Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem | Kütüphane.osmanlica.com

Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem

İsim Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem
Yazar Silkin Erol, Fatma
Basım Yeri Duzce University - Duzce University
Konu Evolution, Prophets
Tür Kitap
Dil ara,eng
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2980-2814, EISSN: 2980-2814, DOI: 10.61272/duid.1615188
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_6e5604e28ec74cf488efee082f312abd
Lokasyon DOAJ (Directory of Open Access Journals)
Notlar Batı’da Darwin’in evrim teorisi çerçevesindeki fikirler Hz. Âdem’in ilk insan ve peygamber olmasına yönelik yerleşik algıyı sarsmıştır. Bu fikirler eş zamanlı olarak İslâm dünyasında da karşılık bulmuş ve Hz. Âdem’in “ebü’l-beşer” olması ve nübüvveti Müslüman ilim adamları arasında da tartışılır hâle gelmiştir. Darwin’in teorisine göre canlılık ortak bir atadan başlamış ve evrimleşerek farklı türlere ayrılmış, en son insan hâlini almıştır. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim ve diğer mevcut kutsal kitaplarda bildirildiği şekliyle Hz. Âdem’in ilk insan ve vahye muhatap olan bütün insanların atası olması modern evrim teorisindeki ortak ata ilkesine ters düşmektedir. Bununla beraber her ne kadar modern evrimciler tarafından kabul görmese de 19. yüzyılda ırkçı teorilerin bir uzantısı olarak evrim süreci içerisinde her ırka ait ayrı bir aslın/babanın olduğu yönündeki iddialar da Hz. Âdem’in bütün beşeriyetin babası olduğu şeklindeki kabulü zora sokmaktadır. Diğer açıdan Hz. Âdem ilk insanlardan biri olsa bile ilk peygamber olması problemdir. Çünkü ilk insanlar fıtratları gereği sade ve tekdüze yaşayan, ihtiyaçları benzer, istekleri azdır. İnsanlığın nübüvvete ulaşması için tekâmül etmesi gerekir. Bu sebeple insanlık ilk resûl olan Hz. Nûh dönemine kadar aşama katederek nübüvveti kavrayabileceği ve şeriat bakımından ona ihtiyaç duyacağı seviyeye gelmiş, ancak ondan sonra kendilerine peygamber gönderilmiştir. Bu yorum Hz. Nûh’un ilk resûl olarak bildirildiği nasların zahiri ile de uyum göstermektedir. Bu makalede Muhammed Abduh’un fikirleri doğrultusunda Reşîd Rızâ tarafından Kahire’de çıkarılan Mecelletü’l-menâr’da (1898-1935) Hz. Âdem’in ilk insan ve ilk peygamber olmasına yönelik gerçekleşen tartışmalar incelenmekte ve bunlara tesir eden unsurlar tesbit edilmeye çalışılmaktadır. Daha doğru tesbitlerde bulunabilme adına konu ile ilgili yazılar kronolojik olarak aktarılmış Batı ve İslâm dünyasındaki değişimler dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
Detaylı Başlık Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem

Yazar Silkin Erol, Fatma
Basım Yeri Duzce University - Duzce University
Konu Evolution, Prophets
Tür Kitap
Dil ara,eng
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2980-2814, EISSN: 2980-2814, DOI: 10.61272/duid.1615188
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_6e5604e28ec74cf488efee082f312abd
Lokasyon DOAJ (Directory of Open Access Journals)
Notlar Batı’da Darwin’in evrim teorisi çerçevesindeki fikirler Hz. Âdem’in ilk insan ve peygamber olmasına yönelik yerleşik algıyı sarsmıştır. Bu fikirler eş zamanlı olarak İslâm dünyasında da karşılık bulmuş ve Hz. Âdem’in “ebü’l-beşer” olması ve nübüvveti Müslüman ilim adamları arasında da tartışılır hâle gelmiştir. Darwin’in teorisine göre canlılık ortak bir atadan başlamış ve evrimleşerek farklı türlere ayrılmış, en son insan hâlini almıştır. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim ve diğer mevcut kutsal kitaplarda bildirildiği şekliyle Hz. Âdem’in ilk insan ve vahye muhatap olan bütün insanların atası olması modern evrim teorisindeki ortak ata ilkesine ters düşmektedir. Bununla beraber her ne kadar modern evrimciler tarafından kabul görmese de 19. yüzyılda ırkçı teorilerin bir uzantısı olarak evrim süreci içerisinde her ırka ait ayrı bir aslın/babanın olduğu yönündeki iddialar da Hz. Âdem’in bütün beşeriyetin babası olduğu şeklindeki kabulü zora sokmaktadır. Diğer açıdan Hz. Âdem ilk insanlardan biri olsa bile ilk peygamber olması problemdir. Çünkü ilk insanlar fıtratları gereği sade ve tekdüze yaşayan, ihtiyaçları benzer, istekleri azdır. İnsanlığın nübüvvete ulaşması için tekâmül etmesi gerekir. Bu sebeple insanlık ilk resûl olan Hz. Nûh dönemine kadar aşama katederek nübüvveti kavrayabileceği ve şeriat bakımından ona ihtiyaç duyacağı seviyeye gelmiş, ancak ondan sonra kendilerine peygamber gönderilmiştir. Bu yorum Hz. Nûh’un ilk resûl olarak bildirildiği nasların zahiri ile de uyum göstermektedir. Bu makalede Muhammed Abduh’un fikirleri doğrultusunda Reşîd Rızâ tarafından Kahire’de çıkarılan Mecelletü’l-menâr’da (1898-1935) Hz. Âdem’in ilk insan ve ilk peygamber olmasına yönelik gerçekleşen tartışmalar incelenmekte ve bunlara tesir eden unsurlar tesbit edilmeye çalışılmaktadır. Daha doğru tesbitlerde bulunabilme adına konu ile ilgili yazılar kronolojik olarak aktarılmış Batı ve İslâm dünyasındaki değişimler dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
Detaylı Başlık Mecelletü’l-menâr’da Bir Din-Bilim Problemi Olarak Hz. Âdem
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.