KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ) | Kütüphane.osmanlica.com

KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ)

İsim KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ)
Yazar Muhyî-i Gülşenî, Ekmekçi-zâde Şeyh Muhyiddin Muhammed Gülşenî Efendi (d. 935/1528 - ö. 1014? / 1017?/1605?/1608?)
Basım Tarihi: 30/09/2022
Konu Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı - belagat kitapları
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası kava-id-i-baleybelen-muhyi-i-gulseni
Tarih 1566-1574
Notlar Muhyî-i Gülşenî’nin eseri. Araştırmalara göre bugüne kadar tespit edilen dünyanın ilk yapma dilini içerenBâleybelenkelime anlamı olarak “dilsizleri dillendiren” ya da “dilsizlere dille hayat veren” anlamına gelmektedir (Koç 2011: 54). Muhyî, 1566-1574 tarihleri arasında tamamladığıBâleybelen’i üretme sürecini ve eseri kaleme almasındaki amacı, dil alanındaki ilk risalesi olanBereme’y-Kâbe’y-Nele’de ele alır ve meydana getirdiği çalışmanın ilkliğini ve orjinalliğini şu şekilde dile getirir: “Öyle müstakil bir dil icat ettim ki böylesini âdemoğlu yaratmadı. Türkçe ve Farsçayı bu dile aktardım, Arap dizilişiyle bu binayı sağlamlaştırdım. Adını Bâleybelen koyduğum bu dilde on konu tertip edildi. Her ilimde fazilet sahiplerinin aşamadıkları yüz meseleyi yetkince yazdım.” (Koç 2011: 59).Muhyî,Bâleybelen’in ortaya çıkmasında bazı kişilerden etkilenmiştir. Bu isimler, Mevlânâ Emîr Çelebi Efendi, Muhammed Bekrî, Muhammed Paşa b. Üveys Paşa, Molla Muhammed Emîn, Osman Bey b. Mustafa Paşa, Nakib Malûlzâde Mehmed Efendi, İskenderpaşazâde Ahmed Paşa, Çivizâde Mehmed Efendi ve oğulları Mustafa, Ahmed, Fethî ve Muhyîzâde Hasan Efendi’dir ve söz konusu isimlerin bu dile alaka gösterdiği kaynaklarda yer alır (Koç 2011: 62-66).Arap alfabesi kullanılanBâleybelen’de yazılış sağdan sola doğrudur ve her kelimenin bir anlama karşılık gelmesi ana kuraldır. En az emek kanununun işletildiği eserde ikil (tesniye), dişil (müennes), kural dışı çokluk şekilleri gibi yapılara yer verilmez. Kelime köklerinin belirlenmesi ilham ve diğer dillerden yapılan alıntılar olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilir. Alıntı yapılar ise iki şekildedir: Birincisi, Muhyî’ye dostları tarafından teklif edilen kelimeler; ikincisi ise diğer dillerden yapılan alıntılardır.Bâleybelen’in söz diziminde Arapçadan, kelime gruplarında Farsçadan, genel yapı bilgisinde Türkçe ve Farsçadan yararlanıldığı görülür (Koç 2011: 67). Kitapta aynı zamanda Osmanlı gramerinin tamamının anlatıldığı risaleler de mevcuttur (Koç 2011: 69-78).Muhyî-i Gülşenî’nin eserlerinden 37 tanesi, Mısır Hidiviyye Kütüphanesi’nde bulunan 7128 numaralı bir mecmuada kayıtlıdır. Bu mecmuanın fotokopi nüshası İsam Kütüphanesi 8906 numarada yer alır.Baleybelenise söz konusu nüshanın 47b-87a varakları arasındadır. Kitabın Mısır Kütüphanesi’ndeki mecmuadan başka bir nüshası da internet ortamında Princeton Üniversitesi Dijital Kütüphanesi, adresinde bulunmaktadır. Bu nüsha 164 varak olup 17 satır halinde nestalik yazıyla yazılmıştır (Karagözlü 2014).Kavâ’id-i Bâleybelen, ilim dünyasına ilk olarak 1813 yılında Fransız doğubilimci Silvestre de Sacy tarafından tanıtılmıştır. Bu çalışmada Sacy, bilinmeyen bir dilin ilk verilerini bulduğunu düşünüyordu ve Muhyî mahlasını tespit edememişti.Bâleybelen’in ilk yapma dil olduğu, Alessadro Bausani’nin 1974 yılında yapmış olduğu tasnif denemesiyle ortaya atıldı. 1989 yılında ise Fransa Milli Kütüphanesi’nin çıkardığı katalogta bu eserin Muhyî-i Gülşenî’ye aidiyeti ihtiyatlı bir şekilde dile getirildi (Koç 2011: 55-57). Midhat Sertoğlu,Hayat Tarih Mecmuası’nın 1966 Şubat sayısında yayımladığı “İlk Milletlerarası Dili Bir Türk İcât Etmişti” başlıklı yazısıyla Bâleybelen’in Türkiye’de tanınmasına ve yeniden tartışılmasına yol açtı (Karagözlü 2014).Bâleybelenhakkında en ayrıntılı çalışma, Mustafa Koç tarafından 2005 yılında yapılmıştır. Muhyî hakkında bilgi verilen çalışmalardaBâlibilenşeklinde okunan eser, Mustafa Koç tarafındanBâleybelenşeklinde okunmuş veBâleybelen Muhyî-i Gülşeni, İlk Yapma Diladıyla yayımlanmıştır (2005, 2011).Şairin biyografisi için bk. “Muhyî-i Gülşenî, Ekmekçi-zâde Şeyh Muhyiddin Muhammed Gülşenî Efendi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Kadriye Hocaoğlu Alagöz
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Koç, Mustafa (2011).Bâleybelen Muhyî-i Gülşenî İlk Yapma Dil. İstanbul: Klasik Yay.
Atıf Bilgileri Hocaoğlu Alagöz, Kadriye. "KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/kava-id-i-baleybelen-muhyi-i-gulseni. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ)

Yazar Muhyî-i Gülşenî, Ekmekçi-zâde Şeyh Muhyiddin Muhammed Gülşenî Efendi (d. 935/1528 - ö. 1014? / 1017?/1605?/1608?)
Basım Tarihi 30/09/2022
Konu Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı - belagat kitapları
Tür Kitap
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası kava-id-i-baleybelen-muhyi-i-gulseni
Tarih 1566-1574
Notlar Muhyî-i Gülşenî’nin eseri. Araştırmalara göre bugüne kadar tespit edilen dünyanın ilk yapma dilini içerenBâleybelenkelime anlamı olarak “dilsizleri dillendiren” ya da “dilsizlere dille hayat veren” anlamına gelmektedir (Koç 2011: 54). Muhyî, 1566-1574 tarihleri arasında tamamladığıBâleybelen’i üretme sürecini ve eseri kaleme almasındaki amacı, dil alanındaki ilk risalesi olanBereme’y-Kâbe’y-Nele’de ele alır ve meydana getirdiği çalışmanın ilkliğini ve orjinalliğini şu şekilde dile getirir: “Öyle müstakil bir dil icat ettim ki böylesini âdemoğlu yaratmadı. Türkçe ve Farsçayı bu dile aktardım, Arap dizilişiyle bu binayı sağlamlaştırdım. Adını Bâleybelen koyduğum bu dilde on konu tertip edildi. Her ilimde fazilet sahiplerinin aşamadıkları yüz meseleyi yetkince yazdım.” (Koç 2011: 59).Muhyî,Bâleybelen’in ortaya çıkmasında bazı kişilerden etkilenmiştir. Bu isimler, Mevlânâ Emîr Çelebi Efendi, Muhammed Bekrî, Muhammed Paşa b. Üveys Paşa, Molla Muhammed Emîn, Osman Bey b. Mustafa Paşa, Nakib Malûlzâde Mehmed Efendi, İskenderpaşazâde Ahmed Paşa, Çivizâde Mehmed Efendi ve oğulları Mustafa, Ahmed, Fethî ve Muhyîzâde Hasan Efendi’dir ve söz konusu isimlerin bu dile alaka gösterdiği kaynaklarda yer alır (Koç 2011: 62-66).Arap alfabesi kullanılanBâleybelen’de yazılış sağdan sola doğrudur ve her kelimenin bir anlama karşılık gelmesi ana kuraldır. En az emek kanununun işletildiği eserde ikil (tesniye), dişil (müennes), kural dışı çokluk şekilleri gibi yapılara yer verilmez. Kelime köklerinin belirlenmesi ilham ve diğer dillerden yapılan alıntılar olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilir. Alıntı yapılar ise iki şekildedir: Birincisi, Muhyî’ye dostları tarafından teklif edilen kelimeler; ikincisi ise diğer dillerden yapılan alıntılardır.Bâleybelen’in söz diziminde Arapçadan, kelime gruplarında Farsçadan, genel yapı bilgisinde Türkçe ve Farsçadan yararlanıldığı görülür (Koç 2011: 67). Kitapta aynı zamanda Osmanlı gramerinin tamamının anlatıldığı risaleler de mevcuttur (Koç 2011: 69-78).Muhyî-i Gülşenî’nin eserlerinden 37 tanesi, Mısır Hidiviyye Kütüphanesi’nde bulunan 7128 numaralı bir mecmuada kayıtlıdır. Bu mecmuanın fotokopi nüshası İsam Kütüphanesi 8906 numarada yer alır.Baleybelenise söz konusu nüshanın 47b-87a varakları arasındadır. Kitabın Mısır Kütüphanesi’ndeki mecmuadan başka bir nüshası da internet ortamında Princeton Üniversitesi Dijital Kütüphanesi, adresinde bulunmaktadır. Bu nüsha 164 varak olup 17 satır halinde nestalik yazıyla yazılmıştır (Karagözlü 2014).Kavâ’id-i Bâleybelen, ilim dünyasına ilk olarak 1813 yılında Fransız doğubilimci Silvestre de Sacy tarafından tanıtılmıştır. Bu çalışmada Sacy, bilinmeyen bir dilin ilk verilerini bulduğunu düşünüyordu ve Muhyî mahlasını tespit edememişti.Bâleybelen’in ilk yapma dil olduğu, Alessadro Bausani’nin 1974 yılında yapmış olduğu tasnif denemesiyle ortaya atıldı. 1989 yılında ise Fransa Milli Kütüphanesi’nin çıkardığı katalogta bu eserin Muhyî-i Gülşenî’ye aidiyeti ihtiyatlı bir şekilde dile getirildi (Koç 2011: 55-57). Midhat Sertoğlu,Hayat Tarih Mecmuası’nın 1966 Şubat sayısında yayımladığı “İlk Milletlerarası Dili Bir Türk İcât Etmişti” başlıklı yazısıyla Bâleybelen’in Türkiye’de tanınmasına ve yeniden tartışılmasına yol açtı (Karagözlü 2014).Bâleybelenhakkında en ayrıntılı çalışma, Mustafa Koç tarafından 2005 yılında yapılmıştır. Muhyî hakkında bilgi verilen çalışmalardaBâlibilenşeklinde okunan eser, Mustafa Koç tarafındanBâleybelenşeklinde okunmuş veBâleybelen Muhyî-i Gülşeni, İlk Yapma Diladıyla yayımlanmıştır (2005, 2011).Şairin biyografisi için bk. “Muhyî-i Gülşenî, Ekmekçi-zâde Şeyh Muhyiddin Muhammed Gülşenî Efendi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Kadriye Hocaoğlu Alagöz
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Koç, Mustafa (2011).Bâleybelen Muhyî-i Gülşenî İlk Yapma Dil. İstanbul: Klasik Yay.
Atıf Bilgileri Hocaoğlu Alagöz, Kadriye. "KAVÂ’İD-İ BÂLEYBELEN (MUHYÎ-İ GÜLŞENÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/kava-id-i-baleybelen-muhyi-i-gulseni. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.