1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının bir sembolü olarak Petersburg’taki “Türk hamamı” | Kütüphane.osmanlica.com

1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının bir sembolü olarak Petersburg’taki “Türk hamamı”

İsim 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının bir sembolü olarak Petersburg’taki “Türk hamamı”
Yazar Tanık,Saliha, Yetkin,Gülhanım Bihter, Doğan,Recai
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1301-966X, EISSN: 2602-2435, DOI: 10.15745/da.897219
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_a855c294a4f9434a9ada6d56b24bb13a
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Eskiçağlardan itibaren yıkanmaya verilen önem neticesinde ortaya çıkan ve sözlükteki karşılığı “yıkanacak yer” olan hamam yapıları, Roma ve Bizans dönemlerinde oluşturulan üslupla devamlılığını sağlamıştır. Roma ve Bizans dönemi hamam geleneği üzerinde şekillenen Türk hamamları, zamanla özellikle İslamiyetin kabulünün ardından kendisine özgü bir biçim kazanır. İslamiyet’in getirdiği inanç ve davranış farklılıkları ile Türk hamam yapısında oluşan önemli değişikliklerin, Osmanlı döneminde plan tipolojisinde gerçekleştirilen yeni düzenlemelerle ortaya çıktığı görülmektedir. Osmanlı’da, bu yapılara muhtelif işlevler yüklenir ve hamamlar genel anlamıyla gelir sağlamak amacıyla yapılır. 1828-1829 yıllarında vuku bulan Osmanlı-Rus savaşından sonra Rus Çarı Nikolay’ın kendi siyasi amaçları için bir mesaj mahiyetinde inşa ettirdiği “Türk Hamamı” bahsi geçen Osmanlı hamamlarından izler taşımaktadır. Çarın, Yekaterinburg parkında inşa edilmesi emrini verdiği hamam, önemli Rus mimarı Monigetti’nin üzerinde titizlikle durduğu projesinin bir ürünü olur. Söz konusu yapı, Osmanlı hamam teşekkülünden farklılıklar gösterse de işlev ve süsleme detayları bakımından benzer özellikler barındırır. Fakat, çalışmamıza konu olan eserin yanındaki minare formuyla dış görün tüsü Türk Cami mimarisini andırmaktadır. Süsleme özellikleri bakımından ise yapıya doğuya özgü arabesk bir bezeme anlayışı hakimdir. Nitekim bu çalışmada amacımız, Rus topraklarında ve bütünüyle Rus bakış açısıyla inşa edilen bir Türk yapısının öncelikle öz kültüründeki özelliklerini anlatmak, ardından her iki konstrüksiyon arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır.
Görüntüle Dini araştırmalar, 2021-06, Vol.24 (60), p.181-200
Kaynağa git Danimarka Kraliyet Kütüphanesi Royal Danish Library
Royal Danish Library Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Kaynağa git

1828-1829 Osmanlı-Rus savaşının bir sembolü olarak Petersburg’taki “Türk hamamı”

Yazar Tanık,Saliha, Yetkin,Gülhanım Bihter, Doğan,Recai
Tür Kitap
Dil ara,tur
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Demirbaş Numarası ISSN: 1301-966X, EISSN: 2602-2435, DOI: 10.15745/da.897219
Kayıt Numarası cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_a855c294a4f9434a9ada6d56b24bb13a
Lokasyon DOAJ Directory of Open Access Journals
Notlar Eskiçağlardan itibaren yıkanmaya verilen önem neticesinde ortaya çıkan ve sözlükteki karşılığı “yıkanacak yer” olan hamam yapıları, Roma ve Bizans dönemlerinde oluşturulan üslupla devamlılığını sağlamıştır. Roma ve Bizans dönemi hamam geleneği üzerinde şekillenen Türk hamamları, zamanla özellikle İslamiyetin kabulünün ardından kendisine özgü bir biçim kazanır. İslamiyet’in getirdiği inanç ve davranış farklılıkları ile Türk hamam yapısında oluşan önemli değişikliklerin, Osmanlı döneminde plan tipolojisinde gerçekleştirilen yeni düzenlemelerle ortaya çıktığı görülmektedir. Osmanlı’da, bu yapılara muhtelif işlevler yüklenir ve hamamlar genel anlamıyla gelir sağlamak amacıyla yapılır. 1828-1829 yıllarında vuku bulan Osmanlı-Rus savaşından sonra Rus Çarı Nikolay’ın kendi siyasi amaçları için bir mesaj mahiyetinde inşa ettirdiği “Türk Hamamı” bahsi geçen Osmanlı hamamlarından izler taşımaktadır. Çarın, Yekaterinburg parkında inşa edilmesi emrini verdiği hamam, önemli Rus mimarı Monigetti’nin üzerinde titizlikle durduğu projesinin bir ürünü olur. Söz konusu yapı, Osmanlı hamam teşekkülünden farklılıklar gösterse de işlev ve süsleme detayları bakımından benzer özellikler barındırır. Fakat, çalışmamıza konu olan eserin yanındaki minare formuyla dış görün tüsü Türk Cami mimarisini andırmaktadır. Süsleme özellikleri bakımından ise yapıya doğuya özgü arabesk bir bezeme anlayışı hakimdir. Nitekim bu çalışmada amacımız, Rus topraklarında ve bütünüyle Rus bakış açısıyla inşa edilen bir Türk yapısının öncelikle öz kültüründeki özelliklerini anlatmak, ardından her iki konstrüksiyon arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır.
Görüntüle Dini araştırmalar, 2021-06, Vol.24 (60), p.181-200
Royal Danish Library
Danimarka Kraliyet Kütüphanesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.