Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi | Kütüphane.osmanlica.com

Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi

İsim Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi
Yazar BAYINDIR,Servet, Bağcı,Okan
Basım Yeri Gaziantep Üniversitesi - Gaziantep Üniversitesi
Konu Interest, Profit
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2149-3979, EISSN: 2651-2718, DOI: 10.52886/ilak.917477
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_d18f9698109d42bfbd6e2586ea56dda5
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Faiz tarihin hemen her döneminde tartışılmış iktisadi bir sorundur. Bu tartışmalarda faizin tanımı ve gerekçesi belirleyici olmuştur. Gerek İslam kaynaklarında gerekse batılı kaynaklarda faizin çok farklı tanımları yapılmıştır. Bu makalede, literatürde yaygın olarak kabul edilen tanımların konuyu tüm açıklığıyla ortaya koyamadığı, bu durumun çağımızdaki birçok faizli işlemin ticaret gibi algılanması ve pazarlanması sonucunu doğurduğu ileri sürülmektedir. Dolaysıyla yeni bir faiz tanımına ihtiyaç duyulduğu açıktır. Bu varsayımdan hareketle faiz için alternatif tanım teklifinde bulunulmaktadır. Riba Kur’an’da sadaka, zekât, karz ve özellikle bey‘ ile mukayeseli şekilde ele alınır ve ribanın yapı itibariyle bu varlık transfer yöntemlerinden farklı olduğu vurgulanır. Kur’an’da ve sünnette kastedilen riba, tarihi süreçte bilinen ve uygulanan ribadır. Ribanın Cahiliye (Kur’an ribası) ve sünnet (fadl) ribası şeklindeki ayrımını isabetli görmüyoruz. Zira nasslarda riba farklı yönleriyle bir bütün olarak ifade edilmektedir. Klasik kaynaklarda riba genelde “muamelede şart koşulan karşılıksız fazlalık” yahut “karşılıksız fazlalığın şart koşulduğu akit” şeklinde hukuki yaklaşımlarla tanımlanmıştır. Her iki tanımda da ribanın eylemsel yönüne değil hukuki bir bakış açısıyla hâsılat, fazlalık, sonuç tarafına vurgu yapılmıştır. Bu durum Batılı literatürde de benzer niteliktedir. Ribanın sadece fazlalığa odaklı hukuksal tarifi işin eylemsel tarafının gözlerden kaçması sonucunu doğurmuştur. Bunun bir neticesi olarak tarihte ve günümüzde çok sayıda işlemin özü itibariyle riba olmasına rağmen farklı ve masum ad ve kılıflarla uygulanması ve böylece insanlığın aldatılması durumu ortaya çıkmıştır. Ribanın etimolojik olarak doğru konumlandırılması, İslam’dan önceki dönemde nasıl kullanıldığı, hangi anlamlara geldiğinin bilinmesi, ayrıca İslam’ın bu kavrama yüklediği farklı anlam ve içeriklerin doğru anlaşılmasının, konunun doğru zemine oturtulmasına katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
Detaylı Başlık Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi

Yazar BAYINDIR,Servet, Bağcı,Okan
Basım Yeri Gaziantep Üniversitesi - Gaziantep Üniversitesi
Konu Interest, Profit
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2149-3979, EISSN: 2651-2718, DOI: 10.52886/ilak.917477
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_d18f9698109d42bfbd6e2586ea56dda5
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Faiz tarihin hemen her döneminde tartışılmış iktisadi bir sorundur. Bu tartışmalarda faizin tanımı ve gerekçesi belirleyici olmuştur. Gerek İslam kaynaklarında gerekse batılı kaynaklarda faizin çok farklı tanımları yapılmıştır. Bu makalede, literatürde yaygın olarak kabul edilen tanımların konuyu tüm açıklığıyla ortaya koyamadığı, bu durumun çağımızdaki birçok faizli işlemin ticaret gibi algılanması ve pazarlanması sonucunu doğurduğu ileri sürülmektedir. Dolaysıyla yeni bir faiz tanımına ihtiyaç duyulduğu açıktır. Bu varsayımdan hareketle faiz için alternatif tanım teklifinde bulunulmaktadır. Riba Kur’an’da sadaka, zekât, karz ve özellikle bey‘ ile mukayeseli şekilde ele alınır ve ribanın yapı itibariyle bu varlık transfer yöntemlerinden farklı olduğu vurgulanır. Kur’an’da ve sünnette kastedilen riba, tarihi süreçte bilinen ve uygulanan ribadır. Ribanın Cahiliye (Kur’an ribası) ve sünnet (fadl) ribası şeklindeki ayrımını isabetli görmüyoruz. Zira nasslarda riba farklı yönleriyle bir bütün olarak ifade edilmektedir. Klasik kaynaklarda riba genelde “muamelede şart koşulan karşılıksız fazlalık” yahut “karşılıksız fazlalığın şart koşulduğu akit” şeklinde hukuki yaklaşımlarla tanımlanmıştır. Her iki tanımda da ribanın eylemsel yönüne değil hukuki bir bakış açısıyla hâsılat, fazlalık, sonuç tarafına vurgu yapılmıştır. Bu durum Batılı literatürde de benzer niteliktedir. Ribanın sadece fazlalığa odaklı hukuksal tarifi işin eylemsel tarafının gözlerden kaçması sonucunu doğurmuştur. Bunun bir neticesi olarak tarihte ve günümüzde çok sayıda işlemin özü itibariyle riba olmasına rağmen farklı ve masum ad ve kılıflarla uygulanması ve böylece insanlığın aldatılması durumu ortaya çıkmıştır. Ribanın etimolojik olarak doğru konumlandırılması, İslam’dan önceki dönemde nasıl kullanıldığı, hangi anlamlara geldiğinin bilinmesi, ayrıca İslam’ın bu kavrama yüklediği farklı anlam ve içeriklerin doğru anlaşılmasının, konunun doğru zemine oturtulmasına katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
Detaylı Başlık Ribanın tarifi konusunda yeni bir yaklaşım önerisi
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.