HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ) | Kütüphane.osmanlica.com

HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ)

İsim HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ)
Yazar Hazînî (d. 939-941/1530-1532 - ö. 1005/1597)
Basım Tarihi: 02/10/2022
Konu Divan-Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası huccetu-l-ebrar-hazini
Tarih 996/1589
Notlar Müellifin dini tasavvufi meselelere dair eseri.Eser ilk olarak Sa’îd-i Nefîsî tarafındanMesnevî-i Hüccetü’l-Ebrârismiyle tanıtılmıştır. Yazarının ismi bilinemediğinden olsa gerek, Seyyid Mürşid Dervîş-i Yesevî olarak kaydedilmiştir. Sa’îd-i Nefîsî bu eserin İstanbul’da 996/1589 yılında, Yesevî tarikatının şeyhleri hakkında yazıldığını ve Osmanlı sultanı III. Murad adına kaleme alındığını belirtmiştir (Sa’îd-i Nefîsî: I, 407).Eser nestalik yazıyla yazılmış olup toplam 2020 beyitten meydana gelmektedir. Satır sayısı 11 ile 15 arasında değişen metin katalog bilgilerine nazaran Osmanlı cildi ile ciltli olup 11./17. yy’ın sonlarında istinsah edilmiştir ve 80x145 ve 140x210 mm ölçülerindedir.Hazînî,manzumede Allah’ın isimlerinden ve bu isimleri zikretmenin güzelliklerinden (vr.103b), besmelenin öneminden, besmelesiz başlanan işin sonunun kesik olduğundan, Allah’ın isimlerini her zaman hatırlamak gerektiğinden (vr.104a-b-105a), ilmin öneminden, Hz. Peygamber’in “İlim Çin’de bile olsa alınız. hadisinden, hem açık hem de gizli zikirle Allah’a ulaşılabileceğinden (vr.105b,107b.108a…), cehri zikri inkâr etmemek gerektiğinden, salikin sülûkunda Hz. Peygamber’in yanındaki Hz. Ebubekir gibi olması gerektiğinden (vr.106a), erre zikrinin öneminden, hastalıkların devasının zikirde olduğundan, evliyayı gerçek tabipler olarak bilmek gerektiğinden (vr. 106b-107a), nefs-i emmârenin kötülüklerinden (vr.109b) bahsetmektedir (Kunt 2002).Eserin devamında Na’t-ı Nebî (vr.110b), mensup olduğu tarikat dolayısıyla Allah’a şükür (112b), Osmanoğullarına dua ve sultan III. Murad Han’a övgüler (113a-116b)’in yer aldığı eserde vr. 116b-125b arasında eserin telif sebebi hakkında bilgiler verilmektedir.Müellif, 125b’den itibaren “Der beyân-ı mukaddime” başlığı altında bazı nasihatlarda bulunmaktadır: Buna göre mürşitsiz vuslat mümkün değildir ve şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Şeyhin hatası senin sevabından iyidir. Kezâ ilim tekebbüre yol açar, oysa manevî olgunluk için fakr ve edeb gerekir demektedir(133a). Eserde daha sonra Yesevî’nin ailesi, memleketi ve menkıbeleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Buradaki bilgiler hemen hemen hepsiCevâhiru’l-Ebrâr ve Menba’u’l Ebhâr’daki bilgilerle paralel bilgilerdir. Yesevî silsilesi sayılırken sıra kendisine gelince yazar Molla Emin’e olan bağlılığını tekrar ifade etmektedir(143b) 147a’dan itibaren uzunca bir kısım ise Seyyid Mansur’un tekkedeki çile hayatı ve menkıbelerine ayrılmıştır.Cevâhiru’l-Ebrâr’da çok daha tafsilatlı olan bu bilgilere göre Seyyid 66 sene Mürşit-i âlem olmuş ve sonuncusu kendisi olmak üzere on iki halife bırakmıştır. Hazînî, Seyyid Mansur’un kapısında on iki sene hizmet ettiğini ve şimdi elli altı yaşında olduğunu bildirmektedir. Eldeki eserin telif tarihi 996/1589 yılı olduğuna göre yazarın da 940/1534 yılında doğduğu anlaşılmaktadır(149b). Daha sonra şeyhi Seyyid Mansur’la ilgili bilgilere geçen Hazînî bazı küçük farklarla diğer iki eserde de anlatılan Seyyid Mansur’un Belh’ten hacc niyetiyle Diyarbakır’a gelişi ve orada vefat edişini hikâye etmektedir(150b).Kitabı yazdığı sıralarda uzun zamandır İstanbul’da bulunan Hazînî tekrar memlekete dönmek ve Yesevîliği yaymak isteğini belirtmektedir. Ancak bu yolculuğa çıkmak için yazdığı bu risalenin padişah III. Murad’ın eline geçmesine ve onun yardımına vesile olmasını ümid etmektedir(154b). 155b’de yer alan “Hatime” kısmından itibaren eser çeşitli dualar ve temennilerden ibarettir. Son birkaç sayfa ise Hazînî’nin kendi eseri hakkındaki bazı bilgi ve ümitlerini ihtiva etmektedir. Buna göre eser 30 günde yazılmıştır(170b). Hazînî Farsça olduğu için eserinin kıymetinin İstanbul’da pek anlaşılamayacağından endişe etmekte ve onun Semerkand, Buhara, Hocend ve Hisar gibi Farsça konuşulan yerlere ulaşması temennisi içindedir. Eserinin oralardaki Yesevî, Nakşî, Aşkî ve Kübreviyye zümreleri için bir nimet olduğunu söylemektedir.Eserin bilinen tek nüshâsı, Paris Milli Kütüphanesi Farsça yazmalar Bölümü 263 no (Paris Bibliotheque Nationale, Pers. A.F. 263)’da kayıtlı, üç eseri ihtiva eden mecmuanın üçüncü kısmı olan vr. 102a ve 173b arasında yer almaktadır.Müellifin biyografisi için bk. "Hazînî".Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kara
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum
Niteliği Telif
Kaynakça Kunt, İbrahim (2002).Hazînî ve Dîvânı (İnceleme-Metin). Yayımlanmamış Doktora Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sa’îd-i Nefîsî (1363/1984).Târih-i Nazm u Nesr der İrân ve der Zebân-ı Fârsî., Tahran (yyy). I, 407. Sevim, Hacer (2004).Hazînî’nin ‘Menba’u’l Ebhâr fî Riyâzi’l-Ebrâr’ Adlı Eserinin Tahkîk, Neşir ve Değerlendirilmesi.Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi.  İstanbul: Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Atıf Bilgileri Kara, Ahmet. "HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/huccetu-l-ebrar-hazini. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ)

Yazar Hazînî (d. 939-941/1530-1532 - ö. 1005/1597)
Basım Tarihi 02/10/2022
Konu Divan-Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Farsça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası huccetu-l-ebrar-hazini
Tarih 996/1589
Notlar Müellifin dini tasavvufi meselelere dair eseri.Eser ilk olarak Sa’îd-i Nefîsî tarafındanMesnevî-i Hüccetü’l-Ebrârismiyle tanıtılmıştır. Yazarının ismi bilinemediğinden olsa gerek, Seyyid Mürşid Dervîş-i Yesevî olarak kaydedilmiştir. Sa’îd-i Nefîsî bu eserin İstanbul’da 996/1589 yılında, Yesevî tarikatının şeyhleri hakkında yazıldığını ve Osmanlı sultanı III. Murad adına kaleme alındığını belirtmiştir (Sa’îd-i Nefîsî: I, 407).Eser nestalik yazıyla yazılmış olup toplam 2020 beyitten meydana gelmektedir. Satır sayısı 11 ile 15 arasında değişen metin katalog bilgilerine nazaran Osmanlı cildi ile ciltli olup 11./17. yy’ın sonlarında istinsah edilmiştir ve 80x145 ve 140x210 mm ölçülerindedir.Hazînî,manzumede Allah’ın isimlerinden ve bu isimleri zikretmenin güzelliklerinden (vr.103b), besmelenin öneminden, besmelesiz başlanan işin sonunun kesik olduğundan, Allah’ın isimlerini her zaman hatırlamak gerektiğinden (vr.104a-b-105a), ilmin öneminden, Hz. Peygamber’in “İlim Çin’de bile olsa alınız. hadisinden, hem açık hem de gizli zikirle Allah’a ulaşılabileceğinden (vr.105b,107b.108a…), cehri zikri inkâr etmemek gerektiğinden, salikin sülûkunda Hz. Peygamber’in yanındaki Hz. Ebubekir gibi olması gerektiğinden (vr.106a), erre zikrinin öneminden, hastalıkların devasının zikirde olduğundan, evliyayı gerçek tabipler olarak bilmek gerektiğinden (vr. 106b-107a), nefs-i emmârenin kötülüklerinden (vr.109b) bahsetmektedir (Kunt 2002).Eserin devamında Na’t-ı Nebî (vr.110b), mensup olduğu tarikat dolayısıyla Allah’a şükür (112b), Osmanoğullarına dua ve sultan III. Murad Han’a övgüler (113a-116b)’in yer aldığı eserde vr. 116b-125b arasında eserin telif sebebi hakkında bilgiler verilmektedir.Müellif, 125b’den itibaren “Der beyân-ı mukaddime” başlığı altında bazı nasihatlarda bulunmaktadır: Buna göre mürşitsiz vuslat mümkün değildir ve şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Şeyhin hatası senin sevabından iyidir. Kezâ ilim tekebbüre yol açar, oysa manevî olgunluk için fakr ve edeb gerekir demektedir(133a). Eserde daha sonra Yesevî’nin ailesi, memleketi ve menkıbeleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Buradaki bilgiler hemen hemen hepsiCevâhiru’l-Ebrâr ve Menba’u’l Ebhâr’daki bilgilerle paralel bilgilerdir. Yesevî silsilesi sayılırken sıra kendisine gelince yazar Molla Emin’e olan bağlılığını tekrar ifade etmektedir(143b) 147a’dan itibaren uzunca bir kısım ise Seyyid Mansur’un tekkedeki çile hayatı ve menkıbelerine ayrılmıştır.Cevâhiru’l-Ebrâr’da çok daha tafsilatlı olan bu bilgilere göre Seyyid 66 sene Mürşit-i âlem olmuş ve sonuncusu kendisi olmak üzere on iki halife bırakmıştır. Hazînî, Seyyid Mansur’un kapısında on iki sene hizmet ettiğini ve şimdi elli altı yaşında olduğunu bildirmektedir. Eldeki eserin telif tarihi 996/1589 yılı olduğuna göre yazarın da 940/1534 yılında doğduğu anlaşılmaktadır(149b). Daha sonra şeyhi Seyyid Mansur’la ilgili bilgilere geçen Hazînî bazı küçük farklarla diğer iki eserde de anlatılan Seyyid Mansur’un Belh’ten hacc niyetiyle Diyarbakır’a gelişi ve orada vefat edişini hikâye etmektedir(150b).Kitabı yazdığı sıralarda uzun zamandır İstanbul’da bulunan Hazînî tekrar memlekete dönmek ve Yesevîliği yaymak isteğini belirtmektedir. Ancak bu yolculuğa çıkmak için yazdığı bu risalenin padişah III. Murad’ın eline geçmesine ve onun yardımına vesile olmasını ümid etmektedir(154b). 155b’de yer alan “Hatime” kısmından itibaren eser çeşitli dualar ve temennilerden ibarettir. Son birkaç sayfa ise Hazînî’nin kendi eseri hakkındaki bazı bilgi ve ümitlerini ihtiva etmektedir. Buna göre eser 30 günde yazılmıştır(170b). Hazînî Farsça olduğu için eserinin kıymetinin İstanbul’da pek anlaşılamayacağından endişe etmekte ve onun Semerkand, Buhara, Hocend ve Hisar gibi Farsça konuşulan yerlere ulaşması temennisi içindedir. Eserinin oralardaki Yesevî, Nakşî, Aşkî ve Kübreviyye zümreleri için bir nimet olduğunu söylemektedir.Eserin bilinen tek nüshâsı, Paris Milli Kütüphanesi Farsça yazmalar Bölümü 263 no (Paris Bibliotheque Nationale, Pers. A.F. 263)’da kayıtlı, üç eseri ihtiva eden mecmuanın üçüncü kısmı olan vr. 102a ve 173b arasında yer almaktadır.Müellifin biyografisi için bk. "Hazînî".Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kara
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum
Niteliği Telif
Kaynakça Kunt, İbrahim (2002).Hazînî ve Dîvânı (İnceleme-Metin). Yayımlanmamış Doktora Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sa’îd-i Nefîsî (1363/1984).Târih-i Nazm u Nesr der İrân ve der Zebân-ı Fârsî., Tahran (yyy). I, 407. Sevim, Hacer (2004).Hazînî’nin ‘Menba’u’l Ebhâr fî Riyâzi’l-Ebrâr’ Adlı Eserinin Tahkîk, Neşir ve Değerlendirilmesi.Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi.  İstanbul: Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Atıf Bilgileri Kara, Ahmet. "HÜCCETÜ’L-EBRÂR (HAZÎNÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/huccetu-l-ebrar-hazini. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.