MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL) | Kütüphane.osmanlica.com

MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL)

İsim MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL)
Yazar Sadri Maksudi Arsal (d. 5 Ağustos 1879 - ö. 20 Şubat 1957)
Basım Tarihi: 16/04/2022
Konu Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı - roman
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası maiset-sadri-maksudi-arsal-tees-1402
Tarih 1899
Notlar Sadri Maksudi tarafından yazılan Tatarca roman. Maksudi’nin bilinen tek edebî eseridir. Yazar, romanı yazma sebebini şu şekilde açıklar: “Türk dilleri arasında Kazan şivesinin de edebî bir dil olmaya hakkı bulunduğunu, bu dilde edebiyat yaratmanın millî gelişmemizin büyük şartı, önemli bir basamağı olduğunu anlayanlardandım.” Ön sözde, 1902 yılında Kazan’da meydana gelen büyük yangın nedeniyle ilk baskının yeteri kadar halka ulaşamadığını ve bu yüzden eseri yeniden basmaya karar verdiklerini açıklar. Sadri Maksudi’nin kızı Adile Ayda, okulda arkadaş olan edebiyata meraklı Ayaz İshaki ve Sadri Maksudi’nin birbirlerinden gizli roman yazma denemeleri yaptıklarını ve Sadri Maksudi’ninMaişet’i yazıp bitirdiğini ifade eder.Maişet’in baş karakteri Halit Efendi, K. şehrinde deri ticareti ile uğraşan, büyük bir servete sahip bir kişidir. Zenginliği nedeniyle gittiği her yerde itibar görür ve sözü dinlenir. Halit Efendi, mahallesindeki medreseye maddî yardımda bulunur ve bu yüzden medresenin işlerine karışmayı da kendisinde hak görür. Eğitimi olmamasına rağmen eğitimle ilgili konuşmalara katılır ve eğitimdeki yeniliklere karşı olduğunu her fırsatta açıklar. Her türlü yeniliğe karşı olan Halit Efendi, tamamen eskilik taraftarıdır. Halit Efendi’nin en büyük şansı Halime Abıstay’la evlenmiş olmasıdır. Halime Abıstay, zengin bir aileden güzel, iffetli ve ahlâklı bir kadındır. Fatih adında bir oğlu ve Hadiye adında bir kızı vardır. Halit Efendi altmış yaşına geldiğinde eşi Halime Abıstay hayatta olmasına rağmen ikinci bir eş almaya niyetlenir. Hüseyin Efendi, genç bir kız olan Rabia’ya Mahrûy adlı bir kadını aracı olarak gönderir. Rabia’nın annesi Latife Abıstay, Mahrûy’un Halit Efendi tarafından gönderildiğini öğrenince oğlu Fatih için kızına talip olduklarını düşünerek sevinir. Fakat Halit Efendi, genç Rabia’yı kendisi için istemektedir. Latife Abıstay buna karşı çıkar. Rabia’nın babası Hüseyin Efendi parayı çok sevdiğinden kızı Halit Efendi ile evlenirse kendisinin daha çok zenginleşeceğini düşündüğü için bu teklifi kabul eder. Kısa zamanda Halit Efendi’nin ailesi bu durumu öğrenir. İyi eğitimli, Tatarcadan başka Rusça da bilen, Osmanlıca okuyup yazan bir genç olan Fatih, babasının ikinci bir eş olarak bir genç kız almaya kalkışmasına üstelik bu kızın Rabia olmasına çok üzülür. Fatih, bir buçuk yıl önce methini duyduğu Rabia’yı kız kardeşi Hadiye’yi ziyarete geldiğinde tanımış ve onu beğenmiştir. Rabia’ya mektup yazarak duygularını anlatmış ve ondan da olumlu cevap almıştır. İki genç mektuplaşırlar ve görüşürler. Fatih, babasının Rabia’ya talip olması haberi üzerine Rabia’ya bir mektup yazarak babasına direnmesini ve evlenmek istemediğini söylemesini ister. Elçiye evet cevabı verilmesi üzerine Rabia, Fatih’e bir mektup yazar. Annesinin de bu evliliğe razı olmadığını ama bir şey yapamadıklarını anlatır. Fatih, bu mektup üzerine üç mektup yazar. Bunlardan birincisi Rabia’ya, ikincisi Hüseyin Efendi’ye, üçüncü mektup ise Hoca’yadır. Nikah günü Hoca, Hüseyin Efendi’nin evine gelerek Fatih’in mektupta kendisine yazdıklarını anlatır ve Halit Efendi ile Rabia’nın nikahını engeller. Aynı hafta Fatih’le Rabia büyük bir düğünle evlenirler. Halit Efendi Rabia’yı alamamanın öfkesiyle evde herkese bağırıp çağırmaya başlar. Halime Abıstay ve Hadiye evi terkederek Fatih ve Rabia’nın yanına giderler. Halit Efendi yalnız kalır. Bir süre sonra hastalanır. Fatih her gün babasını görmeye gelir, Hadiye eve döner. İki evlat babalarına bakarlar. Fazla vaktinin kalmadığını söyleyen Halit Efendi, Halime Abıstay’dan af dilemek ister. Ölmeden önce Halime Abıstay’la helalleşir, yeniden nikahlanır. Ölüm döşeğinde çocuklarına nasihatler verir. Halit Efendi’nin ölümünden sonra Fatih ve Rabia baba evine taşınırlar. Fatih ve Rabia’nın bir oğlu olur. Fatih, oğluna Raşit ismini verir. Raşit, Fatih ve Rabia gibi iyi ahlâklı, terbiyeli anne babaya sahip olduğu için şanslıdır. Böyle bir ailede yetişeceği için o da iyi ahlâklı ve terbiyeli bir insan olacaktır.Maişetromanının merkezinde yaşlı ve zengin kişilerin genç bir kızı ikinci eş olarak alma âdeti, Halit Efendi vasıtasıyla eleştirilir. Eserde medreselerin bozulması, cahil hocaların ve ostazbikelerin okuttukları erkek ve kız çocuklarının cahil kalması ve terbiyeden yoksun kalmaları anlatılır. Eğitimde modernleşme, kızların okuması, kızların kendi eşlerini seçme özgürlüğünün önemine dikkat çekilir. Annenin iyi eğitim alması ve ahlâklı olmasının çocuk terbiyesindeki önemi vurgulanır. Halit Efendi zengin ama cahildir. Ticarette, eğitimde ve hayatın her alanında eskiden yanadır, yeniliğe karşıdır. Fatih, annesi Halime Abıstay’dan iyi bir terbiye alır. Eğitime önem vermeyen babası yüzünden başta yarı cahil ve kötü bir hoca eline düşmüşse de Kamil adlı hocası sayesinde yeni usulde eğitim görür.Rusya Müslümanları arasında kadimci-ceditçi çatışmasının yaşandığı döneme ait olanMaişetromanında Ruslaşmaya sebep olacağı düşüncesiyle Rusça eğitime karşı çıkan kadimcilere karşı Fatih karakteriyle cevap verilir adeta. Fatih Rusça öğrenmesine, Rusça gazete ve dergileri takip etmesine rağmen millî ve dinî kimliğini muhafaza etmiş bir Tatar gencidir. Fatih, Rabia’nın da okuyup yazmasını teşvik eder. Romanın sonunda Raşit’in çok bahtlı bir çocuk olduğu vurgulanır. Raşit’in gelecekte büyük bir adam olabilmesi için sadece babası Fatih’in bilgili olmasının yetmeyeceği, Fatih’ten çok annesi Rabia’nın ilim sahibi ve terbiyeli olmasının şart olduğu belirtilir.Maişet, Sadreddin bin Molla Nizameddin Maksudi imzasıyla yayımlanmıştır. 1. baskısı 1900 yılında, 2. baskısı 1914 yılında yapılmıştır.Maişet’in 1914 yılında Orenburg’da Vakıt Matbaası tarafından yapılan Arap harfli 2. baskısının ön sözünde Sadri Maksudi, romanı çok genç yaşta 1899’da yazdığını ve 1900 yılında yayımladığını ifade eder.Yazarın biyografisi için bk. “Sadri Maksudi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ayda, Adile (1991).Sadri Maksudi Arsal.Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Bayramlı, Ayşen Uslu (2007). “Sadri Maksudi’nin Ölümünün 50. Yılı Anısına: Sadri Maksudi’nin Hayatı ve Maksudi’nin Az Bilinen ‘Maişet’ Romanı Hakkında”. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10, (17): 101-109. Maksudi, Sadreddin bin Molla Nizameddin (1914).Maişet. Orenburg: Vakıt Matbaası. Remi, İsmail (1993). “Maksudi”.Tatarstan, (6): 81-82.
Atıf Bilgileri Uslu, Ayşen. "MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/maiset-sadri-maksudi-arsal-tees-1402. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL)

Yazar Sadri Maksudi Arsal (d. 5 Ağustos 1879 - ö. 20 Şubat 1957)
Basım Tarihi 16/04/2022
Konu Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı - roman
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası maiset-sadri-maksudi-arsal-tees-1402
Tarih 1899
Notlar Sadri Maksudi tarafından yazılan Tatarca roman. Maksudi’nin bilinen tek edebî eseridir. Yazar, romanı yazma sebebini şu şekilde açıklar: “Türk dilleri arasında Kazan şivesinin de edebî bir dil olmaya hakkı bulunduğunu, bu dilde edebiyat yaratmanın millî gelişmemizin büyük şartı, önemli bir basamağı olduğunu anlayanlardandım.” Ön sözde, 1902 yılında Kazan’da meydana gelen büyük yangın nedeniyle ilk baskının yeteri kadar halka ulaşamadığını ve bu yüzden eseri yeniden basmaya karar verdiklerini açıklar. Sadri Maksudi’nin kızı Adile Ayda, okulda arkadaş olan edebiyata meraklı Ayaz İshaki ve Sadri Maksudi’nin birbirlerinden gizli roman yazma denemeleri yaptıklarını ve Sadri Maksudi’ninMaişet’i yazıp bitirdiğini ifade eder.Maişet’in baş karakteri Halit Efendi, K. şehrinde deri ticareti ile uğraşan, büyük bir servete sahip bir kişidir. Zenginliği nedeniyle gittiği her yerde itibar görür ve sözü dinlenir. Halit Efendi, mahallesindeki medreseye maddî yardımda bulunur ve bu yüzden medresenin işlerine karışmayı da kendisinde hak görür. Eğitimi olmamasına rağmen eğitimle ilgili konuşmalara katılır ve eğitimdeki yeniliklere karşı olduğunu her fırsatta açıklar. Her türlü yeniliğe karşı olan Halit Efendi, tamamen eskilik taraftarıdır. Halit Efendi’nin en büyük şansı Halime Abıstay’la evlenmiş olmasıdır. Halime Abıstay, zengin bir aileden güzel, iffetli ve ahlâklı bir kadındır. Fatih adında bir oğlu ve Hadiye adında bir kızı vardır. Halit Efendi altmış yaşına geldiğinde eşi Halime Abıstay hayatta olmasına rağmen ikinci bir eş almaya niyetlenir. Hüseyin Efendi, genç bir kız olan Rabia’ya Mahrûy adlı bir kadını aracı olarak gönderir. Rabia’nın annesi Latife Abıstay, Mahrûy’un Halit Efendi tarafından gönderildiğini öğrenince oğlu Fatih için kızına talip olduklarını düşünerek sevinir. Fakat Halit Efendi, genç Rabia’yı kendisi için istemektedir. Latife Abıstay buna karşı çıkar. Rabia’nın babası Hüseyin Efendi parayı çok sevdiğinden kızı Halit Efendi ile evlenirse kendisinin daha çok zenginleşeceğini düşündüğü için bu teklifi kabul eder. Kısa zamanda Halit Efendi’nin ailesi bu durumu öğrenir. İyi eğitimli, Tatarcadan başka Rusça da bilen, Osmanlıca okuyup yazan bir genç olan Fatih, babasının ikinci bir eş olarak bir genç kız almaya kalkışmasına üstelik bu kızın Rabia olmasına çok üzülür. Fatih, bir buçuk yıl önce methini duyduğu Rabia’yı kız kardeşi Hadiye’yi ziyarete geldiğinde tanımış ve onu beğenmiştir. Rabia’ya mektup yazarak duygularını anlatmış ve ondan da olumlu cevap almıştır. İki genç mektuplaşırlar ve görüşürler. Fatih, babasının Rabia’ya talip olması haberi üzerine Rabia’ya bir mektup yazarak babasına direnmesini ve evlenmek istemediğini söylemesini ister. Elçiye evet cevabı verilmesi üzerine Rabia, Fatih’e bir mektup yazar. Annesinin de bu evliliğe razı olmadığını ama bir şey yapamadıklarını anlatır. Fatih, bu mektup üzerine üç mektup yazar. Bunlardan birincisi Rabia’ya, ikincisi Hüseyin Efendi’ye, üçüncü mektup ise Hoca’yadır. Nikah günü Hoca, Hüseyin Efendi’nin evine gelerek Fatih’in mektupta kendisine yazdıklarını anlatır ve Halit Efendi ile Rabia’nın nikahını engeller. Aynı hafta Fatih’le Rabia büyük bir düğünle evlenirler. Halit Efendi Rabia’yı alamamanın öfkesiyle evde herkese bağırıp çağırmaya başlar. Halime Abıstay ve Hadiye evi terkederek Fatih ve Rabia’nın yanına giderler. Halit Efendi yalnız kalır. Bir süre sonra hastalanır. Fatih her gün babasını görmeye gelir, Hadiye eve döner. İki evlat babalarına bakarlar. Fazla vaktinin kalmadığını söyleyen Halit Efendi, Halime Abıstay’dan af dilemek ister. Ölmeden önce Halime Abıstay’la helalleşir, yeniden nikahlanır. Ölüm döşeğinde çocuklarına nasihatler verir. Halit Efendi’nin ölümünden sonra Fatih ve Rabia baba evine taşınırlar. Fatih ve Rabia’nın bir oğlu olur. Fatih, oğluna Raşit ismini verir. Raşit, Fatih ve Rabia gibi iyi ahlâklı, terbiyeli anne babaya sahip olduğu için şanslıdır. Böyle bir ailede yetişeceği için o da iyi ahlâklı ve terbiyeli bir insan olacaktır.Maişetromanının merkezinde yaşlı ve zengin kişilerin genç bir kızı ikinci eş olarak alma âdeti, Halit Efendi vasıtasıyla eleştirilir. Eserde medreselerin bozulması, cahil hocaların ve ostazbikelerin okuttukları erkek ve kız çocuklarının cahil kalması ve terbiyeden yoksun kalmaları anlatılır. Eğitimde modernleşme, kızların okuması, kızların kendi eşlerini seçme özgürlüğünün önemine dikkat çekilir. Annenin iyi eğitim alması ve ahlâklı olmasının çocuk terbiyesindeki önemi vurgulanır. Halit Efendi zengin ama cahildir. Ticarette, eğitimde ve hayatın her alanında eskiden yanadır, yeniliğe karşıdır. Fatih, annesi Halime Abıstay’dan iyi bir terbiye alır. Eğitime önem vermeyen babası yüzünden başta yarı cahil ve kötü bir hoca eline düşmüşse de Kamil adlı hocası sayesinde yeni usulde eğitim görür.Rusya Müslümanları arasında kadimci-ceditçi çatışmasının yaşandığı döneme ait olanMaişetromanında Ruslaşmaya sebep olacağı düşüncesiyle Rusça eğitime karşı çıkan kadimcilere karşı Fatih karakteriyle cevap verilir adeta. Fatih Rusça öğrenmesine, Rusça gazete ve dergileri takip etmesine rağmen millî ve dinî kimliğini muhafaza etmiş bir Tatar gencidir. Fatih, Rabia’nın da okuyup yazmasını teşvik eder. Romanın sonunda Raşit’in çok bahtlı bir çocuk olduğu vurgulanır. Raşit’in gelecekte büyük bir adam olabilmesi için sadece babası Fatih’in bilgili olmasının yetmeyeceği, Fatih’ten çok annesi Rabia’nın ilim sahibi ve terbiyeli olmasının şart olduğu belirtilir.Maişet, Sadreddin bin Molla Nizameddin Maksudi imzasıyla yayımlanmıştır. 1. baskısı 1900 yılında, 2. baskısı 1914 yılında yapılmıştır.Maişet’in 1914 yılında Orenburg’da Vakıt Matbaası tarafından yapılan Arap harfli 2. baskısının ön sözünde Sadri Maksudi, romanı çok genç yaşta 1899’da yazdığını ve 1900 yılında yayımladığını ifade eder.Yazarın biyografisi için bk. “Sadri Maksudi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ayda, Adile (1991).Sadri Maksudi Arsal.Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Bayramlı, Ayşen Uslu (2007). “Sadri Maksudi’nin Ölümünün 50. Yılı Anısına: Sadri Maksudi’nin Hayatı ve Maksudi’nin Az Bilinen ‘Maişet’ Romanı Hakkında”. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10, (17): 101-109. Maksudi, Sadreddin bin Molla Nizameddin (1914).Maişet. Orenburg: Vakıt Matbaası. Remi, İsmail (1993). “Maksudi”.Tatarstan, (6): 81-82.
Atıf Bilgileri Uslu, Ayşen. "MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/maiset-sadri-maksudi-arsal-tees-1402. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.