ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ) | Kütüphane.osmanlica.com

ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ)

İsim ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ)
Yazar Dâvûd-ı Kayseri, Şerafeddin Davûd b. Mahmud b. Mehmed (d. ?/? - ö. 749/1349)
Basım Tarihi: 04/10/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası serhu-fususi-l-hikem-davud-i-kayseri
Tarih 736/1355'ten önce
Notlar Şerhu Fusûsül-Hikem, Davud-i Kayseri’nin vahdet-i vücut nazariyesini felsefi mahiyette yorumlamak ve savunmak (Bayrakdar 1994: 34) üzere İbni Arabi’ninFusûsül-Hikemadlı eserine yazdığı şerh."Kayserî, bu şerhiMatlau Husûsi’l-Kilem fi Meânî Fusûsil-Hikemolarak adlandırdığını söyler. Müellif kendini Dâvût b. Mahmut b. Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Savî olarak tanıtır"(Kayseri1974: 14, 18).Müellif, Allah‘ın kendisini sırlarının nurlarına muvaffak kılması Abdurrezzak b. Cemâleddin Ebul-Ğenâim el-Kâşâşî’nin hizmetinde bulunması bazı arkadaşlarının İbn Arabî’ninFusûsül-Hikem’ini okumaya başlaması sadece kendisinin bu eserin sırlarının bilgisine mazhar kılınması neticesinde bu şehri yazmayı düşündüğünü ifade etmektedir(Kayseri1974: 14). Kayseri, eserini İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın veziri Gıyasettin Muhammet b. Reşidüddin Fazlullah’a ithaf etmiştir. Bu vezir hükümdarla birlikte 736 (1355) yılında şehit edildiğine göre kitap bu tarihten önce kaleme alınmış olmalıdır (Bayrakdar 1994: 35) Birçok yazma nüshası bulunan eser mukaddimesi ile birlikte ilk defa Tahran’da (1299 hş.) ertesi yılda Bombay’da Mirza Muhammet Şirazî tarafından taşbaskı olarak yayımlanmıştır (Bayrakdar 1994: 35).Eserin mukaddimesiFusûsül-Hikem’i anlama konusunda faydalı olduğu gibi genel olarak metafizik veya “ilmu’l-hakayık” denilen yüksek ilme giriş mahiyetinde bir eser olarak da telakki edildiğinden Fusûs şerhi dışında bağımsız olarak da istinsah edilmiştir (Tahralı 1998: 30). Örneğin Kayseri Büyükşehir Belediyesi bu girişi Mukaddemat adıyla Prof. Dr. Hasan Şahin, Doç. Dr. Turan Koç ve Dr. Seyfullah Sevim çevirisiyle birlikte basmıştır. İbn Arabî’nin yüksek seviyedeki havas ve seçkin mutasavvıflara mahsus olarak dile getirdiği bazı bilgiler, bu mukaddimede medresede öğrenim gören felsefi ve kelami bilgilere aşina kimseleri de okutulabilecek bir üslupla ortaya konulmuş gibidir. Sadrettin Konevi ile başlayan bu üslup ile Osmanlı ilim ve irfanında tasavvuf, kelam ve felsefe akımları yeni bir sentez içinde sunulmuştur (Tahralı 1998: 29).Birçok eseri olan Kayseri daha çok bu şerhiyle ve bilhassa mukaddimesi ile sonrakileri etkilemiştir. Anadolu’da Şeyh Bedrettin, Molla Fenârî, Abdullah Bosnevî, İsmail Hakkı Bursevî; İran’da Sadrettin Şirâzî (Molla Sadra) (ö.1050/1640), Mir Damad (ö.1041/1631), Molla Hâdî Sabzevârî (ö.1289/1872), Humeynî (ö.1409/1989), Celâleddin Aştiyânî; Hint Altkıtası’nda Molla Mahmud Cevnpûrî, Abdulkerim Çiştî; Arap ülkelerinde Abdulganî Nablûsî (ö.1143/1730) ile Cezayir’in ünlü kahramanı Emir Abdülkadir (ö.1300/1883) ondan etkilenenler arasındadır (Bayrakdar 1994: 34; Alper 2015: 21).Fusûsu’l-Hikem’in ve Kayserî’nin şerhinde 27 bölüm bulunmaktadır. Her bölüm bir peygamberin adına nispet edilerek ve bu alanla ilgili farklı konular işlenerek yazılmıştır. Örneğin Hz. Âdem bölümünde ilahî halife, Hz. Yusûf bölümünde misal âlemi, uyku, hayal ve temessülden, Hz. Muhammed (sav) bölümünde de ferdiyetten ve onun Rabbine yönelik en önemli kanıtolduğundan bahsedilmektedir (Kayserî 1972: 7).Kayserî, eserinin mukaddimesinde ise sufiyye taifesinin ittifak ettiği ve tevhit ilkesinin dayandığı belli başlı kuralları on iki fasıl (bölüm) hâlinde ortaya koymaktadır. Mesela birinci bölümde vücûd ve onun Hakk olduğu, ikincisinde Allah’ın isim ve sıfatları, üçüncüsünde a‘yan-ı sâbite ve isimlerin hariçteki bazı mazharları işlenmiştir.Müellif bazen tenbih, tefri‘ adı altında birtakım açıklamalarda bulunmakta ve sufiyye taifesinin küllî mertebeler hakkındaki ıstılahlarını vermektedir (Kayseri 1974: 17,18, 47).Yazar, bu eserde İbn Arabî ve talebelerinin kitaplarından faydalanmasının yanında, bu taifenin kurallarından istinbat ettiği ayrıca taifenin kitaplarında görmediği Allah’ın kendisine bahşettiği bilgiler serdettiğini söylemektedir (Kayseri 1974: 16, 18).İlk bölüm aynı zamanda yazarın metafizik düşüncesinin önemli bir kısmının özetidir (Kalın 1998: 143). Bu düşünceye göre evren ve içindekiler, Hakk’ın isim ve sıfatlarının mazharlarıdır (İbn Arabî) Zat’ın dış dünyadaki nispetleri demek olan ilahî isim ve Rabbanî sıfatların varlığı, ancak mümkün varlıkların suretleri içinde ortaya çıkmasıyla gerçekleşir (Şahin 2015: 35). Hatta zaman da Tanrı’nın bir sıfatıdır (Erdem 2015: 89). Ancak bu Hakk’ın evrenden ibaret olduğu anlamına gelmez (Kayseri 1974: 33).Eserde Kur’an ve Sünnet’e başvurulmuş fakat nasslardaki kavramlar tasavvufî düşüncedeki terimler bağlamında yorumlanmıştır (Tahralı 1998: 35). Ayrıca bazı hadisler meşhur hadis kitaplarında bulunmamakla birlikte tasavvuf erbabınca hocadan talebeye nakledilen rivayetlerdir ve bunlar mükellefiyet getirecek ya da kaldıracak türden değildir (Tahralı 1998: 31).
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. YAHYA YILDIRIM
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Alper, Ömer Mahir (2015).Osmanlı Felsefesi Seçme Metinler.İstanbul: Klasik Yay. Bayrakdar, Mehmet (1994). “Dâvûd-i Kayserî”.İslâm Ansiklopesi. C. 9. İstanbul: TDV Yay. 32-35. Engin, Erdem (2016). “İlahi Zamansallık: Dâvud el-Kayserî ve Isaac Newton”.Uluslararası İslam Medeniyetinde Zaman Sempozyumu, 08-11 Ekim 2015/Konya = International Symposium on Time in Islamic Civilization, 08-11 October 2015/Konya. C: 2. 89-98. İbnü'l-Arabî, Muhyiddin b. Ali b. Muhammed el-Arabî et-Tâî el-Hâtimî (2002).Tefsîru İbn Arabî.Beyrut: Dâru Sâdır. Kalın, İbrahim (1998). “Davud El-Kayseri’nin Varlık Tasavvuru ve Günümüz İslam Düşüncesi Açısından Önemi = Qaysari’s Concept of Existance and its Significance for Today’s Islamic Thought”, (çev. T. Koç)Uluslararası XIII. ve XIV. Yüzyıllarda Anadolu’da İslam Düşüncesi ve Davud el-Kayseri Sempozyumu Tebliğler .143-157. Kayserî, Şerafeddin Dâvûd b. Mahmud b. Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Sâvî (1974).Şerhu Fusûsi’l-Hikem.(thk. Ayetullah Hasan Hasanzâde el-Âmülî) Kum: Bostan Kitab Yay. Şahin, Hasan (2015). “Davud el-Kayserî’ye Göre Allah’ın Kelamı”.Erciyes Üniversitesi Felsefe Bölümü Dergisi. 3: 30-43. Şahin, Hasan, H. Koç ve S. Sevim (1997).Davud el-Kayserî Mukaddemat.Kayseri: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yay. Tahralı, Mustafa (1998). “Dâvud-ı Kayserî’nin Fusûsu’l-Hikem Şerhi Mukaddimesi”,Kubbealtı Akademi Mecmuası.C. 27. 1: 28-35.
Atıf Bilgileri YILDIRIM, YAHYA. "ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/serhu-fususi-l-hikem-davud-i-kayseri. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ)

Yazar Dâvûd-ı Kayseri, Şerafeddin Davûd b. Mahmud b. Mehmed (d. ?/? - ö. 749/1349)
Basım Tarihi 04/10/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası serhu-fususi-l-hikem-davud-i-kayseri
Tarih 736/1355'ten önce
Notlar Şerhu Fusûsül-Hikem, Davud-i Kayseri’nin vahdet-i vücut nazariyesini felsefi mahiyette yorumlamak ve savunmak (Bayrakdar 1994: 34) üzere İbni Arabi’ninFusûsül-Hikemadlı eserine yazdığı şerh."Kayserî, bu şerhiMatlau Husûsi’l-Kilem fi Meânî Fusûsil-Hikemolarak adlandırdığını söyler. Müellif kendini Dâvût b. Mahmut b. Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Savî olarak tanıtır"(Kayseri1974: 14, 18).Müellif, Allah‘ın kendisini sırlarının nurlarına muvaffak kılması Abdurrezzak b. Cemâleddin Ebul-Ğenâim el-Kâşâşî’nin hizmetinde bulunması bazı arkadaşlarının İbn Arabî’ninFusûsül-Hikem’ini okumaya başlaması sadece kendisinin bu eserin sırlarının bilgisine mazhar kılınması neticesinde bu şehri yazmayı düşündüğünü ifade etmektedir(Kayseri1974: 14). Kayseri, eserini İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın veziri Gıyasettin Muhammet b. Reşidüddin Fazlullah’a ithaf etmiştir. Bu vezir hükümdarla birlikte 736 (1355) yılında şehit edildiğine göre kitap bu tarihten önce kaleme alınmış olmalıdır (Bayrakdar 1994: 35) Birçok yazma nüshası bulunan eser mukaddimesi ile birlikte ilk defa Tahran’da (1299 hş.) ertesi yılda Bombay’da Mirza Muhammet Şirazî tarafından taşbaskı olarak yayımlanmıştır (Bayrakdar 1994: 35).Eserin mukaddimesiFusûsül-Hikem’i anlama konusunda faydalı olduğu gibi genel olarak metafizik veya “ilmu’l-hakayık” denilen yüksek ilme giriş mahiyetinde bir eser olarak da telakki edildiğinden Fusûs şerhi dışında bağımsız olarak da istinsah edilmiştir (Tahralı 1998: 30). Örneğin Kayseri Büyükşehir Belediyesi bu girişi Mukaddemat adıyla Prof. Dr. Hasan Şahin, Doç. Dr. Turan Koç ve Dr. Seyfullah Sevim çevirisiyle birlikte basmıştır. İbn Arabî’nin yüksek seviyedeki havas ve seçkin mutasavvıflara mahsus olarak dile getirdiği bazı bilgiler, bu mukaddimede medresede öğrenim gören felsefi ve kelami bilgilere aşina kimseleri de okutulabilecek bir üslupla ortaya konulmuş gibidir. Sadrettin Konevi ile başlayan bu üslup ile Osmanlı ilim ve irfanında tasavvuf, kelam ve felsefe akımları yeni bir sentez içinde sunulmuştur (Tahralı 1998: 29).Birçok eseri olan Kayseri daha çok bu şerhiyle ve bilhassa mukaddimesi ile sonrakileri etkilemiştir. Anadolu’da Şeyh Bedrettin, Molla Fenârî, Abdullah Bosnevî, İsmail Hakkı Bursevî; İran’da Sadrettin Şirâzî (Molla Sadra) (ö.1050/1640), Mir Damad (ö.1041/1631), Molla Hâdî Sabzevârî (ö.1289/1872), Humeynî (ö.1409/1989), Celâleddin Aştiyânî; Hint Altkıtası’nda Molla Mahmud Cevnpûrî, Abdulkerim Çiştî; Arap ülkelerinde Abdulganî Nablûsî (ö.1143/1730) ile Cezayir’in ünlü kahramanı Emir Abdülkadir (ö.1300/1883) ondan etkilenenler arasındadır (Bayrakdar 1994: 34; Alper 2015: 21).Fusûsu’l-Hikem’in ve Kayserî’nin şerhinde 27 bölüm bulunmaktadır. Her bölüm bir peygamberin adına nispet edilerek ve bu alanla ilgili farklı konular işlenerek yazılmıştır. Örneğin Hz. Âdem bölümünde ilahî halife, Hz. Yusûf bölümünde misal âlemi, uyku, hayal ve temessülden, Hz. Muhammed (sav) bölümünde de ferdiyetten ve onun Rabbine yönelik en önemli kanıtolduğundan bahsedilmektedir (Kayserî 1972: 7).Kayserî, eserinin mukaddimesinde ise sufiyye taifesinin ittifak ettiği ve tevhit ilkesinin dayandığı belli başlı kuralları on iki fasıl (bölüm) hâlinde ortaya koymaktadır. Mesela birinci bölümde vücûd ve onun Hakk olduğu, ikincisinde Allah’ın isim ve sıfatları, üçüncüsünde a‘yan-ı sâbite ve isimlerin hariçteki bazı mazharları işlenmiştir.Müellif bazen tenbih, tefri‘ adı altında birtakım açıklamalarda bulunmakta ve sufiyye taifesinin küllî mertebeler hakkındaki ıstılahlarını vermektedir (Kayseri 1974: 17,18, 47).Yazar, bu eserde İbn Arabî ve talebelerinin kitaplarından faydalanmasının yanında, bu taifenin kurallarından istinbat ettiği ayrıca taifenin kitaplarında görmediği Allah’ın kendisine bahşettiği bilgiler serdettiğini söylemektedir (Kayseri 1974: 16, 18).İlk bölüm aynı zamanda yazarın metafizik düşüncesinin önemli bir kısmının özetidir (Kalın 1998: 143). Bu düşünceye göre evren ve içindekiler, Hakk’ın isim ve sıfatlarının mazharlarıdır (İbn Arabî) Zat’ın dış dünyadaki nispetleri demek olan ilahî isim ve Rabbanî sıfatların varlığı, ancak mümkün varlıkların suretleri içinde ortaya çıkmasıyla gerçekleşir (Şahin 2015: 35). Hatta zaman da Tanrı’nın bir sıfatıdır (Erdem 2015: 89). Ancak bu Hakk’ın evrenden ibaret olduğu anlamına gelmez (Kayseri 1974: 33).Eserde Kur’an ve Sünnet’e başvurulmuş fakat nasslardaki kavramlar tasavvufî düşüncedeki terimler bağlamında yorumlanmıştır (Tahralı 1998: 35). Ayrıca bazı hadisler meşhur hadis kitaplarında bulunmamakla birlikte tasavvuf erbabınca hocadan talebeye nakledilen rivayetlerdir ve bunlar mükellefiyet getirecek ya da kaldıracak türden değildir (Tahralı 1998: 31).
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. YAHYA YILDIRIM
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Alper, Ömer Mahir (2015).Osmanlı Felsefesi Seçme Metinler.İstanbul: Klasik Yay. Bayrakdar, Mehmet (1994). “Dâvûd-i Kayserî”.İslâm Ansiklopesi. C. 9. İstanbul: TDV Yay. 32-35. Engin, Erdem (2016). “İlahi Zamansallık: Dâvud el-Kayserî ve Isaac Newton”.Uluslararası İslam Medeniyetinde Zaman Sempozyumu, 08-11 Ekim 2015/Konya = International Symposium on Time in Islamic Civilization, 08-11 October 2015/Konya. C: 2. 89-98. İbnü'l-Arabî, Muhyiddin b. Ali b. Muhammed el-Arabî et-Tâî el-Hâtimî (2002).Tefsîru İbn Arabî.Beyrut: Dâru Sâdır. Kalın, İbrahim (1998). “Davud El-Kayseri’nin Varlık Tasavvuru ve Günümüz İslam Düşüncesi Açısından Önemi = Qaysari’s Concept of Existance and its Significance for Today’s Islamic Thought”, (çev. T. Koç)Uluslararası XIII. ve XIV. Yüzyıllarda Anadolu’da İslam Düşüncesi ve Davud el-Kayseri Sempozyumu Tebliğler .143-157. Kayserî, Şerafeddin Dâvûd b. Mahmud b. Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Sâvî (1974).Şerhu Fusûsi’l-Hikem.(thk. Ayetullah Hasan Hasanzâde el-Âmülî) Kum: Bostan Kitab Yay. Şahin, Hasan (2015). “Davud el-Kayserî’ye Göre Allah’ın Kelamı”.Erciyes Üniversitesi Felsefe Bölümü Dergisi. 3: 30-43. Şahin, Hasan, H. Koç ve S. Sevim (1997).Davud el-Kayserî Mukaddemat.Kayseri: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yay. Tahralı, Mustafa (1998). “Dâvud-ı Kayserî’nin Fusûsu’l-Hikem Şerhi Mukaddimesi”,Kubbealtı Akademi Mecmuası.C. 27. 1: 28-35.
Atıf Bilgileri YILDIRIM, YAHYA. "ŞERHU FÜSÛSİ'L-HİKEM (DÂVUD-I KAYSERİ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/serhu-fususi-l-hikem-davud-i-kayseri. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.