İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları | Kütüphane.osmanlica.com

İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları

İsim İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları
Yazar DJEKABA, Nadji
Basım Yeri Duzce University - Duzce University
Konu Islamic law
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2980-2814, EISSN: 2980-2814, DOI: 10.61272/duid.1321207
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_2b43eed257294468a4430cf36522692a
Lokasyon Open Access资源_DOAJ
Notlar Savaş meydanları, öldürme, savaşma ve düşmanı zayıflatma meydanı olmasına rağmen, her eylemin mübah olduğu alanlar değildir. Savaş zamanında işlense bile ceza gerektiren suç olarak sayılabilecek eylemler vardır. Bu eylemler gönümüzde “savaş suçları” olarak isimlendirilmektedir. İslam hukuku, bu şekilde isimlendirmese de, bu kavramın içerdiği mana fıkıh kitaplarının ‘Cihad ve Siyer’ bablarında dağınık bir şekilde zikredilmiştir. İslam hukuku, savaş sırasında birçok eylemi kısıtlamış ve zarûrî durumlar dışında öldürmeye ve çatışmaya izin vermemiştir. Bunu sağlamak için savaş ahlakı sistemi tesis etmesi kapsamında kurallar koymuştur. İslam hukukunun geliştirdiği bu ahlakî kurallar sayesinde savaş kuralları belirlenmiş olup bu kuralları ihlâl edenler cezalandırılabilecektir. İslam hukuku, kalleşlik, zorunlu tehcir ve iskan, sivilleri insan kalkanı olarak kullanmak gibi davranışları yasaklamıştır. Ayrıca savaş sırasında kitle imhâ silahları gibi sivillere ve savaşçı olmayanlara etki edip zarar veren silahların kullanılmasını da yasaklamıştır. Öte yandan, uluslararası toplumun ancak son iki yüzyılda savaşta yapılan askeri eylemleri düzenlemeye çalıştığını ve 1949 tarihli dört Cenevre Sözleşmesi ve bunların 1977 ve 2005 tarihli ek protokolleri ile uluslararası insancıl hukukun yasal sistemini tamamladığını görmekteyiz. على الرغم من أنّ الحرب هي ساحة القتل والقتال والسعي لإضعاف طرف العدوّ فإنّها ليست مكانا وحيّزا لاستحلال أي فعل، بل هناك من الأفعال ما يُعدُّ جريمة يعاقب عليها حتى وإن وقعت في زمن الحرب. تلك الأفعال اصطلح عليها في هذا العصر باسم "جرائم الحرب"، فلم يعرف الفقه الإسلامي هذا الاصطلاح بهذه التسمية، إلا أنَّ مضمون فكرته مبثوث في كتب للفقه في أبواب الجهاد والسير، فقيّدت الشريعة الإسلامية الكثير من الأعمال خلال الحرب، ولم تجز القتل والقتال إلا في مساحة ضيّقة بما يحقّق المصلحة التي قامت من أجلها الحرب وهي إخضاع العدوّ وغلبته، فجعلت لذلك قواعد وضوابط ضمن تقعيدها لأخلاق الحرب. تلك القواعد الأخلاقية التي صبغتها الشريعة الإسلامية بصبغة الإلزام فصارت قواعد شرعية يجب الانضباط بها، ورتّبت جزاء على منتهِكِها، فحرّمت الشريعة استخدام كثير من الوسائل القتالية كالغدر والتهجير واستخدام المدنيين دروعًا بشرية، كما جرّمت استخدام بعض الأسلحة ذات التدمير الشامل أو تلك التي يتعدّى ضررها إلى غير المقاتلين. بمقابل ذلك نجد أنّ المجتمع الدولي لم يبدأ في إصدار الصكوك القانونية التي تنظم الأعمال الحربية والقتالية حتى قرون متأخرة، لتكتمل المنظومة القانونية للقانون الدولي الإنساني باتفاقيات جنيف الأربعة 1949م وبروتوكولاتها الإضافية سنتي 1977 و2005. Although war is the arena of killing, fighting, and striving to weaken the enemy side, it is not a place and a space for the permissibility of any action. Rather, there are some actions that are criminalized and punishable even if they occur in wartime. These actions are termed in this era as "war crimes". Islamic jurisprudence did not know this terminology with this name, except that the content of its idea is spread in books of jurisprudence in the chapters of jihad and walking, so the Islamic law restricted many actions during the war, and it did not allow killing and fighting except in a narrow space in a way that achieves the interest for which the war was established, which is the subjugation of The enemy and its victory, so it made rules and controls within its perpetuation of the morals of war, those ethical rules that the Islamic Sharia dyed with the dye of obligation, so they became legal rules that must be disciplined, and arranged a punishment for their violators, so the Sharia prohibited the use of many combat means such as treachery, displacement, and the use of civilians as human shields, and it also criminalized The use of some weapons of mass destruction or those whose harm exceeds non-combatants. In return, we find that the international community did not begin to issue legal instruments that regulate war and hostilities until centuries ago. Late, to complete the legal system of international humanitarian law with the four Geneva Conventions of 1949 AD and their Additional Protocols of 1977 and 2005.
Detaylı Başlık İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları

Yazar DJEKABA, Nadji
Basım Yeri Duzce University - Duzce University
Konu Islamic law
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 2980-2814, EISSN: 2980-2814, DOI: 10.61272/duid.1321207
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_2b43eed257294468a4430cf36522692a
Lokasyon Open Access资源_DOAJ
Notlar Savaş meydanları, öldürme, savaşma ve düşmanı zayıflatma meydanı olmasına rağmen, her eylemin mübah olduğu alanlar değildir. Savaş zamanında işlense bile ceza gerektiren suç olarak sayılabilecek eylemler vardır. Bu eylemler gönümüzde “savaş suçları” olarak isimlendirilmektedir. İslam hukuku, bu şekilde isimlendirmese de, bu kavramın içerdiği mana fıkıh kitaplarının ‘Cihad ve Siyer’ bablarında dağınık bir şekilde zikredilmiştir. İslam hukuku, savaş sırasında birçok eylemi kısıtlamış ve zarûrî durumlar dışında öldürmeye ve çatışmaya izin vermemiştir. Bunu sağlamak için savaş ahlakı sistemi tesis etmesi kapsamında kurallar koymuştur. İslam hukukunun geliştirdiği bu ahlakî kurallar sayesinde savaş kuralları belirlenmiş olup bu kuralları ihlâl edenler cezalandırılabilecektir. İslam hukuku, kalleşlik, zorunlu tehcir ve iskan, sivilleri insan kalkanı olarak kullanmak gibi davranışları yasaklamıştır. Ayrıca savaş sırasında kitle imhâ silahları gibi sivillere ve savaşçı olmayanlara etki edip zarar veren silahların kullanılmasını da yasaklamıştır. Öte yandan, uluslararası toplumun ancak son iki yüzyılda savaşta yapılan askeri eylemleri düzenlemeye çalıştığını ve 1949 tarihli dört Cenevre Sözleşmesi ve bunların 1977 ve 2005 tarihli ek protokolleri ile uluslararası insancıl hukukun yasal sistemini tamamladığını görmekteyiz. على الرغم من أنّ الحرب هي ساحة القتل والقتال والسعي لإضعاف طرف العدوّ فإنّها ليست مكانا وحيّزا لاستحلال أي فعل، بل هناك من الأفعال ما يُعدُّ جريمة يعاقب عليها حتى وإن وقعت في زمن الحرب. تلك الأفعال اصطلح عليها في هذا العصر باسم "جرائم الحرب"، فلم يعرف الفقه الإسلامي هذا الاصطلاح بهذه التسمية، إلا أنَّ مضمون فكرته مبثوث في كتب للفقه في أبواب الجهاد والسير، فقيّدت الشريعة الإسلامية الكثير من الأعمال خلال الحرب، ولم تجز القتل والقتال إلا في مساحة ضيّقة بما يحقّق المصلحة التي قامت من أجلها الحرب وهي إخضاع العدوّ وغلبته، فجعلت لذلك قواعد وضوابط ضمن تقعيدها لأخلاق الحرب. تلك القواعد الأخلاقية التي صبغتها الشريعة الإسلامية بصبغة الإلزام فصارت قواعد شرعية يجب الانضباط بها، ورتّبت جزاء على منتهِكِها، فحرّمت الشريعة استخدام كثير من الوسائل القتالية كالغدر والتهجير واستخدام المدنيين دروعًا بشرية، كما جرّمت استخدام بعض الأسلحة ذات التدمير الشامل أو تلك التي يتعدّى ضررها إلى غير المقاتلين. بمقابل ذلك نجد أنّ المجتمع الدولي لم يبدأ في إصدار الصكوك القانونية التي تنظم الأعمال الحربية والقتالية حتى قرون متأخرة، لتكتمل المنظومة القانونية للقانون الدولي الإنساني باتفاقيات جنيف الأربعة 1949م وبروتوكولاتها الإضافية سنتي 1977 و2005. Although war is the arena of killing, fighting, and striving to weaken the enemy side, it is not a place and a space for the permissibility of any action. Rather, there are some actions that are criminalized and punishable even if they occur in wartime. These actions are termed in this era as "war crimes". Islamic jurisprudence did not know this terminology with this name, except that the content of its idea is spread in books of jurisprudence in the chapters of jihad and walking, so the Islamic law restricted many actions during the war, and it did not allow killing and fighting except in a narrow space in a way that achieves the interest for which the war was established, which is the subjugation of The enemy and its victory, so it made rules and controls within its perpetuation of the morals of war, those ethical rules that the Islamic Sharia dyed with the dye of obligation, so they became legal rules that must be disciplined, and arranged a punishment for their violators, so the Sharia prohibited the use of many combat means such as treachery, displacement, and the use of civilians as human shields, and it also criminalized The use of some weapons of mass destruction or those whose harm exceeds non-combatants. In return, we find that the international community did not begin to issue legal instruments that regulate war and hostilities until centuries ago. Late, to complete the legal system of international humanitarian law with the four Geneva Conventions of 1949 AD and their Additional Protocols of 1977 and 2005.
Detaylı Başlık İslam Hukuku Kaynakları ve 1949 Cenevre Sözleşmelerine Göre Savaşın Yöntemleri ve Silahları ile İlgili Savaş Suçları
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.