RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ) | Kütüphane.osmanlica.com

RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ)

İsim RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ)
Yazar Ya'kûb-ı Çerhî (d. ?/? - ö. 851/22.04.1447)
Basım Tarihi: 23/03/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufi meseleler
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası risale-i-ebdaliyye-yakub-i-cerhi-tees-1348
Tarih ?
Notlar Istılahta ricalu’l-gayb da denilen velîlerin özelliklerine dair eser. Yakub-ı Çerhî, Hz. Peygamber’in, “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buharî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165, hno: 2640; Tirmizî, Zühd, 50, hno: 2386) hadisince ahirette kendileriyle birlikte olmayı umduğu velîlerin özelliklerini açıklamak üzere eseri kaleme aldığını belirtir.Risaleye ismini veren ebdâl ya da abdal; karşılık, halef, şerefli, cömert anlamında Arapça bir kelimedir. Tasavvuf ıstılahında, veliler arasından insanların ve kâinatın işlerinde tasarruf için manevi izin verilmiş kişiler ifade eder. Çerhî’ye göre bunlara abdal denilmesinin sebebi, onların kötü huylarını iyi huya tebdil etmelerinden ve diledikleri anda birçok yerde görünebilmelerinden ötürüdür. Allah (c.c), dünyanın cismani düzeninin sağlamaları için bazı insanların vazifeler almasını dilediği gibi, kâinattaki manevi düzenin korunması, birtakım felaketlerin önüne geçilmesi veya iyiliklerin ifası için dostu, velisi kişilerden bazılarını da görevlendirmektedir. Bunlara gayb erenleri denmesinin sebebi, herkesçe tanınıp bilinmemelerinden dolayıdır.Eserde Hızır ve İlyas (a.s) hakkında bilgiler sunan Yakub-ı Çerhî, bazı bilgileri Hızır ile yaptığı görüşmelerden hareketle naklettiğini belirtir. Müellif, şeyhi Bahâeddin Nakşbend’in de konuyla ilgili düşüncelerine de yer verir. Dolayısıyla eser, Nakşbendîliğin rical hakkındaki görüşlerini yansıtması açısından da önem arz etmektedir.Velâyet konusuna ağırlık verdiği eserinde Çerhî, dinî tebliğ hususunda Hz. Peygamber’in sünnetini uygulayanları uzletiyân ve ‘işretiyân diye ikiye ayırır. Her iki grubun da kutupları vardır. Buna göre halkı irşatla görevli ‘işretiyânın kutbu, hayatta olduğu zaman diliminde Hâce Bahâeddin Nakşbend’dir. Onun vefatıyla yerini Alâeddin Attâr almıştır.İslam’daki velâyet-nübüvvet meselesinde önemli bir yere sahip ebdâl içinde insanları irşatla değil de Allah’ın kendilerine emrettiklerini yerine getirmekle görevli olanlar da bulunmaktadır. Bunların kutbu Hızır ve İlyas’tır (a.s) ve kıyamete kadar bunlar tayy-i zaman, tayy-i mekân özellikleriyle kutup olarak kalacaktır. Ebdâlin vasıfları, onlara yapılan atıflar, tarih boyunca konula ilgili tartışmalarda Kur’an-ı Kerim’den, hadislerden referanslarda bulunur. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî, Ali b. Osman el-Gaznevî, Ebu Said Ebu’l-Hayr, Alauddevle Simnani, Bahâeddin Nakşbend, Alâeddin Attâr gibi isimlerin görüşlerine ve kendi yaşadığı tecrübelere yer verir.Çerhî’nin bu eseri, Pakistan Kültür Bakanlığı’nın başlattığı ve kültürel mirasın yeniden canlandırılmasına yönelik bir düşüncenin ürünü olarak yeniden ele alınmıştır. Bu çerçevede Muhammed Nezir Ranchâ’nın tashihiyle Iran Pakistan Institute of Persian Studies tarafından 1978’de Pakistan’da yayımlanmıştır. Edisyon kritik tarzda hazırlanan eser, yine aynı kişi tarafından Urducaya çevrilmiş, Müessese-i İntişârât-ı İslâmî tarafından 1978’de Lahor’da Farsça nüshayla birlikte basılmıştır. Ranchâ, edisyon kritikte, Kitabhane-i Siraciyye, Hangâh-ı Şerif-i Ahmediyye-i Sa‘îdiyye, Musa Zeî Şerif Bahş İsmail Han Bölümü’ndeki nüshaları esas aldığını belirtir. Risale-i Ebdaliyye’nin çeviri esnasında tasavvuf literatüründe yer alan Farsça ve Arapça terimler aynen aktarılmış, anlamayı kolaylaştırmak amacıyla anlamları dipnotta verilmiştir. Eser, Haksever tarafından  2009’da Türkçeye çevrilerek yayımlanmıştır.Müellifin biyografisi için bk. “Yakub Çerhî”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı AHMET CAHİD HAKSEVER
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Haksever, Ahmet Cahid (2009). Ya’kûb-ı Çerhî: Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Anlayışı. İstanbul: İnsan Yay. Yakub b. Osman b. Mahmut b. Muhammet Gaznevî, Serrezî Çerhî (1978).Risâle-i Ebdâliyye.(Ed. Muhammed Nezir Ranchâ). İslamabat: Merkez-i Tahkikât-ı Farisî İran-Pakistan. Yakub b. Osman b. Mahmut b. Muhammet Gaznevî, Serrezî Çerhî (2009). “Risâle-i Ebdâliyye”.Neynâme. (Çev. A. C. Haksever). İstanbul: Erkam Yay.
Atıf Bilgileri HAKSEVER, AHMET CAHİD. "RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/risale-i-ebdaliyye-yakub-i-cerhi-tees-1348. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ)

Yazar Ya'kûb-ı Çerhî (d. ?/? - ö. 851/22.04.1447)
Basım Tarihi 23/03/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufi meseleler
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası risale-i-ebdaliyye-yakub-i-cerhi-tees-1348
Tarih ?
Notlar Istılahta ricalu’l-gayb da denilen velîlerin özelliklerine dair eser. Yakub-ı Çerhî, Hz. Peygamber’in, “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buharî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165, hno: 2640; Tirmizî, Zühd, 50, hno: 2386) hadisince ahirette kendileriyle birlikte olmayı umduğu velîlerin özelliklerini açıklamak üzere eseri kaleme aldığını belirtir.Risaleye ismini veren ebdâl ya da abdal; karşılık, halef, şerefli, cömert anlamında Arapça bir kelimedir. Tasavvuf ıstılahında, veliler arasından insanların ve kâinatın işlerinde tasarruf için manevi izin verilmiş kişiler ifade eder. Çerhî’ye göre bunlara abdal denilmesinin sebebi, onların kötü huylarını iyi huya tebdil etmelerinden ve diledikleri anda birçok yerde görünebilmelerinden ötürüdür. Allah (c.c), dünyanın cismani düzeninin sağlamaları için bazı insanların vazifeler almasını dilediği gibi, kâinattaki manevi düzenin korunması, birtakım felaketlerin önüne geçilmesi veya iyiliklerin ifası için dostu, velisi kişilerden bazılarını da görevlendirmektedir. Bunlara gayb erenleri denmesinin sebebi, herkesçe tanınıp bilinmemelerinden dolayıdır.Eserde Hızır ve İlyas (a.s) hakkında bilgiler sunan Yakub-ı Çerhî, bazı bilgileri Hızır ile yaptığı görüşmelerden hareketle naklettiğini belirtir. Müellif, şeyhi Bahâeddin Nakşbend’in de konuyla ilgili düşüncelerine de yer verir. Dolayısıyla eser, Nakşbendîliğin rical hakkındaki görüşlerini yansıtması açısından da önem arz etmektedir.Velâyet konusuna ağırlık verdiği eserinde Çerhî, dinî tebliğ hususunda Hz. Peygamber’in sünnetini uygulayanları uzletiyân ve ‘işretiyân diye ikiye ayırır. Her iki grubun da kutupları vardır. Buna göre halkı irşatla görevli ‘işretiyânın kutbu, hayatta olduğu zaman diliminde Hâce Bahâeddin Nakşbend’dir. Onun vefatıyla yerini Alâeddin Attâr almıştır.İslam’daki velâyet-nübüvvet meselesinde önemli bir yere sahip ebdâl içinde insanları irşatla değil de Allah’ın kendilerine emrettiklerini yerine getirmekle görevli olanlar da bulunmaktadır. Bunların kutbu Hızır ve İlyas’tır (a.s) ve kıyamete kadar bunlar tayy-i zaman, tayy-i mekân özellikleriyle kutup olarak kalacaktır. Ebdâlin vasıfları, onlara yapılan atıflar, tarih boyunca konula ilgili tartışmalarda Kur’an-ı Kerim’den, hadislerden referanslarda bulunur. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî, Ali b. Osman el-Gaznevî, Ebu Said Ebu’l-Hayr, Alauddevle Simnani, Bahâeddin Nakşbend, Alâeddin Attâr gibi isimlerin görüşlerine ve kendi yaşadığı tecrübelere yer verir.Çerhî’nin bu eseri, Pakistan Kültür Bakanlığı’nın başlattığı ve kültürel mirasın yeniden canlandırılmasına yönelik bir düşüncenin ürünü olarak yeniden ele alınmıştır. Bu çerçevede Muhammed Nezir Ranchâ’nın tashihiyle Iran Pakistan Institute of Persian Studies tarafından 1978’de Pakistan’da yayımlanmıştır. Edisyon kritik tarzda hazırlanan eser, yine aynı kişi tarafından Urducaya çevrilmiş, Müessese-i İntişârât-ı İslâmî tarafından 1978’de Lahor’da Farsça nüshayla birlikte basılmıştır. Ranchâ, edisyon kritikte, Kitabhane-i Siraciyye, Hangâh-ı Şerif-i Ahmediyye-i Sa‘îdiyye, Musa Zeî Şerif Bahş İsmail Han Bölümü’ndeki nüshaları esas aldığını belirtir. Risale-i Ebdaliyye’nin çeviri esnasında tasavvuf literatüründe yer alan Farsça ve Arapça terimler aynen aktarılmış, anlamayı kolaylaştırmak amacıyla anlamları dipnotta verilmiştir. Eser, Haksever tarafından  2009’da Türkçeye çevrilerek yayımlanmıştır.Müellifin biyografisi için bk. “Yakub Çerhî”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı AHMET CAHİD HAKSEVER
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Haksever, Ahmet Cahid (2009). Ya’kûb-ı Çerhî: Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Anlayışı. İstanbul: İnsan Yay. Yakub b. Osman b. Mahmut b. Muhammet Gaznevî, Serrezî Çerhî (1978).Risâle-i Ebdâliyye.(Ed. Muhammed Nezir Ranchâ). İslamabat: Merkez-i Tahkikât-ı Farisî İran-Pakistan. Yakub b. Osman b. Mahmut b. Muhammet Gaznevî, Serrezî Çerhî (2009). “Risâle-i Ebdâliyye”.Neynâme. (Çev. A. C. Haksever). İstanbul: Erkam Yay.
Atıf Bilgileri HAKSEVER, AHMET CAHİD. "RİSÂLE-İ EBDÂLİYYE (YAKUB-I ÇERHÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/risale-i-ebdaliyye-yakub-i-cerhi-tees-1348. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.