MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ) | Kütüphane.osmanlica.com

MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ)

İsim MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ)
Yazar Eflâkî, Eflâkî Dede, Eflâkî Ahmed Ârifî, Ârifî (d. ? - ö. 761/1359-60)
Basım Tarihi: 01/11/2021
Konu Tekke Edebiyatı - Mevlânâ menakıbı
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası menakibu-l-arifin-eflaki
Tarih 754/1353
Notlar Mevlevî tarikatı dervişlerinden Şemseddîn Ahmed el-Eflâkî el-Ârifî'nin Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî ve çevresindekiler ile Mevlevî tarikatı ve Mevlânâ'nınyaşadığı dönemin tarihi hakkında geniş bilgiler ihtiva eden eseri.Menâkıbü’l-Ârifîn(Ariflerin Menkıbeleri) Farsça yazılmış mensurbir metindir.13 ve 14. yüzyıl Türk tasavvuf edebiyatının önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Eser, Moğol hâkimiyeti döneminde Selçukluların siyasî, askerî, iktisadî ve içtimaî tarihi hakkında bilgiler içermektedir. Ayrıca Eflâkî, müntesibi olduğu Mevlevî tarikatının Moğol hâkimiyeti dönemindeki bakış açısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Ahmed Eflâkî eserinde, Mevlevî adap ve törenlerine de yer vererek, Mevlevîlerin yaşadıkları rivayet edilen olağanüstü olaylardan da bahsederek Mevlânâ ve ailesinin kerametlerini ortaya koymaya gayret etmiştir. Derleme bir eser niteliğinde olanMenâkıbü’l-Ârifîn'in kaynakları arasında Sultan Veled'inVeled-nâme (İbtidâ-nâme), Rebâb-nâme, İntihâ-nâmeveMa’ârif'i, Şemsi Tebrîzî’ninMakâlât-ı Şemseddîn-i Tebrizîadlı eseri, Ferîdûn b. Ahmed-i Sipehsâlâr’ınRisâle-i Sipehsâlâr be-Menâkıb-ı Hudâvendigâr'ı,Ma’ârif-i Sultanü’l-Ulemâ Bahâeddîn Veled, Fîhi mâ Fîh, Mektûbât-ı Mevlânâ Celâleddîn, Mesnevî-i Ma'nevî ve Dîvân-ı Kebîrgibi eserler bulunmakta veEflâkî'nin bunlardan çokça yararlandığı anlaşılmaktadır (Şat 2018: 3). Oldukça akıcı ve sade bir Farsça ile yazılan eserin yüzyıllar boyunca birçok kesim tarafından beğenilerek okunmasının sebebi ise iyi bir anlatım gücüne sahip olmasından kaynaklanmaktadır (Yazıcı 2004: 114).Yazarın otuz altı yıllık çalışması ve derlemesi olanMenâkıbü’l-Ârifîn, Mevlânâ ve tarikatına mensup kişilerin şecerelerinin anlatıldığı bir yapıttır. Eflâkî, ilk kez 718/1318’de Ulu Ârif Çelebi’nin emriyle başladığı kitabı bir yıl içinde tamamlayarakMenâkıbü’l-Ârifîn ve Merâtibü'l-Kâşifîn; 754/1353 yılında ulaştığı bazı bilgileri de ekleyerek ikinci kez kaleme aldığı esereMenâkıbü’l-Ârifînadını vermiştir. Kitap, Eflâkî’nin görgü ve bilgisine ait bölümler haricinde derleme hüviyetindedir (Yazıcı 2004: 114).Menâkıbü’l-Ârifîn'de menakıbname türünün bir gereği olarak kerametlere çok yer verilmiştir. Fuat Köprülü, “Mevlevî büyüklerinin kerâmetlerini tasvir ve hikaye eden menâkıbnâmelerin tarikat propagandası yapmak maksadıyla yazılmış olsalar da, tarihi gerçeklikten tamamen ayrılmadığını ve müelliflerin yaşadıkları sosyal çevreyi doğru ve çok canlı bir surette yansıttıklarını bildirmektedir ve Bektaşî menâkıbnâmelerinden farklı olarak Mevlevî menâkıbnâmelerinin tarihi değerlerinden şüphelenilmemelidir” demektedir. (Köprülü 1943: 7/422). Derleme yönü ağır basan eserin muhtevası önce kısa bir mukaddimeden sonra on bölümden vücuda getirilmiştir. Birinci bölümde Mevlânâ’nın babası olan ve Sultânü’l-Ulemâ Bahâeddîn Veled, ikinci bölümde Seyyid-i Sırdan lakabıyla tanınan Mevlânâ’nın Şeyhi Burhâneddîn Muhakkık-ı Tirmîzî, üçüncü bölümde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, dördüncü bölümde Mevlânâ’nın sırdaşı Şemseddîn-i Tebrîzî, beşinci bölümde Mevlevî halifesi Şeyh Selahaddîn (Konyalı Zerkûb), altıncı bölümde Mevlevî halifesi veMesnevî’nin yazılmasında katkıda bulunan Hüsameddîn Çelebi, yedinci bölümde Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled, sekizinci bölümde Sultan Veled’in oğlu Çelebi Emîr Ârif, dokuzuncu bölümde Sultan Veled’in oğlu Çelebi Emîr Âbid ve onuncu bölümde de Mevlânâ’nın şeceresi hakkında bilgiler verilmektedir (Yazıcı 2004: 29/115; Yazıcı 1964-1966: C. 1-2; Gölpınarlı 1952: 32). Eflâkî'nin,Menâkıbü’l-Ârifîn'de anlattığı olayların bir bölümü kendi gözlemlerine dayanmaktadır. Diğer bölümlerde ise çoğunlukla “Hikâye” ve “Derler ki” diyerek söz başı yaptığı aktarmalara, “Yine nakledilmiştir” diyerek nakillere de yer vererek bizzat görmediği olayları (semâî) kulaktan dolma bilgilerle okuyucuya aktarmıştır.Menâkıbü’l-Ârifîn, dönemin tasavvufî adap ve merasimlerini yansıtması açısından da özel bir öneme sahiptir. Ayrıca eserde bölgenin mimarlık tarihi, halıcılık, musiki ve güzel sanatları hakkında oldukça ilgi çekici kayıtlara rastlanmaktadır. Mevlânâ ve tarikatını inkâr edenlerin, birtakım olaylar sonucunda ve Mevlânâ’nın kerametleri karşısında zünnarlarını (kuşaklarını) kopararak mürit olmaları sayesinde Mevlânâ’nın ününün tüm Anadolu’ya yayılmasının sağlandığı ile ilgili görüşler de mevcuttur (Şat 2018: 4, 9-10).Hem üretildiği dönemde hem de daha sonraki yüzyıllarda çokça okunan ve farklı dillere birçok kez tercüme edilen eser, ilk defa bir yazma nüshasından faydalanılarakSevânih-i Ömrî-i Hazret-i Mevlânâ Rûmî Müsemmâ be-Menâkıbü'l-Ârifînadıyla Hindistan’da neşredilmiştir. Kitabın ikinci ilmî yayımı ise Türkiye’de Tahsin Yazıcı tarafından birçok yazmadan faydalanılarak yapılmıştır (1964-1966). Abdülvehhâb es-Sabûnî, ekleme ve çıkarmalarla eseriSevâkıbü'l-Menâkıbadıyla Farsça olarak yeniden kaleme almıştır. Kitabın Türkçeye çevirileri bulunmaktadır. Bunların bir kısmı eksiktir. Metnin tespit edilebilen Türkçeye ilk tam çevirisi Mevlevî Zâhid bin Ârif tarafından 1400-01 tarihinde yapılmıştır. Mahzenü’l-Esrâradını taşıyan bu çeviri, bugün Süleymaniye Kütüphanesi, A 3456 numarada yer almaktadır. Sade bir dille yapılan bu çeviride anlaşılması zor olan bazı kısımlar atlanmış, bazı manzumeler ise nesre çevrilmiştir (Temizel 2007: 97). İkincisi Konya’da Mevlânâ türbedarı olan Lokmânî Dede'ninMenâkıb-ı Mevlânâismini taşıyan manzum çevirisidir. 1504 yılında Sultan II. Bâyezîd için yapıldığı tespit edilen çeviri birtakım ilave ve değişiklikler de içermektedir (Nizam 2010: I/7-8). 1795 yılında tamamlanmış olan Gevrekzâde Hasan’ınTercüme-i Menâkıbu’l-Ârifînadlı eseri ise manzum kısımlar haricinde kitabın tam tercümesidir. Çevirilerden biri de Abdülbâkî Nâsır Dede’nin 1793 yılında başlayıp 1797 yılında bitirdiği veTercüme-i Eflâkîadıyla da bilinenTercüme-i Menâkıbü’l-Ârifînadlı eseridir. Yazma nüshası Süleymaniye Kütüphanesi, Nafiz Paşa, 1126 numarada kayıtlıdır. Tahsin Yazıcı eseri her yönüyle değerlendirip metnin tahlil ve tenkidini de yaparakMenâkıbü’l-Ârifîn'i Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri 1959, 1961, 1976 yıllarında Türk Tarih Kurumu, 1954, 1964, 1966, 1989, 2001 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı, 1986 yılında Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, 1973 yılında Hürriyet Gazetesi, 1987 yılında Remzi Kitabevi, 2006 yılında ise Kabalcı Yayınları tarafından yayımlanmıştır (Ayan 2003: 79-84).Clément Huart,Menâkıbü’l-Ârifîn'i Fransızcaya çevirerek 1918-1922 yıllarındaLes Saints des Derviches Tourneursadıyla Paris’te iki cilt halinde yayımlamıştır. James William Redhouse da eserin bir kısmını Londra’da 1881 yılında İngilizceye çevirmiştir (Şeşen 1998: 282).Nâsirin biyografisi için bk. “Eflâkî, Eflâkî Dede, Eflâkî Ahmed Ârifî, Ârifî”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Doç. Dr. Mehmet Ünal
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ayan, Gönül (2003). “Sevakıb-ı Menakıb ve Mevlana”.III. Uluslararası Mevlâna Kongresi.Konya: Selçuk Üniversitesi Matbaası. 79-84. Çelik, Süheyla (2011).Ariflerin Menkıbeleri’ndeki “Kul ve Mürid” Olma İle İlgili Rivayetlerin Tahlili,Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Niğde: Niğde Üniversitesi. Eyice, Semavi (1998). "Huart, Clément Imbault".İslâm Ansiklopedisi.C. 18. İstanbul: TDV Yay. 262-264. Gölpınarlı, Abdülbaki (1952).Mevlanâ Celâleddin Hayatı, Felsefesi, Eserleri ve Eserlerinden Seçmeler.Ankara: İnkılap Kitabevi. Haral, Hesna (2014).Osmanlı Minyatüründe Mevlânâ’nın Yaşam Öyküsü: Menâkıbu’l-Ârifîn ve Tercüme-i Sevâkıb-ı Menâkıb Nüshaları.Doktora Tezi. İstanbul: Mimar Sinan Üniversitesi. Köprülü, Fuat (1943). “Anadolu Selçuklu Tarihi’nin Yerli Kaynakları”.TTK Belleten.7 (25-26-27): 422. Nizam, Betül Sinan (2010).Kemal Ahmed Dede’s Verse Narrative Tercüme-i Menâkıb-ı Mevlânâ A Verse Version in the Menâkıbü'l-Ârifîn Tradition. C. I. Cambridge: Harvard University The Department of Near Eastern Languages and Civilizations. Şat, Seda (2018).Ahmed Eflâkî’nin Menâkıbü’l-Ârifîn Adlı Eserine Göre Selçuklu Türkiyesi’nde Türkler/Türkmenler, Moğollar, Ahîler ve Mevlevîler.Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Erzincan: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Şeşen, Ramazan (1998).Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı.İstanbul: İslâm Tarih, Sanat ve Kültürünü Araştırma Vakfı Yay. Temizel, Ali (2007). “Mevlânâ’nın Hayat Hikayesi ile İlgili Eski Harfli Türkçe Eserler”.Mevlânâ Araştırmaları I.(ed. A. Karaismailoğlu).Ankara: Akçağ Yay. 96-120. Yazıcı, Tahsin (2004). “Menâkıbu’l Ârifîn”.İslâm Ansiklopedisi.C. 29. İstanbul: TDV Yay. 114-115. Yazıcı, Tahsin (1973).Âriflerin Menkıbeleri, C. I. İstanbul: Hürriyet Yayınevi. Yazıcı, Tahsin (1973).Âriflerin Menkıbeleri. C. II. İstanbul: Hürriyet Yayınevi.
Atıf Bilgileri Ünal, Mehmet. "MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/menakibu-l-arifin-eflaki. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ)

Yazar Eflâkî, Eflâkî Dede, Eflâkî Ahmed Ârifî, Ârifî (d. ? - ö. 761/1359-60)
Basım Tarihi 01/11/2021
Konu Tekke Edebiyatı - Mevlânâ menakıbı
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası menakibu-l-arifin-eflaki
Tarih 754/1353
Notlar Mevlevî tarikatı dervişlerinden Şemseddîn Ahmed el-Eflâkî el-Ârifî'nin Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî ve çevresindekiler ile Mevlevî tarikatı ve Mevlânâ'nınyaşadığı dönemin tarihi hakkında geniş bilgiler ihtiva eden eseri.Menâkıbü’l-Ârifîn(Ariflerin Menkıbeleri) Farsça yazılmış mensurbir metindir.13 ve 14. yüzyıl Türk tasavvuf edebiyatının önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Eser, Moğol hâkimiyeti döneminde Selçukluların siyasî, askerî, iktisadî ve içtimaî tarihi hakkında bilgiler içermektedir. Ayrıca Eflâkî, müntesibi olduğu Mevlevî tarikatının Moğol hâkimiyeti dönemindeki bakış açısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Ahmed Eflâkî eserinde, Mevlevî adap ve törenlerine de yer vererek, Mevlevîlerin yaşadıkları rivayet edilen olağanüstü olaylardan da bahsederek Mevlânâ ve ailesinin kerametlerini ortaya koymaya gayret etmiştir. Derleme bir eser niteliğinde olanMenâkıbü’l-Ârifîn'in kaynakları arasında Sultan Veled'inVeled-nâme (İbtidâ-nâme), Rebâb-nâme, İntihâ-nâmeveMa’ârif'i, Şemsi Tebrîzî’ninMakâlât-ı Şemseddîn-i Tebrizîadlı eseri, Ferîdûn b. Ahmed-i Sipehsâlâr’ınRisâle-i Sipehsâlâr be-Menâkıb-ı Hudâvendigâr'ı,Ma’ârif-i Sultanü’l-Ulemâ Bahâeddîn Veled, Fîhi mâ Fîh, Mektûbât-ı Mevlânâ Celâleddîn, Mesnevî-i Ma'nevî ve Dîvân-ı Kebîrgibi eserler bulunmakta veEflâkî'nin bunlardan çokça yararlandığı anlaşılmaktadır (Şat 2018: 3). Oldukça akıcı ve sade bir Farsça ile yazılan eserin yüzyıllar boyunca birçok kesim tarafından beğenilerek okunmasının sebebi ise iyi bir anlatım gücüne sahip olmasından kaynaklanmaktadır (Yazıcı 2004: 114).Yazarın otuz altı yıllık çalışması ve derlemesi olanMenâkıbü’l-Ârifîn, Mevlânâ ve tarikatına mensup kişilerin şecerelerinin anlatıldığı bir yapıttır. Eflâkî, ilk kez 718/1318’de Ulu Ârif Çelebi’nin emriyle başladığı kitabı bir yıl içinde tamamlayarakMenâkıbü’l-Ârifîn ve Merâtibü'l-Kâşifîn; 754/1353 yılında ulaştığı bazı bilgileri de ekleyerek ikinci kez kaleme aldığı esereMenâkıbü’l-Ârifînadını vermiştir. Kitap, Eflâkî’nin görgü ve bilgisine ait bölümler haricinde derleme hüviyetindedir (Yazıcı 2004: 114).Menâkıbü’l-Ârifîn'de menakıbname türünün bir gereği olarak kerametlere çok yer verilmiştir. Fuat Köprülü, “Mevlevî büyüklerinin kerâmetlerini tasvir ve hikaye eden menâkıbnâmelerin tarikat propagandası yapmak maksadıyla yazılmış olsalar da, tarihi gerçeklikten tamamen ayrılmadığını ve müelliflerin yaşadıkları sosyal çevreyi doğru ve çok canlı bir surette yansıttıklarını bildirmektedir ve Bektaşî menâkıbnâmelerinden farklı olarak Mevlevî menâkıbnâmelerinin tarihi değerlerinden şüphelenilmemelidir” demektedir. (Köprülü 1943: 7/422). Derleme yönü ağır basan eserin muhtevası önce kısa bir mukaddimeden sonra on bölümden vücuda getirilmiştir. Birinci bölümde Mevlânâ’nın babası olan ve Sultânü’l-Ulemâ Bahâeddîn Veled, ikinci bölümde Seyyid-i Sırdan lakabıyla tanınan Mevlânâ’nın Şeyhi Burhâneddîn Muhakkık-ı Tirmîzî, üçüncü bölümde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, dördüncü bölümde Mevlânâ’nın sırdaşı Şemseddîn-i Tebrîzî, beşinci bölümde Mevlevî halifesi Şeyh Selahaddîn (Konyalı Zerkûb), altıncı bölümde Mevlevî halifesi veMesnevî’nin yazılmasında katkıda bulunan Hüsameddîn Çelebi, yedinci bölümde Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled, sekizinci bölümde Sultan Veled’in oğlu Çelebi Emîr Ârif, dokuzuncu bölümde Sultan Veled’in oğlu Çelebi Emîr Âbid ve onuncu bölümde de Mevlânâ’nın şeceresi hakkında bilgiler verilmektedir (Yazıcı 2004: 29/115; Yazıcı 1964-1966: C. 1-2; Gölpınarlı 1952: 32). Eflâkî'nin,Menâkıbü’l-Ârifîn'de anlattığı olayların bir bölümü kendi gözlemlerine dayanmaktadır. Diğer bölümlerde ise çoğunlukla “Hikâye” ve “Derler ki” diyerek söz başı yaptığı aktarmalara, “Yine nakledilmiştir” diyerek nakillere de yer vererek bizzat görmediği olayları (semâî) kulaktan dolma bilgilerle okuyucuya aktarmıştır.Menâkıbü’l-Ârifîn, dönemin tasavvufî adap ve merasimlerini yansıtması açısından da özel bir öneme sahiptir. Ayrıca eserde bölgenin mimarlık tarihi, halıcılık, musiki ve güzel sanatları hakkında oldukça ilgi çekici kayıtlara rastlanmaktadır. Mevlânâ ve tarikatını inkâr edenlerin, birtakım olaylar sonucunda ve Mevlânâ’nın kerametleri karşısında zünnarlarını (kuşaklarını) kopararak mürit olmaları sayesinde Mevlânâ’nın ününün tüm Anadolu’ya yayılmasının sağlandığı ile ilgili görüşler de mevcuttur (Şat 2018: 4, 9-10).Hem üretildiği dönemde hem de daha sonraki yüzyıllarda çokça okunan ve farklı dillere birçok kez tercüme edilen eser, ilk defa bir yazma nüshasından faydalanılarakSevânih-i Ömrî-i Hazret-i Mevlânâ Rûmî Müsemmâ be-Menâkıbü'l-Ârifînadıyla Hindistan’da neşredilmiştir. Kitabın ikinci ilmî yayımı ise Türkiye’de Tahsin Yazıcı tarafından birçok yazmadan faydalanılarak yapılmıştır (1964-1966). Abdülvehhâb es-Sabûnî, ekleme ve çıkarmalarla eseriSevâkıbü'l-Menâkıbadıyla Farsça olarak yeniden kaleme almıştır. Kitabın Türkçeye çevirileri bulunmaktadır. Bunların bir kısmı eksiktir. Metnin tespit edilebilen Türkçeye ilk tam çevirisi Mevlevî Zâhid bin Ârif tarafından 1400-01 tarihinde yapılmıştır. Mahzenü’l-Esrâradını taşıyan bu çeviri, bugün Süleymaniye Kütüphanesi, A 3456 numarada yer almaktadır. Sade bir dille yapılan bu çeviride anlaşılması zor olan bazı kısımlar atlanmış, bazı manzumeler ise nesre çevrilmiştir (Temizel 2007: 97). İkincisi Konya’da Mevlânâ türbedarı olan Lokmânî Dede'ninMenâkıb-ı Mevlânâismini taşıyan manzum çevirisidir. 1504 yılında Sultan II. Bâyezîd için yapıldığı tespit edilen çeviri birtakım ilave ve değişiklikler de içermektedir (Nizam 2010: I/7-8). 1795 yılında tamamlanmış olan Gevrekzâde Hasan’ınTercüme-i Menâkıbu’l-Ârifînadlı eseri ise manzum kısımlar haricinde kitabın tam tercümesidir. Çevirilerden biri de Abdülbâkî Nâsır Dede’nin 1793 yılında başlayıp 1797 yılında bitirdiği veTercüme-i Eflâkîadıyla da bilinenTercüme-i Menâkıbü’l-Ârifînadlı eseridir. Yazma nüshası Süleymaniye Kütüphanesi, Nafiz Paşa, 1126 numarada kayıtlıdır. Tahsin Yazıcı eseri her yönüyle değerlendirip metnin tahlil ve tenkidini de yaparakMenâkıbü’l-Ârifîn'i Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri 1959, 1961, 1976 yıllarında Türk Tarih Kurumu, 1954, 1964, 1966, 1989, 2001 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı, 1986 yılında Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, 1973 yılında Hürriyet Gazetesi, 1987 yılında Remzi Kitabevi, 2006 yılında ise Kabalcı Yayınları tarafından yayımlanmıştır (Ayan 2003: 79-84).Clément Huart,Menâkıbü’l-Ârifîn'i Fransızcaya çevirerek 1918-1922 yıllarındaLes Saints des Derviches Tourneursadıyla Paris’te iki cilt halinde yayımlamıştır. James William Redhouse da eserin bir kısmını Londra’da 1881 yılında İngilizceye çevirmiştir (Şeşen 1998: 282).Nâsirin biyografisi için bk. “Eflâkî, Eflâkî Dede, Eflâkî Ahmed Ârifî, Ârifî”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Doç. Dr. Mehmet Ünal
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ayan, Gönül (2003). “Sevakıb-ı Menakıb ve Mevlana”.III. Uluslararası Mevlâna Kongresi.Konya: Selçuk Üniversitesi Matbaası. 79-84. Çelik, Süheyla (2011).Ariflerin Menkıbeleri’ndeki “Kul ve Mürid” Olma İle İlgili Rivayetlerin Tahlili,Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Niğde: Niğde Üniversitesi. Eyice, Semavi (1998). "Huart, Clément Imbault".İslâm Ansiklopedisi.C. 18. İstanbul: TDV Yay. 262-264. Gölpınarlı, Abdülbaki (1952).Mevlanâ Celâleddin Hayatı, Felsefesi, Eserleri ve Eserlerinden Seçmeler.Ankara: İnkılap Kitabevi. Haral, Hesna (2014).Osmanlı Minyatüründe Mevlânâ’nın Yaşam Öyküsü: Menâkıbu’l-Ârifîn ve Tercüme-i Sevâkıb-ı Menâkıb Nüshaları.Doktora Tezi. İstanbul: Mimar Sinan Üniversitesi. Köprülü, Fuat (1943). “Anadolu Selçuklu Tarihi’nin Yerli Kaynakları”.TTK Belleten.7 (25-26-27): 422. Nizam, Betül Sinan (2010).Kemal Ahmed Dede’s Verse Narrative Tercüme-i Menâkıb-ı Mevlânâ A Verse Version in the Menâkıbü'l-Ârifîn Tradition. C. I. Cambridge: Harvard University The Department of Near Eastern Languages and Civilizations. Şat, Seda (2018).Ahmed Eflâkî’nin Menâkıbü’l-Ârifîn Adlı Eserine Göre Selçuklu Türkiyesi’nde Türkler/Türkmenler, Moğollar, Ahîler ve Mevlevîler.Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Erzincan: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Şeşen, Ramazan (1998).Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı.İstanbul: İslâm Tarih, Sanat ve Kültürünü Araştırma Vakfı Yay. Temizel, Ali (2007). “Mevlânâ’nın Hayat Hikayesi ile İlgili Eski Harfli Türkçe Eserler”.Mevlânâ Araştırmaları I.(ed. A. Karaismailoğlu).Ankara: Akçağ Yay. 96-120. Yazıcı, Tahsin (2004). “Menâkıbu’l Ârifîn”.İslâm Ansiklopedisi.C. 29. İstanbul: TDV Yay. 114-115. Yazıcı, Tahsin (1973).Âriflerin Menkıbeleri, C. I. İstanbul: Hürriyet Yayınevi. Yazıcı, Tahsin (1973).Âriflerin Menkıbeleri. C. II. İstanbul: Hürriyet Yayınevi.
Atıf Bilgileri Ünal, Mehmet. "MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/menakibu-l-arifin-eflaki. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.