Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği | Kütüphane.osmanlica.com

Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği

İsim Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği
Yazar Gördük,Yunus Emre, Şimşek,Ahmet
Basım Yeri Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları - Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları
Konu Interpretation
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2148-3264, EISSN: 2148-3264, EISSN: 2687-427X
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_0a406ed994664ce084548d41aa4339b0
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Bu makalede, tefsirde rivâyet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz yapılmıştır. Söz konusu incelemede örnek olarak seçilen garânîk olayı üzerinde yoğunlaşılarak, bunun âyet yorumuna/tefsire nasıl yansıdığıyla ilgili bir takım sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. “Garânîk” ifadesi “uzun boyunlu kuğu kuşları” anlamına gelen bir kelimedir. Bu adla anılan olaya göre, Hz. Peygamber (sas) Necm sûresini okuduğu esnada şeytanın müdahalesine maruz kalarak, istem dışı bir şekilde, “Onlar yüce, uzun boyunlu kuğu kuşlarıdır ve şüphesiz ki onların şefaati umulur.” nitelemesiyle putları övmüştür. Daha sonra Hz. Peygamber (sas) durumdan haberdar edilmiş, ardından da teselli olarak Hac sûresi 52. âyet indirilmiş, böylece şeytanın müdahalesi izale edilmiştir. Müslümanların, İslam’ın temel ilkeleriyle çelişen bu eksendeki rivâyetleri kabul etmeleri mümkün değildir. Zaten söz konusu rivâyetler de ulemâ tarafından sahîh ve makbul sayılmamıştır. Bununla beraber müfessirlerin/müelliflerin bir kısmı garânîk konulu rivâyetlerin naklinde, hatta bunun yaşandığını kabul etmekte bir sakınca görmemiştir. Diğer bir kısım müfessirlerin bunu İslâm’a uygun bir şekilde tevil etmeye çalıştığı görülmektedir. Bazı müfessirler ise rivâyetleri net bir şekilde reddetmiştir. Makalede genel anlamda üç kısma ayrılan bu yorumcuların rivâyetler karşısındaki tutumları ve öne sürdükleri fikirler ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir. Bu meyanda Mukatil b. Süleyman’dan (v. 150/767) günümüze, otuzdan fazla müellifin konuyla ilgili görüşleri ele alınmıştır. Görünen o ki tefsir faaliyetlerinde -sıhhatsiz olsalar bile- rivâyetlerin, yoruma doğrudan yahut dolaylı bir şekilde etki etmesi kaçınılmazdır. Genel tavır bunları sorgulamadan kabul etmek yahut bir şekilde tevil etmeye çalışmak olmuştur. Buna karşın gerektiği zaman aklî ve naklî delillere dayanarak tetkik yapma ve bu tür rivâyetleri reddetme tavrı, görece çok daha az müfessirin uyguladığı bir yöntemdir.
Detaylı Başlık Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği

Yazar Gördük,Yunus Emre, Şimşek,Ahmet
Basım Yeri Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları - Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları
Konu Interpretation
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2148-3264, EISSN: 2148-3264, EISSN: 2687-427X
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_0a406ed994664ce084548d41aa4339b0
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Bu makalede, tefsirde rivâyet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz yapılmıştır. Söz konusu incelemede örnek olarak seçilen garânîk olayı üzerinde yoğunlaşılarak, bunun âyet yorumuna/tefsire nasıl yansıdığıyla ilgili bir takım sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. “Garânîk” ifadesi “uzun boyunlu kuğu kuşları” anlamına gelen bir kelimedir. Bu adla anılan olaya göre, Hz. Peygamber (sas) Necm sûresini okuduğu esnada şeytanın müdahalesine maruz kalarak, istem dışı bir şekilde, “Onlar yüce, uzun boyunlu kuğu kuşlarıdır ve şüphesiz ki onların şefaati umulur.” nitelemesiyle putları övmüştür. Daha sonra Hz. Peygamber (sas) durumdan haberdar edilmiş, ardından da teselli olarak Hac sûresi 52. âyet indirilmiş, böylece şeytanın müdahalesi izale edilmiştir. Müslümanların, İslam’ın temel ilkeleriyle çelişen bu eksendeki rivâyetleri kabul etmeleri mümkün değildir. Zaten söz konusu rivâyetler de ulemâ tarafından sahîh ve makbul sayılmamıştır. Bununla beraber müfessirlerin/müelliflerin bir kısmı garânîk konulu rivâyetlerin naklinde, hatta bunun yaşandığını kabul etmekte bir sakınca görmemiştir. Diğer bir kısım müfessirlerin bunu İslâm’a uygun bir şekilde tevil etmeye çalıştığı görülmektedir. Bazı müfessirler ise rivâyetleri net bir şekilde reddetmiştir. Makalede genel anlamda üç kısma ayrılan bu yorumcuların rivâyetler karşısındaki tutumları ve öne sürdükleri fikirler ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir. Bu meyanda Mukatil b. Süleyman’dan (v. 150/767) günümüze, otuzdan fazla müellifin konuyla ilgili görüşleri ele alınmıştır. Görünen o ki tefsir faaliyetlerinde -sıhhatsiz olsalar bile- rivâyetlerin, yoruma doğrudan yahut dolaylı bir şekilde etki etmesi kaçınılmazdır. Genel tavır bunları sorgulamadan kabul etmek yahut bir şekilde tevil etmeye çalışmak olmuştur. Buna karşın gerektiği zaman aklî ve naklî delillere dayanarak tetkik yapma ve bu tür rivâyetleri reddetme tavrı, görece çok daha az müfessirin uyguladığı bir yöntemdir.
Detaylı Başlık Tefsirde rivayet-yorum ilişkisi üzerine kronolojik bir analiz: Garânîk olayı örneği
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.