Avize / Chandelier | Kütüphane.osmanlica.com

Avize / Chandelier

İsim Avize / Chandelier
Basım Tarihi: 19. yüzyıl / 19th century
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 160 x 150 cm; Kırk sekiz kollu / Forty-eight branches
Kütüphane: Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 400-0032
Kayıt Numarası 400-0032
Tarih 19. yüzyıl / 19th century
Notlar Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan Batılılaşma hareketi, devlet kurumlarının yanı sıra sosyal hayatı da etkilemiş, Avrupai tarzda inşa edilen binaların iç mekân tasarımının da bu doğrultuda gelişmesine sebep olmuştur. İç mekânların dikkat çekici parçalarından olan aydınlatma unsurları da bu dönemde, Fransa ve İngiltere ile yoğunlaşan ticari ilişkiler sonucunda, bu ülkelerin kristal üreticilerinden ürünler alınmış, onların benimsediği üsluplarda tasarımlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde saklanan belge ve çizimler, Dolmabahçe ve Beylerbeyi saraylarında bulunan çok sayıda kristal avizenin Sultan Abdülaziz (salt. 1861-1876) döneminde meşhur Fransız Baccarat Kristal Fabrikası’na sipariş edilmiş olabilece ğine dair ipuçları içermektedir. Söz konusu avizelerin tümünde menşelerine dair bir mühür veya imza bulunamasa da, renkli kristal avizelerin birçoğunda “BACCARAT” yazısına ulaşılmıştır. İmparator III. Napolyon’un Sultan Abdülaziz’i şeref konuğu olarak davet ettiği 1867 Uluslararası Paris Sergisi’nde büyük ilgi gören ve pek çok madalya alan görkemli Baccarat avizeleri, Avrupa’da olduğu gibi Osmanlı saraylarında da gücün ve zenginliğin göstergesi olmuştur. SSM Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu’nda yer alan ve Atlı Köşk’teki Giriş Salonu’nda bulunan bu avize, Mavi Oda’daki 400-0065 envanter numaralı avizenin daha fazla kollu bir örneğidir. Yakut kırmızısı ve zümrüt yeşili kristal süslemelere sahip bu iki avize, Beylerbeyi Sarayı’ndaki Havuzlu Salon’da bulunan Baccarat kristal avizeleriyle birçok bakımdan benzerlik gösterir. Kollarına sonradan eklenmiş olan kablolar, avizenin 19. yüzyılda mum ışığıyla aydınlatma sağlamak üzere üretildiğini ve sonradan elektrikli aydınlatmaya uyum sağlamak üzere dönüştürülmüş olabileceğini düşündürmektedir. Üç kademeli avizenin ana tabağı, merkezden ışınsal biçimde yayılan kesme kristal çubuklardan oluşur. Kenarı çiçeklerle çevrili tabaktan, kesme yüzeylere sahip, kıvrık 32 kol yükselir. Her bir kolun ucunda, altın yaldızla konturlanmış lale formunda kırmızı birer mumluk ve yaprak motifleriyle süslü birer küçük beyaz tabak bulunur. Tabakların kenarları, avizenin ışığını artıran, damla formunda kristal sarkıtlarla çevrilidir. Mumlukları taçlandıran, kenarları dilimli kristal fanuslara bitkisel desenler işlenmiştir. Kolların ucunda, lale formunda birer sarkıt yer alır. Bu sarkıtlar, beyaz zemin üzerine altın yaldızla konturlanmış yonca desenleriyle süslenmiştir. Sarkıtların iç yüzeyleri zümrüt yeşilidir. Avizenin orta kademesinde, altın yaldız bordürlü yonca desenleriyle bezenmiş, kenarları dilimli beyaz bir çanaktan 16 kristal kol yükselir. Alt kademedeki tabağın etrafındaki stilize çiçek formundaki süsler, bu çanağın etrafında tekrarlanmıştır. Kolların ucundaki mumluklar ve küçük tabaklar, bir alt kademedekilerle birebir aynıdır fakat lale formunda sarkıtları bulunmamaktadır. Avizenin üst kademesinde, orta kademedeki çanağın daha küçük bir örneği bulunur. Çanağın içinden boynuz tipi dekoratif kollar yükselmektedir. Bu kolların uçlarında, yeşil yoncalarla süslenmiş lale formunda sarkıtlar yer alır. Avize, ışınsal olarak düzenlenmiş kesme kristal çubuklardan oluşan bir tepelik ile taçlandırılmıştır. --- The process of Westernisation within the Ottoman Empire that accelerated in the latter half of the nineteenth century impacted not only state institutions but also social life, influencing the interior design of buildings constructed in the European style. Among the most luxurious decorative elements, lighting fixtures were particularly affected by the intensified commercial relations with France and England. Products were sourced from crystal manufacturers in these countries, and new designs were made reflecting the styles they popularised. Documents and sketches preserved in the COA Ottoman State Archives suggest that many crystal chandeliers in the Dolmabahçe and Beylerbeyi palaces may have been commissioned from the renowned French Baccarat Crystal Factory under Sultan Abdülaziz (reign 1861-1876). While these chandeliers generally lack seals or signatures indicating their origin, many coloured crystal examples have been found to bear the inscription ‘BACCARAT’. The opulent Baccarat chandeliers, which garnered attention and won numerous awards at the 1867 International Exhibition in Paris – to which Sultan Abdülaziz was invited as Emperor Napoleon III’s guest of honour – became symbols of power and wealth in both European and Ottoman palaces. This chandelier in the SSM Furniture and Decorative Arts Collection, located in the Entrance Hall of the Atlı Köşk, is a more elaborate version of the piece in the Blue Room (inv. no. 400-0065). Both chandeliers, featuring red and green crystal decorations, closely resemble the Baccarat crystal chandeliers in the Fountain Hall of the Beylerbeyi Palace. The cables later added to the branches suggest that the chandelier, originally designed for candlelight in the nineteenth century, was subsequently adapted for electric lighting. The three-tiered chandelier's main plate consists of cut crystal rods radiating outwards from the center. From the plate, edged with floral designs, thirty-two gracefully curved arms with faceted surfaces rise. At the end of each arm is a red, tulip-shaped candlestick holder outlined in gold, accompanied by a small white dish adorned with leaf motifs. The edges of the dishes are surrounded by drop-shaped crystal pendants that enhance the chandelier’s illumination. Crystal shades with scalloped edges and incised vegetal patterns crown the candlestick holders. Each arm also supports a pendant in the form of a tulip, decorated with gold-bordered clover motifs on a white background. The inner surfaces of the pendants are green. On the middle tier, sixteen crystal branches rise from a white bowl with scalloped edges, decorated with gold-bordered clover motifs. The stylized floral ornaments surrounding the plate on the lower tier are repeated around this bowl. The candleholders and small dishes at the ends of the branches are identical to those on the lower tier, though these do not feature tulip-shaped pendants. The upper tier of the chandelier features a smaller version of the bowl on the middle tier. Decorative horn-shaped branches rise from the bowl, with tulip-shaped pendants adorned with green clovers hanging from their ends. The chandelier is crowned with a finial composed of radiating cut crystal rods.
Dönem Fransız / French; Baccarat tarzı / Baccarat style
Teknik Kristal ve altın yaldız / Crystal and gilt
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Kaynağa git Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Kaynağa git

Avize / Chandelier

Basım Tarihi 19. yüzyıl / 19th century
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar 160 x 150 cm; Kırk sekiz kollu / Forty-eight branches
Kütüphane Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Demirbaş Numarası 400-0032
Kayıt Numarası 400-0032
Tarih 19. yüzyıl / 19th century
Notlar Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan Batılılaşma hareketi, devlet kurumlarının yanı sıra sosyal hayatı da etkilemiş, Avrupai tarzda inşa edilen binaların iç mekân tasarımının da bu doğrultuda gelişmesine sebep olmuştur. İç mekânların dikkat çekici parçalarından olan aydınlatma unsurları da bu dönemde, Fransa ve İngiltere ile yoğunlaşan ticari ilişkiler sonucunda, bu ülkelerin kristal üreticilerinden ürünler alınmış, onların benimsediği üsluplarda tasarımlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde saklanan belge ve çizimler, Dolmabahçe ve Beylerbeyi saraylarında bulunan çok sayıda kristal avizenin Sultan Abdülaziz (salt. 1861-1876) döneminde meşhur Fransız Baccarat Kristal Fabrikası’na sipariş edilmiş olabilece ğine dair ipuçları içermektedir. Söz konusu avizelerin tümünde menşelerine dair bir mühür veya imza bulunamasa da, renkli kristal avizelerin birçoğunda “BACCARAT” yazısına ulaşılmıştır. İmparator III. Napolyon’un Sultan Abdülaziz’i şeref konuğu olarak davet ettiği 1867 Uluslararası Paris Sergisi’nde büyük ilgi gören ve pek çok madalya alan görkemli Baccarat avizeleri, Avrupa’da olduğu gibi Osmanlı saraylarında da gücün ve zenginliğin göstergesi olmuştur. SSM Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu’nda yer alan ve Atlı Köşk’teki Giriş Salonu’nda bulunan bu avize, Mavi Oda’daki 400-0065 envanter numaralı avizenin daha fazla kollu bir örneğidir. Yakut kırmızısı ve zümrüt yeşili kristal süslemelere sahip bu iki avize, Beylerbeyi Sarayı’ndaki Havuzlu Salon’da bulunan Baccarat kristal avizeleriyle birçok bakımdan benzerlik gösterir. Kollarına sonradan eklenmiş olan kablolar, avizenin 19. yüzyılda mum ışığıyla aydınlatma sağlamak üzere üretildiğini ve sonradan elektrikli aydınlatmaya uyum sağlamak üzere dönüştürülmüş olabileceğini düşündürmektedir. Üç kademeli avizenin ana tabağı, merkezden ışınsal biçimde yayılan kesme kristal çubuklardan oluşur. Kenarı çiçeklerle çevrili tabaktan, kesme yüzeylere sahip, kıvrık 32 kol yükselir. Her bir kolun ucunda, altın yaldızla konturlanmış lale formunda kırmızı birer mumluk ve yaprak motifleriyle süslü birer küçük beyaz tabak bulunur. Tabakların kenarları, avizenin ışığını artıran, damla formunda kristal sarkıtlarla çevrilidir. Mumlukları taçlandıran, kenarları dilimli kristal fanuslara bitkisel desenler işlenmiştir. Kolların ucunda, lale formunda birer sarkıt yer alır. Bu sarkıtlar, beyaz zemin üzerine altın yaldızla konturlanmış yonca desenleriyle süslenmiştir. Sarkıtların iç yüzeyleri zümrüt yeşilidir. Avizenin orta kademesinde, altın yaldız bordürlü yonca desenleriyle bezenmiş, kenarları dilimli beyaz bir çanaktan 16 kristal kol yükselir. Alt kademedeki tabağın etrafındaki stilize çiçek formundaki süsler, bu çanağın etrafında tekrarlanmıştır. Kolların ucundaki mumluklar ve küçük tabaklar, bir alt kademedekilerle birebir aynıdır fakat lale formunda sarkıtları bulunmamaktadır. Avizenin üst kademesinde, orta kademedeki çanağın daha küçük bir örneği bulunur. Çanağın içinden boynuz tipi dekoratif kollar yükselmektedir. Bu kolların uçlarında, yeşil yoncalarla süslenmiş lale formunda sarkıtlar yer alır. Avize, ışınsal olarak düzenlenmiş kesme kristal çubuklardan oluşan bir tepelik ile taçlandırılmıştır. --- The process of Westernisation within the Ottoman Empire that accelerated in the latter half of the nineteenth century impacted not only state institutions but also social life, influencing the interior design of buildings constructed in the European style. Among the most luxurious decorative elements, lighting fixtures were particularly affected by the intensified commercial relations with France and England. Products were sourced from crystal manufacturers in these countries, and new designs were made reflecting the styles they popularised. Documents and sketches preserved in the COA Ottoman State Archives suggest that many crystal chandeliers in the Dolmabahçe and Beylerbeyi palaces may have been commissioned from the renowned French Baccarat Crystal Factory under Sultan Abdülaziz (reign 1861-1876). While these chandeliers generally lack seals or signatures indicating their origin, many coloured crystal examples have been found to bear the inscription ‘BACCARAT’. The opulent Baccarat chandeliers, which garnered attention and won numerous awards at the 1867 International Exhibition in Paris – to which Sultan Abdülaziz was invited as Emperor Napoleon III’s guest of honour – became symbols of power and wealth in both European and Ottoman palaces. This chandelier in the SSM Furniture and Decorative Arts Collection, located in the Entrance Hall of the Atlı Köşk, is a more elaborate version of the piece in the Blue Room (inv. no. 400-0065). Both chandeliers, featuring red and green crystal decorations, closely resemble the Baccarat crystal chandeliers in the Fountain Hall of the Beylerbeyi Palace. The cables later added to the branches suggest that the chandelier, originally designed for candlelight in the nineteenth century, was subsequently adapted for electric lighting. The three-tiered chandelier's main plate consists of cut crystal rods radiating outwards from the center. From the plate, edged with floral designs, thirty-two gracefully curved arms with faceted surfaces rise. At the end of each arm is a red, tulip-shaped candlestick holder outlined in gold, accompanied by a small white dish adorned with leaf motifs. The edges of the dishes are surrounded by drop-shaped crystal pendants that enhance the chandelier’s illumination. Crystal shades with scalloped edges and incised vegetal patterns crown the candlestick holders. Each arm also supports a pendant in the form of a tulip, decorated with gold-bordered clover motifs on a white background. The inner surfaces of the pendants are green. On the middle tier, sixteen crystal branches rise from a white bowl with scalloped edges, decorated with gold-bordered clover motifs. The stylized floral ornaments surrounding the plate on the lower tier are repeated around this bowl. The candleholders and small dishes at the ends of the branches are identical to those on the lower tier, though these do not feature tulip-shaped pendants. The upper tier of the chandelier features a smaller version of the bowl on the middle tier. Decorative horn-shaped branches rise from the bowl, with tulip-shaped pendants adorned with green clovers hanging from their ends. The chandelier is crowned with a finial composed of radiating cut crystal rods.
Dönem Fransız / French; Baccarat tarzı / Baccarat style
Teknik Kristal ve altın yaldız / Crystal and gilt
Telif Hakkı © Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi. Tüm hakları saklıdır. / © Sabancı University Sakıp Sabancı Museum. All rights reserved.
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum
Sabancı University Sakıp Sabancı Museum yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.