Yazar
Riddell, Peter G.
Basım Yeri
Doha, Katar -
Katar Üniversitesi - Şeriat ve İslam Araştırmaları Fakültesi
Tür
Kitap
Dil
ara,eng
Dijital
Evet
Yazma
Hayır
Kütüphane
Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Demirbaş Numarası
ISSN: 2305-5545, EISSN: 2523-1715, DOI: 10.29117/jcsis.2021.0274
Kayıt Numarası
cdi_doaj_primary_oai_doaj_org_article_2ba562c9584346c7ac9698d12d4ef30a
Lokasyon
DOAJ Açık Erişim Dergileri Dizini, ProQuest Central
Notlar
Amaç: Bu makale, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ve yirminci yüzyılın başlarında Hilafet döneminde farklı bağlamlarda yaşayan iki müfessirin en iyi bilinen Kur'an suresi hakkındaki tefsir perspektiflerini ele almaktadır. Bediüzzaman Said Nursi, Osmanlı Türkiye'sinin uzun tarihi boyunca ortaya çıkan tartışmasız en etkili ilahiyatçıdır. Hacı Muḥammad Saʿīd bin ʿUmar ise aksine, Malay-Endonezya bölgesinde bir bilim adamı olarak yerel bir üne sahiptir ancak bu bölge dışında tanınmamaktadır. Metodoloji: Bu araştırma, her iki alimin Fâtiha Suresi hakkındaki tefsirlerinin karşılaştırmalı bir analizine dayanmaktadır ve sadece yüksek eğitimli Müslümanlara değil, sıradan Müslümanlara da tefsirleriyle ulaşmak için kullandıkları teknikleri araştırmaktadır. Bulgular: Said Nursi ve Muḥammad Saʿīd bin ʿUmar oldukça farklı geçmişlerden ve bağlamlardan geliyorlardı. Üstelik bunların yorum tarzları temelde farklıydı; birincisi daha tematik, ikincisi ise daha gerçekçiydi. Bununla birlikte, her biri kitlelere ulaşan tefsirler üretmeyi başardı ve böylece kendi bağlamlarında Müslümanların imana bağlılığını ve dinamik ruhunu güçlendirmeye yönelik genel hedeflerine ulaştı. Özgünlük: Bu araştırma çeşitli yönlerden özgündür. Öncelikle Said Nursî ile Malay dili müfessirlerinin karşılaştırmalı çalışmalarının sayısı azdır. İkincisi, farklı yöntemlerin kullanılmasına rağmen tefsir üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarındaki benzerliklerin belirlenmesi, daha fazla bilimsel dikkat gerektirmektedir. Bu makale konuyla ilgili daha ileri çalışmalara olan ilgiyi teşvik etmelidir.
Görüntüle
Majallat Kullīyat al-Sharīʻah wa-al-Dirāsāt al-Islāmīyah, 2021, Vol.38 (2), p.213-231