştir. Çünkü faizsiz banka, yalnızca muayyen kişilerin sermayelerini çalıştırmayıp aynı zamanda ecîr-i müşterek gibi hareket ederek, elinde sermayesi olup da yatırım yapmak isteyen herkese hizmet sunmaktadır. Dolayısıyla da banka mudârabe sermayesini ecîr-i müşterek gibi garanti edebilmektedir. Böylece bankanın ekonomik dengeleri gözetmeksizin mudârabe varlıklarını zayi etmesi engellenmiş olur. Faizsiz bankaların, katılma hesabı sermayelerini gönüllü olarak garanti edebileceğini savunanlar ise bankayı mudârabe sözleşmesinin bir unsuru olarak görmemiştir. Bu anlayışa göre banka, sermayeyi garanti etmek suretiyle sermayedara teberrûda bulunmuş olmaktadır. İkinci yaklaşım ise mudârabe sermayesinin banka dışında üçüncü bir unsur tarafından garantiye alınmasıdır. Sermayenin mudârabe sözleşmesi taraflarının dışında bağımsız bir kuruluş (risk sandığı, hazine ve benzeri kurumlar) tarafından garanti edilebileceği de ileri sürülmüştür. Buna göre banka, hesap sahipleriyle anlaşarak mudârabe kârından bir miktar kesinti yapmak suretiyle bir yardımlaşma sigorta şirketi (شركة تأمين تعاونية) kurar. Daha sonra meydana gelmesi muhtemel olan zararlar bu şirket tarafından karşılanır. Söz konusu kesintinin meşruluğu da mudârabe akdinden bağımsız kişilere kârdan pay verilmesi cevazına dayandırılmıştır. Faizsiz bankanın kendi kurduğu bir vakıf veya devlet aracılığıyla müşterilerinin sermayelerini garanti altına alabileceği, bunun da salt bir teberrû olacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte sermayeyi garanti eden cihetin mudârabe sözleşmesinin tarafı olmaması da şart koşulmuştur. Çeşitli kuruluşlara bağlı fıkıh akademileri ve benzeri kurullar, ileri sürülen görüşleri destekler mahiyette hesap sahiplerinin kârlarından ayrılan rezervlerle sermayenin garanti altına alınabileceğini kabul etmiştir. Bahsi geçen rezervin mudârabe sermayesini koruma maksadını taşıdığından yalnızca hesap sahiplerinin kârından karşılanmasını zorunlu görmüşlerdir. Katılma hesabı sermayeleri ülkemizde daha farklı bir yöntemle güvenceye alınmıştır. Katılma hesabında bulunan sermayeler, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kısmen ya da tamamen garanti edilmektedir. Aslında TMSF yalnızca bankanın iflas etmesi durumunda hesap sahiplerinin sermayelerini kısmen tazmin etmekte, yoksa katılma hesabı zarar ettiğinde buna müdahil olmamaktadır. Ayrıca daha önceleri ülkemiz bankacılık mevzuatı faizsiz bankalardan, kâra katıldıkları oranın yarısı kadar zarara katlanmalarını istemekteydi. Bankaların kâra katılım oranlarının en az yarısı kadar zarara katlanmaları mudârabe sermayesini güvenceye almaları anlamına gelir ki buna da fıkhen cevaz verilmemiştir. Ancak 18/10/2018 tarih ve 30569 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmelikle katılma hesabının zarara katılma oranı %100 olarak kabul edilmiştir. Böylece katılma hesapları hakkında şerî mahzur olarak duran bu durum düzeltilmiştir. Bu meselede şerî mahzur ise tazmin sorumluluğu üstlenilmeyen maldan getiri elde etme prensibine aykırı davranmadır. Sonuç olarak bu çalışmada mudârabe sermayesinin garantisi için ileri sürülen önerilerin fıkhın izin verdiği sınırlar içerisinde olup olmadığı izah edilecek ardından hâlihazırda sermayenin tazmin edilmesi için ileri sürülen en makul öneri tespit edilmeye çalışılacaktır. Participation accounts, which constitute the main backbone of participation banks, are based on the mudarabah contract and these accounts are operated by the bank that is considered as mudarib. Therefore, in case of loss, the bank has no obligation to guarantee the capital. Because, according to the classical mudarabah understanding, the mudarib compensates the capital only in cases of taaddî, taqsir and opposing the conditions. However, some modern studies have suggested that mudarabah capital can be guaranteed by the bank or an independent institution. At this point, there are two basic approaches: Securing the capital by the bank or by a third party outside the bank. It has been stated that the bank can guarantee the capital of mudarabah voluntarily or compulsorily -by stipulating during cash- after the contract. Because the bank does not only employ the capital of certain persons, but also serves everyone who has capital in their hands and wants to invest by acting like a common laborer (al-acîr al-mushtarak). Therefore, the bank can guarantee mudarabah capital like al-acîr al-mushtarak. Thus, the bank is prevented from losing mudarabah assets regardless of economic balances. Those who argue that interest-free banks can guarantee the capital voluntarily did not see the bank as an element of the mudarabah contract. According to this understanding, the bank grants donations to the capitalist by guaranteeing the capital. It has also been argued that the capital can be guaranteed by an independent institution (risk fund, treasury and similar institutions) other than the parties to the mudarabah contract. Accordingly, the bank establishes a mutual insurance company (شركة تأمين تعاونية) by making some deductions from the mudarabah profit within agreement with the account holders. The losses that are likely to occur later are covered by this company. The legitimacy of the deduction in question was based on the permissibility of granting dividends to persons independent of the mudarabah contract. It has been also stated that the interest-free bank can guarantee the capital of its customers through a foundation or state it has established, which can simply be a donation. However, it is also stipulated that the party that guarantees the capital shouldn’t be a party to the mudarabah contract. Supporting the views put forward, fiqh academies and similar boards affiliated to various institutions have accepted that the capital can be guaranteed with the reserves allocated from the profits of the account holders. Since the aforementioned reserve aims to protect the mudarabah capital, they have considered it obligatory to meet only from the profit of the account holders. As a result, in this paper, it will be explained whether the proposals put forward for the guarantee of mudarabah capital are within the limits permitted by the fiqh and then the most reasonable proposal put forward to compensate the capital will be tried to be determined.
Detaylı Başlık Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi

Yazar KALKAN, Cemal
Basım Yeri Hitit University - Hitit University
Konu Capital
Tür Kitap
Dil ara,eng
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2757-6949, EISSN: 2757-6949, DOI: 10.14395/hid.930102
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_e16d83fb655649dabfbf27236ac76e37
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Katılım bankalarının ana omurgasını oluşturan katılma hesapları, mudârabe sözleşmesine dayandırılır ve bu hesaplar mudârib konumunda değerlendirilen banka tarafından işletilir. Dolayısıyla zarar durumunda bankanın sermayeyi garanti yükümlülüğü yoktur. Çünkü klasik mudârabe anlayışına göre mudâribin sermayeyi tazmin etmesi, yalnızca teaddî, taksîr ve sermaye sahibinin şartlarına muhalefet ettiği durumlardadır. Ancak bazı modern çalışmalarda, mudârabe sermayesinin banka veya bağımsız bir kuruluş tarafından garanti edilebileceği ileri sürülmüştür. Bu noktada sermayeyi bankanın veya banka dışında üçüncü bir tarafın garantiye alması şeklinde iki temel yaklaşım söz konusudur. Birinci yaklaşım, katılma hesabı sermayelerinin banka tarafından garantiye alınmasıdır. Bu yaklaşımda bankanın, sözleşmeden sonra gönüllü ya da zorunlu olarak -akit esnasında şart koşulmak suretiyle- mudârabe sermayesini garanti edebileceği dile getirilmiştir. Çünkü faizsiz banka, yalnızca muayyen kişilerin sermayelerini çalıştırmayıp aynı zamanda ecîr-i müşterek gibi hareket ederek, elinde sermayesi olup da yatırım yapmak isteyen herkese hizmet sunmaktadır. Dolayısıyla da banka mudârabe sermayesini ecîr-i müşterek gibi garanti edebilmektedir. Böylece bankanın ekonomik dengeleri gözetmeksizin mudârabe varlıklarını zayi etmesi engellenmiş olur. Faizsiz bankaların, katılma hesabı sermayelerini gönüllü olarak garanti edebileceğini savunanlar ise bankayı mudârabe sözleşmesinin bir unsuru olarak görmemiştir. Bu anlayışa göre banka, sermayeyi garanti etmek suretiyle sermayedara teberrûda bulunmuş olmaktadır. İkinci yaklaşım ise mudârabe sermayesinin banka dışında üçüncü bir unsur tarafından garantiye alınmasıdır. Sermayenin mudârabe sözleşmesi taraflarının dışında bağımsız bir kuruluş (risk sandığı, hazine ve benzeri kurumlar) tarafından garanti edilebileceği de ileri sürülmüştür. Buna göre banka, hesap sahipleriyle anlaşarak mudârabe kârından bir miktar kesinti yapmak suretiyle bir yardımlaşma sigorta şirketi (شركة تأمين تعاونية) kurar. Daha sonra meydana gelmesi muhtemel olan zararlar bu şirket tarafından karşılanır. Söz konusu kesintinin meşruluğu da mudârabe akdinden bağımsız kişilere kârdan pay verilmesi cevazına dayandırılmıştır. Faizsiz bankanın kendi kurduğu bir vakıf veya devlet aracılığıyla müşterilerinin sermayelerini garanti altına alabileceği, bunun da salt bir teberrû olacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte sermayeyi garanti eden cihetin mudârabe sözleşmesinin tarafı olmaması da şart koşulmuştur. Çeşitli kuruluşlara bağlı fıkıh akademileri ve benzeri kurullar, ileri sürülen görüşleri destekler mahiyette hesap sahiplerinin kârlarından ayrılan rezervlerle sermayenin garanti altına alınabileceğini kabul etmiştir. Bahsi geçen rezervin mudârabe sermayesini koruma maksadını taşıdığından yalnızca hesap sahiplerinin kârından karşılanmasını zorunlu görmüşlerdir. Katılma hesabı sermayeleri ülkemizde daha farklı bir yöntemle güvenceye alınmıştır. Katılma hesabında bulunan sermayeler, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kısmen ya da tamamen garanti edilmektedir. Aslında TMSF yalnızca bankanın iflas etmesi durumunda hesap sahiplerinin sermayelerini kısmen tazmin etmekte, yoksa katılma hesabı zarar ettiğinde buna müdahil olmamaktadır. Ayrıca daha önceleri ülkemiz bankacılık mevzuatı faizsiz bankalardan, kâra katıldıkları oranın yarısı kadar zarara katlanmalarını istemekteydi. Bankaların kâra katılım oranlarının en az yarısı kadar zarara katlanmaları mudârabe sermayesini güvenceye almaları anlamına gelir ki buna da fıkhen cevaz verilmemiştir. Ancak 18/10/2018 tarih ve 30569 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmelikle katılma hesabının zarara katılma oranı %100 olarak kabul edilmiştir. Böylece katılma hesapları hakkında şerî mahzur olarak duran bu durum düzeltilmiştir. Bu meselede şerî mahzur ise tazmin sorumluluğu üstlenilmeyen maldan getiri elde etme prensibine aykırı davranmadır. Sonuç olarak bu çalışmada mudârabe sermayesinin garantisi için ileri sürülen önerilerin fıkhın izin verdiği sınırlar içerisinde olup olmadığı izah edilecek ardından hâlihazırda sermayenin tazmin edilmesi için ileri sürülen en makul öneri tespit edilmeye çalışılacaktır. Participation accounts, which constitute the main backbone of participation banks, are based on the mudarabah contract and these accounts are operated by the bank that is considered as mudarib. Therefore, in case of loss, the bank has no obligation to guarantee the capital. Because, according to the classical mudarabah understanding, the mudarib compensates the capital only in cases of taaddî, taqsir and opposing the conditions. However, some modern studies have suggested that mudarabah capital can be guaranteed by the bank or an independent institution. At this point, there are two basic approaches: Securing the capital by the bank or by a third party outside the bank. It has been stated that the bank can guarantee the capital of mudarabah voluntarily or compulsorily -by stipulating during cash- after the contract. Because the bank does not only employ the capital of certain persons, but also serves everyone who has capital in their hands and wants to invest by acting like a common laborer (al-acîr al-mushtarak). Therefore, the bank can guarantee mudarabah capital like al-acîr al-mushtarak. Thus, the bank is prevented from losing mudarabah assets regardless of economic balances. Those who argue that interest-free banks can guarantee the capital voluntarily did not see the bank as an element of the mudarabah contract. According to this understanding, the bank grants donations to the capitalist by guaranteeing the capital. It has also been argued that the capital can be guaranteed by an independent institution (risk fund, treasury and similar institutions) other than the parties to the mudarabah contract. Accordingly, the bank establishes a mutual insurance company (شركة تأمين تعاونية) by making some deductions from the mudarabah profit within agreement with the account holders. The losses that are likely to occur later are covered by this company. The legitimacy of the deduction in question was based on the permissibility of granting dividends to persons independent of the mudarabah contract. It has been also stated that the interest-free bank can guarantee the capital of its customers through a foundation or state it has established, which can simply be a donation. However, it is also stipulated that the party that guarantees the capital shouldn’t be a party to the mudarabah contract. Supporting the views put forward, fiqh academies and similar boards affiliated to various institutions have accepted that the capital can be guaranteed with the reserves allocated from the profits of the account holders. Since the aforementioned reserve aims to protect the mudarabah capital, they have considered it obligatory to meet only from the profit of the account holders. As a result, in this paper, it will be explained whether the proposals put forward for the guarantee of mudarabah capital are within the limits permitted by the fiqh and then the most reasonable proposal put forward to compensate the capital will be tried to be determined.
Detaylı Başlık Katılma Hesaplarının Sigortalanmasının Fıkhi Analizi
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.