مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن | Kütüphane.osmanlica.com

مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن
(مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن)

İsim مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن
İsim Orijinal مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن
Yazar Acar,Yusuf, Demir,Abdullah
Basım Yeri Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi - Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Konu Cumhuriyet ilahiyat dergisi, 2021, Vol.25 (3), p.1341-1358
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2528-987X, DOI: 10.18505/cuid.989336
Kayıt Numarası cdi_idealonline_journals_IDEAL_159965
Lokasyon DOAJ (Directory of Open Access Journals), ProQuest Central
Notlar Tarihteki bir olaydan, durumdan veya şahıstan haber verdiğine göre her bir rivayetin ya da metnin hem teşekkülüne hem de bize kadar gelişine ışık tutan bir tarihi vardır ki bu tarihin aydınlatılması en az muhteva tahlili kadar önemlidir. Bunun için de bir haberin hem yer aldığı kaynağın herhangi bir dış müdahaleye maruz kalmadan müellif tarafından oluşturulduğu şe-kilde günümüze kadar gelip gelmediğinin tetkiki hem de rivayetin isnad-metin bütünlüğü içe-risinde güvenirlik ve delalet yönüyle incelenmesi gerekmektedir. O halde metin tenkidi deni-lince hem kaynak eserin tahkiki/Scholarly editing hem de rivayetin isnad ve metin yönüyle sıhhat araştırmasının yapılarak şerh edilmesini kapsayan bir tenkid anlayışı/Literary Criti-cism (nakdu’l-isnâd ve’l-metn) akla gelmelidir. Standart bir yöntemin takip edilememesi, ye-tinilen nüsha sayısının azlığı ve/veya nüshaların tarih itibariyle müellife olan uzaklıkları, ti-cari kaygılar gibi sebeplerle görece tahkik edilerek yayımlanan pek çok klasik kaynak yeniden tahkikli neşrine ihtiyaç duyulacak kadar hatalar barındırmaktadır. Onlardan birisi de İbn Hibbân’ın (öl. 354/965) el-Mecrûhîn adlı eseridir. Güvenirliklerine göre râvîleri iki gruba ayı-ran ve kendi kanaatine göre zayıf gördüklerini el-Mecrûhîn isimli eserinde toplayan İbn Hibbân listenin başına Ebû Hanîfe’yi (öl. 150/767) yerleştirmiştir. Önce Sahibu’r-rey, köle çocuğu, cedelci, takiyyeci, hadis bilgisi kıt, bid’atçi ve propagandist bir Mürciî, imamlar tara-fından yerilen bir râvî şeklinde Ebû Hanîfe’yi cerh etmiş ve arkasından da bu iddialarını selef alimlerden yaptığı isnadlı otuz civarında rivayetle gerekçelendirmeye çalışmıştır. Bu haber-ler, büyük oranda ilmî temelli olan Evzâʿî (öl. 157/774), İbn Ebî Leylâ (öl. 148/765) ve İbn Ebî Şeybe (öl. 235/849) gibi alimlerin Ebû Hanîfe ve ekolüyle olan tartışmalarından ve ten-kitlerinden tamamen farklıdır. Çünkü İbn Hibbân’ın derlediği bu haberler, tamamen Ebû Hanîfe’nin şahsına ve güvenirliğine yönelik hakaret içerikli ve polemik türü rivayetlerdir. Daha sonraki dönemlere kaynaklık etmesi bakımından bu haberlerin rivayet teknikleri açı-sından tetkik ve tenkidinin yapılması önem arz etmektedir. Hacim ve konum itibariyle hadis ilimlerinin önemli bir kısmını oluşturan cerh-taʿdîl edebiyatının önde gelen eserlerinden el-Mecrûhîn’de yer alan bir rivayetin tarihi pek çok açıdan dikkat çekicidir. Bu rivayette Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit b. Zûtâ b. Mâh’ın “Bir adam Allah’a yakınlaşmak maksadıyla şu katıra kulluk etse, bunda bir beis görmem” dediği aktarılmaktadır. Yaptığımız incelemeye göre bu haberin senedindeki İbn Ebî Müshir meçhûl, Mahfûz b. Ebî Sevbe şeklinde yazılan ama doğ-rusu Tevbe olan ravi metrûk, Ahmed b. el-Velîd el-Mahramî el-Kerhî zayıf, kaynak kişi duru-mundaki Yahyâ b. Hamza ise münkeru’l-hadis nitelikli kişilerden rivayetler yapan kaderî ama sika bir ravidir. Saîd b. Abdilazîz’e gelince onun haberin tehammül ve edasıyla hiçbir alakası yoktur. Ayrıca senedde inkıta da söz konusudur. Her şeyden önce konusu ve maksadı tama-men ravi incelemesi olan el-Mecrûhîn gibi bir temel eserden beklenen, içerisindeki haberlerin en azından isnad yönüyle makbul olmalarıdır. Dolayısıyla mezkûr haber, senedi itibariyle de-lil alınamayacak derecede zayıftır. Fesevî (öl. 277/890) gibi daha erken dönem kaynakla-rında da yer alan bahis konusu haber hem sened hem de metin açısından değerlendirildi-ğinde, hicrî ikinci asrın ikinci yarısındaki hararetli tartışmaların başında gelen ircâ konusu etrafında Dimeşk’ta Ebû Hanîfe aleyhinde dedikodu şeklinde dolaşımda olan bir ifadenin is-nad açısından semaʿa dönüşmesi ve metin yönüyle de/ النعل ayakkabı-nalın kelimesinin البغل/ katır’a tahvili söz konusudur. Haberin senedinin zayıf olması bir tarafa, rivayette haberin tehammül ve edasıyla hiç alakası olmayan Saîd b. Abdilazîz hem de sema sigasıyla haberin ravisi/kaynağı haline getirilmiştir . Bütün bunların müstensihlerin tashifinden ve tahrifinden kaynaklanmış olabileceğini var saymak indirgemeci ve fazla optimist bir yaklaşım olur. Ele aldığımız rivayet, ehl-i hadis ile ehl-i re’y arasındaki fikir çatışmasının rivayetlere etkisini gös-termesi bakımından tipik bir örnektir. Ama tek örnek değildir.
Detaylı Başlık مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن
Kaynağa git Mektup Kütüphanesi Leitir Library
Leitir Library Mektup Kütüphanesi
Kaynağa git

مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن

(مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن)
Yazar Acar,Yusuf, Demir,Abdullah
Basım Yeri Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi - Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Konu Cumhuriyet ilahiyat dergisi, 2021, Vol.25 (3), p.1341-1358
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Mektup Kütüphanesi
Demirbaş Numarası EISSN: 2528-987X, DOI: 10.18505/cuid.989336
Kayıt Numarası cdi_idealonline_journals_IDEAL_159965
Lokasyon DOAJ (Directory of Open Access Journals), ProQuest Central
Notlar Tarihteki bir olaydan, durumdan veya şahıstan haber verdiğine göre her bir rivayetin ya da metnin hem teşekkülüne hem de bize kadar gelişine ışık tutan bir tarihi vardır ki bu tarihin aydınlatılması en az muhteva tahlili kadar önemlidir. Bunun için de bir haberin hem yer aldığı kaynağın herhangi bir dış müdahaleye maruz kalmadan müellif tarafından oluşturulduğu şe-kilde günümüze kadar gelip gelmediğinin tetkiki hem de rivayetin isnad-metin bütünlüğü içe-risinde güvenirlik ve delalet yönüyle incelenmesi gerekmektedir. O halde metin tenkidi deni-lince hem kaynak eserin tahkiki/Scholarly editing hem de rivayetin isnad ve metin yönüyle sıhhat araştırmasının yapılarak şerh edilmesini kapsayan bir tenkid anlayışı/Literary Criti-cism (nakdu’l-isnâd ve’l-metn) akla gelmelidir. Standart bir yöntemin takip edilememesi, ye-tinilen nüsha sayısının azlığı ve/veya nüshaların tarih itibariyle müellife olan uzaklıkları, ti-cari kaygılar gibi sebeplerle görece tahkik edilerek yayımlanan pek çok klasik kaynak yeniden tahkikli neşrine ihtiyaç duyulacak kadar hatalar barındırmaktadır. Onlardan birisi de İbn Hibbân’ın (öl. 354/965) el-Mecrûhîn adlı eseridir. Güvenirliklerine göre râvîleri iki gruba ayı-ran ve kendi kanaatine göre zayıf gördüklerini el-Mecrûhîn isimli eserinde toplayan İbn Hibbân listenin başına Ebû Hanîfe’yi (öl. 150/767) yerleştirmiştir. Önce Sahibu’r-rey, köle çocuğu, cedelci, takiyyeci, hadis bilgisi kıt, bid’atçi ve propagandist bir Mürciî, imamlar tara-fından yerilen bir râvî şeklinde Ebû Hanîfe’yi cerh etmiş ve arkasından da bu iddialarını selef alimlerden yaptığı isnadlı otuz civarında rivayetle gerekçelendirmeye çalışmıştır. Bu haber-ler, büyük oranda ilmî temelli olan Evzâʿî (öl. 157/774), İbn Ebî Leylâ (öl. 148/765) ve İbn Ebî Şeybe (öl. 235/849) gibi alimlerin Ebû Hanîfe ve ekolüyle olan tartışmalarından ve ten-kitlerinden tamamen farklıdır. Çünkü İbn Hibbân’ın derlediği bu haberler, tamamen Ebû Hanîfe’nin şahsına ve güvenirliğine yönelik hakaret içerikli ve polemik türü rivayetlerdir. Daha sonraki dönemlere kaynaklık etmesi bakımından bu haberlerin rivayet teknikleri açı-sından tetkik ve tenkidinin yapılması önem arz etmektedir. Hacim ve konum itibariyle hadis ilimlerinin önemli bir kısmını oluşturan cerh-taʿdîl edebiyatının önde gelen eserlerinden el-Mecrûhîn’de yer alan bir rivayetin tarihi pek çok açıdan dikkat çekicidir. Bu rivayette Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit b. Zûtâ b. Mâh’ın “Bir adam Allah’a yakınlaşmak maksadıyla şu katıra kulluk etse, bunda bir beis görmem” dediği aktarılmaktadır. Yaptığımız incelemeye göre bu haberin senedindeki İbn Ebî Müshir meçhûl, Mahfûz b. Ebî Sevbe şeklinde yazılan ama doğ-rusu Tevbe olan ravi metrûk, Ahmed b. el-Velîd el-Mahramî el-Kerhî zayıf, kaynak kişi duru-mundaki Yahyâ b. Hamza ise münkeru’l-hadis nitelikli kişilerden rivayetler yapan kaderî ama sika bir ravidir. Saîd b. Abdilazîz’e gelince onun haberin tehammül ve edasıyla hiçbir alakası yoktur. Ayrıca senedde inkıta da söz konusudur. Her şeyden önce konusu ve maksadı tama-men ravi incelemesi olan el-Mecrûhîn gibi bir temel eserden beklenen, içerisindeki haberlerin en azından isnad yönüyle makbul olmalarıdır. Dolayısıyla mezkûr haber, senedi itibariyle de-lil alınamayacak derecede zayıftır. Fesevî (öl. 277/890) gibi daha erken dönem kaynakla-rında da yer alan bahis konusu haber hem sened hem de metin açısından değerlendirildi-ğinde, hicrî ikinci asrın ikinci yarısındaki hararetli tartışmaların başında gelen ircâ konusu etrafında Dimeşk’ta Ebû Hanîfe aleyhinde dedikodu şeklinde dolaşımda olan bir ifadenin is-nad açısından semaʿa dönüşmesi ve metin yönüyle de/ النعل ayakkabı-nalın kelimesinin البغل/ katır’a tahvili söz konusudur. Haberin senedinin zayıf olması bir tarafa, rivayette haberin tehammül ve edasıyla hiç alakası olmayan Saîd b. Abdilazîz hem de sema sigasıyla haberin ravisi/kaynağı haline getirilmiştir . Bütün bunların müstensihlerin tashifinden ve tahrifinden kaynaklanmış olabileceğini var saymak indirgemeci ve fazla optimist bir yaklaşım olur. Ele aldığımız rivayet, ehl-i hadis ile ehl-i re’y arasındaki fikir çatışmasının rivayetlere etkisini gös-termesi bakımından tipik bir örnektir. Ama tek örnek değildir.
Detaylı Başlık مغامرة رواية تحوّل فيها النعل الى البغل في سياق أهمية التحقيق ونقد المتن
Leitir Library
Mektup Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.