Yazar
Ramazan Hurç
Basım Yeri
Fırat University -
Fırat University
Konu
Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dergisi, 1999-06, Vol.4, p.0-0
Tür
kitap
Dil
Arapça
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 1304-639X, EISSN: 2791-951X
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_2717388a308a427b8446b04e2db663fb
Lokasyon
DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar
Dünya milletler ailesinde Türk milletinin en bariz özelliklerinden birisi de savaşçılığıdır. At üstünde sürekli hayvaniarına otlak arayan göçebe Türkler, vatanlarını da bu vesileyle sürekli değiştirmişlerdir. Öyle ki Viyana önlerine kadar giderek nal şakırtılarını A vrupalılara dinletmişlerdir. Avrupa hakimiyeti pek uzun sürmemişti. Kanuni Sultan Süleyman' dan sonra mevzi galibiyetler bir kenara bırakılacak olursa sürekli toprak kayıplan olmuştur. Özellikle XX. Yüzyılın başında Trablusgarp ve Balkanların kaybıyla toprak kaybı hat safhaya ulaşmıştır. Emperyalist devletler, hasta adamdan bir parça et koparmak için birbirleriyle kıyasıya yanşmışlar. Türk'ü Anadolu'dan atmak, güzelim İstanbul'u Boğaztarla perçinleyerek kendi haris emellerine ulaşmak için sinsi planlarını uygulamaya koyulmuşlardır. ''İstanhul'a sahip olan dünyaya sahip olur "1 mantığıyla hareket ederek, daha az masraf ve daha kısa yolla Çanakkale Boğazından geçmeyi tasarladılar. Balkanlarda yerine göre tek kurşun bile patıatmadan Anadolu 'ya kaçan Türklerin bir daha önlerinde tutunamayacaklarııu saıunışlardı. Fakat sandıklan gibi olmadı. Türk'ü çelikleştiren ruh önünde eğilmişlerdir. Cemal Kutay'ın dediği gibi Çanakkale 'de Türk müdafaası; "maddenin ve tekniğin, ruh ve kahramanlık önünde, hakikaten dize geldiği yerdir
Detaylı Başlık
ÇANAKKALE SAVAŞLARININ MANEvi YÖNÜ