Yazar
Zahir Bigiyev (d. 1870 - ö. 1902)
Basım Tarihi
31/10/2022
Konu
Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı - Tatarca seyahatname
Tür
Kitap
Dil
Belirlenmemiş dil
Dijital
Hayır
Yazma
Hayır
Kütüphane
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası
maveraunnehirde-seyahat-zahir-bigiyev
Tarih
1893
Notlar
Zahir Bigiyev'in eseri. Maveraünnehir seyahati için yaşadığı şehir Rostov-don’dan 1893 yılının 11 Temmuz Pazar günü (1311 yılı, Muharrem ayının 10.günü) yola çıkar. Seyahatnamesinde, bu yolculuğun amacının Müslüman dünyasında hem siyaset hem de medeniyet bakımından önemli yer tutan bu bölgede kardeş halkların mevcut halleri ile eski zamandaki hallerini karşılaştırarak ibret almak olduğunu belirtir.Seyahatnamede, Rostov-don şehrinden itibaren hangi vasıtalarla nasıl bir güzergah izlediğini ayrıntılı bir şekilde anlatır. Don nehri üzerinde vapurla Kalaç şehrine, Kalaç’tan trenle Volga kıyısına ulaşır. Astrahan’a giderken vapurda tanıştığı bir Rus’un Kazan Tatarları ve tüccarları hakkında söylediği olumsuz sözler, yazarı rahatsız eder ama aynı zamanda düşündürür. Seyahati boyunca ziyaret ettiği şehirleri, özellikle, eğitim yönünden inceler. Astrahan’da her bir milletin okulu olmasına rağmen maalesef orada Müslümanlara ait bir okulunun ve medresesinin bulunmadığını üzülerek görür. Bir başka dikkat ettiği husus halkın kültür mirasına ve tarihine sahip çıkmamasıdır.Henüz 23 yaşında genç bir molla olan Zahir Bigiyev; Buhara’yı, Semerkant ve Taşkent’i görmek niyetiyle çıktığı yolculuk boyunca gördüğü diğer yerler hakkındaki izlenimlerini de anlatır. Volga’daki vapur yolculuklarının tarihi geçmişini, Hazar Denizi’nin doğusundan başlayıp Semerkant’a kadar uzanan demiryolunun hikayesini, konakladığı şehirlerin durumunu ve her bir şehirde dikkatini çeken hususları paylaşır. Astrahan’dan vapurla Petrovsk, Derbent üzerinden Bakü’ye ulaşır. Bakü’nün petrol ve demiryolu nedeniyle gelişmiş olduğunu belirtir. Bakü’den Hazar Denizi’nin doğu kıyısına geçer. 1888’de Ruslar tarafından kurulan şehirden Semerkant’a kadar uzanan demiryolunu kullanacaktır. Türkmenlerin yaşadığı bölgede dikkatini kadınların erkekler bir arada bulunmaları ve cemiyette sözlerine değer verilmesi çeker. Göçebe ve iptidai kabul edilen Türkmenlerin kadınlar meselesini sade bir şekilde çözdüğünü belirtir.Bigiyev, Buhara’daki medreselerdeki eğitimin Kazan’daki medreselerden daha iyi olduğunu düşünerek mümkünse buradaki medreselerden feyz almak niyetindedir. Fakat Buhara medreselerinin düşündüğü gibi olmadığını görür. Usûl-i kadimin hakim olduğu medreselerde on sekiz yirmi yıl okuyan öğrencilerin de müderrislerin de ilminin az olduğuna kanaat getirir. Buhara medreselerinde münazara geleneği olduğunu fakat Rusya’daki diğer medreselerden daha edepli bir şekilde yapıldığını görür. Öğrencilerin medresede dersleri tam manasıyla bilmediğini, bazı ilimlerden hiç haberleri olmadığını söyler. Nahv, sarf, mantık, kelam ve hikmetten başka hiçbir şey okumadıklarını ekler. Buhara’da tanıştığı Mirşerif Damolla’yı dinî bilgilerin dışında dünyevî fenleri bilmesi bakımından diğer müderrislerden ayrı tutar. Ayrıca Buhara’da genç kızların, kadınların eğitimden mahrum olduğunu görür. Semerkant’ta da durum farklı değildir. Burada görüştüğü Hacı Abdülgani Hüseyinov’tan Semerkant’taki medreselerin durumunun da iyi olmadığını öğrenir. Buhara’da yüzden fazla medrese bulunduğunu, o medreselerde milyonluk vakıf gelirinin olduğunu, on binden fazla öğrencinin çalışarak ders aldığını belirtir. Bu kadar milyonların, o kadar öğrencinin aziz ömrünün faydasız, boş şeylere harcanıp harap olmasına hayıflanır.Bigiyev, kendi ifadesiyle “gönlü kaygıyla dolu halde” 10 Eylül’de Buhara’dan ayrılır. 23 Eylül’de seyahatini tamamlayarak Rostov-don şehrine ulaşır. Aydınlanma taraftarı Zahir Bigiyev; medrese bitirmiş genç bir molla olarak çıktığı seyahatte gezip gördüğü şehirleri eğitim, medeniyet, kültür, geçmişi koruma meseleleri açısından inceler. Seyahatinin asıl amacı olan Buhara ve Semerkant medreselerindeki eğitim usullerini incelemek ve mümkünse burada tecrübe kazanmaktır. Fakat medreselerin ders programının ve eğitim usullerinin eski ve yetersiz, dünyevî fenler açısından geride oluşu onu hem şaşırtır hem üzer. Zahir Bigiyev'inMaveraünnehir'de Seyahatadlı eseri, okuyucular tarafından büyük ilgiyle karşılanır. Tatar edebiyatında, seyahatname türündeki eserlerin en ünlülerinden biri olarak kabul edilir.Yazarın biyografisi için bk. “Zahir Bigiyev”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN
978-9944-237-87-1
Madde Yazarı
Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu
Alfabesi
Arap
Yapısı
Mensur
Niteliği
Telif
Kaynakça
Gaynullin, M. H. (1979). “Maveraünnehér’de Seyahet”.Tatar Megrifetçélék Edebiyatı. Kazan: Tatarstan Kitap Neşriyatı. 189-219.
Musin, F. (1985). “Zahir Bigiyev”.Tatar Edebiyatı Tarihı. 2.tom. Kazan: Tatarstan Kitap Neşriyatı. 302-318.
Atıf Bilgileri
Uslu, Ayşen. "MAVERAÜNNEHİRDE SEYAHAT (ZAHİR BİGİYEV)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/maveraunnehirde-seyahat-zahir-bigiyev. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].