KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF | Kütüphane.osmanlica.com

KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF

İsim KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF
Yazar Ayşe Mine Akar
Basım Yeri Diyanet İşleri Başkanlığı - Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu Diyanet ilmi dergi, 2021-12, Vol.57 (4), p.1187-1216
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.1011430
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_163860ee7c0140bebbb3395198b6223d
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Tasavvuf, meşrûiyetini Hz. Peygamber’in hayatından alır çünkü onun hayat tarzında iki husus çok belirgindir: Zâhidâne bir yaşam ve farzlarla yetinmeme. Tasavvuf tarihi açısından bakıldığında, Hz. Peygamber’i de içine alan hicrî ilk iki asır zühd dönemi adıyla anılır. Üçüncü yüzyıla gelindiğinde ise, tasavvuf karşıtlarının sistematik biçimde sûfîlere yönelik eleştiri ve baskıları görülmektedir. Bunun -tasavvufî ifadeyle- hayırlı sonucu, tasavvufun meşrû bir ilim olduğunu muhaliflere anlatma gayesi güden dört ve beşinci yüzyıllarda yazılmış tasavvuf klasikleridir. Bu eserlerde iki husus dikkat çekicidir: Birincisi, eserlerin zikrettiğimiz yazılış amacı; ikincisi ise, tasavvuf terminolojisini oluşturan kelimelerin naslardan istinbat edildiğinin ortaya konulmuş olmasıdır. Bu dönemde yer almayan iki kavram ise, felsefî dönem tasavvufunda ve özellikle İbnü’l-Arabî’nin metafiziğinde büyük bir yer tutmuş olan hakîkat-i Muhammediyye ve insan-ı kâmil kavramlarıdır. Bu kavramlardan birincisi, yaratılışın nasıl olduğunu açıklarken; diğeri de yaratılış amacını izâh etmektedir. Her iki kavramın ortak özelliği ise, Hz. Peygamber’in ontolojik konumundan doğmuş olmasıdır.
Detaylı Başlık KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF

Yazar Ayşe Mine Akar
Basım Yeri Diyanet İşleri Başkanlığı - Diyanet İşleri Başkanlığı
Konu Diyanet ilmi dergi, 2021-12, Vol.57 (4), p.1187-1216
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1300-8498, DOI: 10.61304/did.1011430
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_163860ee7c0140bebbb3395198b6223d
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Tasavvuf, meşrûiyetini Hz. Peygamber’in hayatından alır çünkü onun hayat tarzında iki husus çok belirgindir: Zâhidâne bir yaşam ve farzlarla yetinmeme. Tasavvuf tarihi açısından bakıldığında, Hz. Peygamber’i de içine alan hicrî ilk iki asır zühd dönemi adıyla anılır. Üçüncü yüzyıla gelindiğinde ise, tasavvuf karşıtlarının sistematik biçimde sûfîlere yönelik eleştiri ve baskıları görülmektedir. Bunun -tasavvufî ifadeyle- hayırlı sonucu, tasavvufun meşrû bir ilim olduğunu muhaliflere anlatma gayesi güden dört ve beşinci yüzyıllarda yazılmış tasavvuf klasikleridir. Bu eserlerde iki husus dikkat çekicidir: Birincisi, eserlerin zikrettiğimiz yazılış amacı; ikincisi ise, tasavvuf terminolojisini oluşturan kelimelerin naslardan istinbat edildiğinin ortaya konulmuş olmasıdır. Bu dönemde yer almayan iki kavram ise, felsefî dönem tasavvufunda ve özellikle İbnü’l-Arabî’nin metafiziğinde büyük bir yer tutmuş olan hakîkat-i Muhammediyye ve insan-ı kâmil kavramlarıdır. Bu kavramlardan birincisi, yaratılışın nasıl olduğunu açıklarken; diğeri de yaratılış amacını izâh etmektedir. Her iki kavramın ortak özelliği ise, Hz. Peygamber’in ontolojik konumundan doğmuş olmasıdır.
Detaylı Başlık KUR’ÂN VE SÜNNETE BAĞLILIĞI AÇISINDAN TASAVVUF
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.