[İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED) | Kütüphane.osmanlica.com

[İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED)

İsim [İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED)
Yazar Veled, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veled (d. 25 Rebîülâhir 623/25 Nisan 1226 - ö. 10 Receb 712/11 Kasım 1312)
Basım Tarihi: 20/03/2022
Konu Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı - tasavvufi mesnevi
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası intiha-name-mesnevi-sultan-veled
Tarih Zilkâde 708/Nisan-Mayıs 1309
Notlar Sultân Veled yaygın adıyla bilinen Veled mahlaslı Bahâeddîn Muhammed Veled’in Farsça eseri. Eserin gerek dîbâcesinde gerekse metin kısmında adının "İntihâ-nâme" olduğuna dair herhangi bir kayıt yoktur. Sultân Veled bu eserine herhangi bir ad koymamış, sadece "Mesnevî" demekle yetinmiştir. "İntihâ-nâme" adı ise, onun üçüncü ve son mesnevisi olmasından dolayı verilmiştir (Yazıcı 1997). Zira Sultân Veled,İntihâ-nâme’den önceİbtidâ-nâmeveRebâb-nâmeadıyla iki mesnevi daha telif ettiği ve bu sonuncusuna herhangi bir isim vermediği için,İbtidâ-nâme’nin ilk mesnevisi olmasından hareketle bu esere sonradan "İntihâ-nâme" adı verilmiştir. Telif tarihi bilinmeyen eserin ilk iki mesneviden sonra yazıldığı dikkate alınarak 700-712/1300-1312 yılları arasında telif edildiği sonucuna varılmıştır. Konya’da bulunan bir nüshanın sonundaki beyitlerden hareketle metnin, Zilkâde 708/Nisan-Mayıs 1309’de tamamlandığı anlaşılmaktadır. Eserin bir nüshası da İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Farsça Yazmalar, 1009 numarada yer almaktadır.Eser, Mevlânâ'nınMesnevî’si gibi aruzun “fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün” vezniyle söylenmiş olup mukaddime haricinde 120 başlık içermekte olup 8313 beyit tutarındadır. Metin manzum-mensur karışık niteliktedir. Mensur kısımlar, manzum kısımlarda işlenen konulara okuyucuyu hazırlamak gayesiyle özet mahiyetinde tertip edilmiştir. Bu tertip usulünün Sultân Veled’de bir öğretim yöntemi olduğu açıktır. Zira müellif,İbtidâ-nâmeveRebâb-nâme’de de aynı yönteme başvurmuştur.İbtidâ-nâme’nin Sultan Veled’in diğer mesnevilerinden farkı, onlardaki gibi Türkçe, Arapça ve Rumca beyitlere yer verilmeyip bütünüyle Farsça olarak telif edilmesidir.Sultân Veled,İntihâ-nâme’nin dîbâcesinde, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen öğüt ve nasihatlerin, türlü ibare ve çeşitli misallerle tekrar tekrar anlatılmasına dikkat çeker. Kur’ân-ı Kerîm’de nasihatlerin bu şekilde tekrarlanmasının hikmetini, insanların gaflet ve unutuşa kapılarak nefis ile şeytana aldanmalarında görür. Sultân Veled’e göre nefis ve şeytan, hakikatte cehennem olan bu dünyayı sihirbazlıkla cennet gibi güzel gösterir. Buna mukabil Allah, lütuf ve kereminden bin bir çeşit ibâre ve üslûp ile insanlar, nefislerine aldanmasınlar ve gösterilen yolda yürüyerek müminlerin zindanı olan bu yurttan kendilerini kurtarsınlar ister (Küçük 2012).  İşte Sultân Veled de kendi eserinde, bu İlâhî buyruklardaki yöntemi esas alarak kendi öğüt ve nasihatlerini, tekrar yöntemine göre tertip ettiğini belirtir. Eserde öğüt yoluyla anlatılacak olan şeyleri, Hak sırrı olarak niteleyen Sultân Veled, bu sırrı toplumsal kesimin ekseriyetini oluşturan avamın anlayamayacağını söyler. Bu sırların avamın zıddı olan veliler tarafından anlaşılacağını belirten şair, avam kavramını marifetten yoksun olan bütün insanlara özgü bir niteleme olarak kullanır. Sultân Veled, eserde ikinci olarak da babası Mevlânâ ile onun sır ve sohbet yoldaşları olan seçkin dostlarının hallerini bir araya getirip şerh ederek bu vesileyle tarikatın şartlarını dile getirdiği hususuna vurgu yapar.Eser, İran’da Muhammed Alî-i Hızânedârlu tarafındanİntihâ-nâme-i Sultân Veledadıyla yayımlanmıştır (1374). Niğdeli İbrahim Hakkı Eroğlu tarafından 1946 yılında Türkçeye çevrilmiş, bu çeviri Hülya Küçük tarafından neşredilmiştir (2010, 2012).Şairin biyografisi için bk. "Veled, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veled".Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Prof. Dr. Ziya AVŞAR
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Değirmençay, Veyis (2009). “Sultan Veled”.İslâm Ansiklopedisi. C. 37. İstanbul: TDV Yay. 521-522. Eroğlu, İbrahim Hakkı (çev.) (1946)Sultan Veled, İntihâ-nâme. Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Kütüphanesi. Nu. 103. Hülya, Küçük (2010).Küpten Sızan Sırlar, İntihâ-nâme-i Sultan Veled. İstanbul: Ataç Yay. Küçük, Hülya  (2012).Tercüme-i İntihânâme-i Sultan Veled. Konya: Aybil Yay. Muhammed Alî-i Hızânedârlu (1374).İntihâ-nâme-i Sulṭân Veled. Tahran:İntişârât-ı Ravzane. Yazıcı, Tahsin (1979). “Sultan Veled”.İslâm Ansiklopedisi. C. XI. İstanbul: MEB Yay. 28-32.
Atıf Bilgileri AVŞAR, Ziya. "[İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/intiha-name-mesnevi-sultan-veled. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

[İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED)

Yazar Veled, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veled (d. 25 Rebîülâhir 623/25 Nisan 1226 - ö. 10 Receb 712/11 Kasım 1312)
Basım Tarihi 20/03/2022
Konu Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı - tasavvufi mesnevi
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası intiha-name-mesnevi-sultan-veled
Tarih Zilkâde 708/Nisan-Mayıs 1309
Notlar Sultân Veled yaygın adıyla bilinen Veled mahlaslı Bahâeddîn Muhammed Veled’in Farsça eseri. Eserin gerek dîbâcesinde gerekse metin kısmında adının "İntihâ-nâme" olduğuna dair herhangi bir kayıt yoktur. Sultân Veled bu eserine herhangi bir ad koymamış, sadece "Mesnevî" demekle yetinmiştir. "İntihâ-nâme" adı ise, onun üçüncü ve son mesnevisi olmasından dolayı verilmiştir (Yazıcı 1997). Zira Sultân Veled,İntihâ-nâme’den önceİbtidâ-nâmeveRebâb-nâmeadıyla iki mesnevi daha telif ettiği ve bu sonuncusuna herhangi bir isim vermediği için,İbtidâ-nâme’nin ilk mesnevisi olmasından hareketle bu esere sonradan "İntihâ-nâme" adı verilmiştir. Telif tarihi bilinmeyen eserin ilk iki mesneviden sonra yazıldığı dikkate alınarak 700-712/1300-1312 yılları arasında telif edildiği sonucuna varılmıştır. Konya’da bulunan bir nüshanın sonundaki beyitlerden hareketle metnin, Zilkâde 708/Nisan-Mayıs 1309’de tamamlandığı anlaşılmaktadır. Eserin bir nüshası da İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Farsça Yazmalar, 1009 numarada yer almaktadır.Eser, Mevlânâ'nınMesnevî’si gibi aruzun “fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün” vezniyle söylenmiş olup mukaddime haricinde 120 başlık içermekte olup 8313 beyit tutarındadır. Metin manzum-mensur karışık niteliktedir. Mensur kısımlar, manzum kısımlarda işlenen konulara okuyucuyu hazırlamak gayesiyle özet mahiyetinde tertip edilmiştir. Bu tertip usulünün Sultân Veled’de bir öğretim yöntemi olduğu açıktır. Zira müellif,İbtidâ-nâmeveRebâb-nâme’de de aynı yönteme başvurmuştur.İbtidâ-nâme’nin Sultan Veled’in diğer mesnevilerinden farkı, onlardaki gibi Türkçe, Arapça ve Rumca beyitlere yer verilmeyip bütünüyle Farsça olarak telif edilmesidir.Sultân Veled,İntihâ-nâme’nin dîbâcesinde, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen öğüt ve nasihatlerin, türlü ibare ve çeşitli misallerle tekrar tekrar anlatılmasına dikkat çeker. Kur’ân-ı Kerîm’de nasihatlerin bu şekilde tekrarlanmasının hikmetini, insanların gaflet ve unutuşa kapılarak nefis ile şeytana aldanmalarında görür. Sultân Veled’e göre nefis ve şeytan, hakikatte cehennem olan bu dünyayı sihirbazlıkla cennet gibi güzel gösterir. Buna mukabil Allah, lütuf ve kereminden bin bir çeşit ibâre ve üslûp ile insanlar, nefislerine aldanmasınlar ve gösterilen yolda yürüyerek müminlerin zindanı olan bu yurttan kendilerini kurtarsınlar ister (Küçük 2012).  İşte Sultân Veled de kendi eserinde, bu İlâhî buyruklardaki yöntemi esas alarak kendi öğüt ve nasihatlerini, tekrar yöntemine göre tertip ettiğini belirtir. Eserde öğüt yoluyla anlatılacak olan şeyleri, Hak sırrı olarak niteleyen Sultân Veled, bu sırrı toplumsal kesimin ekseriyetini oluşturan avamın anlayamayacağını söyler. Bu sırların avamın zıddı olan veliler tarafından anlaşılacağını belirten şair, avam kavramını marifetten yoksun olan bütün insanlara özgü bir niteleme olarak kullanır. Sultân Veled, eserde ikinci olarak da babası Mevlânâ ile onun sır ve sohbet yoldaşları olan seçkin dostlarının hallerini bir araya getirip şerh ederek bu vesileyle tarikatın şartlarını dile getirdiği hususuna vurgu yapar.Eser, İran’da Muhammed Alî-i Hızânedârlu tarafındanİntihâ-nâme-i Sultân Veledadıyla yayımlanmıştır (1374). Niğdeli İbrahim Hakkı Eroğlu tarafından 1946 yılında Türkçeye çevrilmiş, bu çeviri Hülya Küçük tarafından neşredilmiştir (2010, 2012).Şairin biyografisi için bk. "Veled, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veled".Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Prof. Dr. Ziya AVŞAR
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Değirmençay, Veyis (2009). “Sultan Veled”.İslâm Ansiklopedisi. C. 37. İstanbul: TDV Yay. 521-522. Eroğlu, İbrahim Hakkı (çev.) (1946)Sultan Veled, İntihâ-nâme. Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Kütüphanesi. Nu. 103. Hülya, Küçük (2010).Küpten Sızan Sırlar, İntihâ-nâme-i Sultan Veled. İstanbul: Ataç Yay. Küçük, Hülya  (2012).Tercüme-i İntihânâme-i Sultan Veled. Konya: Aybil Yay. Muhammed Alî-i Hızânedârlu (1374).İntihâ-nâme-i Sulṭân Veled. Tahran:İntişârât-ı Ravzane. Yazıcı, Tahsin (1979). “Sultan Veled”.İslâm Ansiklopedisi. C. XI. İstanbul: MEB Yay. 28-32.
Atıf Bilgileri AVŞAR, Ziya. "[İNTİHÂ-NÂME / MESNEVÎ] (SULTÂN VELED)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/intiha-name-mesnevi-sultan-veled. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.