RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ) | Kütüphane.osmanlica.com

RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ)

İsim RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ)
Yazar İlâhî, Şeyh Ahmed İlâhî Efendi (d. ?/? - ö. ?/?)
Basım Tarihi: 23/09/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası risale-i-tevhidiyye-ilahi
Tarih ?
Notlar Hz. Şâh Efendi için yazıldığı belirtilen Ahmed İlâhî'ye ait tasnif edilmiş bir risâle. Süleymaniye Kütüphanesi, Kemal Edip Koleksiyonu’nda nr. 56, 305b-307a varakları arasındadır. Ahmed İlâhî aslen Buharalı olup Anadolu’da bilinen ilk Nakşî tekkesi bânisi Ahmet İlâhî’nin ( Kara, 2001, s.219) nesir kısmında dil olarak Arapça, şiir dilinde ise Farsça kullandığı 1 varak ve 1 sahifeden oluşan eseridir. Risâlenin bir müstensih tarafından yazıldığı tahmin edilmektedir.Eser, tevhid denizinde bulunan kullardan onu isteyene Allah'ın bu sırları açacağına dair bir müjde, hamd cümlesi ve Hz. Peygamber'e salâtü selâm ile başlar. Ahmed İlâhî'nin tevhid telakkisine yer verilen risâlede sûfîlerin âlem tasavvurunda kullandıkları mülk, melekût ve ceberût âlemleri tasnif edilmiştir. Bu âlemler arasında arifin seyri, melekûttan (manevî varlıklar sahası) mülke (cisimler sahası) doğrudur. Allah yolunda seyredenlerin eksiklerini tamamlamak ve talim için ceberût (mülk ve melekut arasındaki saha) âlemine gönderilmektedir. Bu yolculuk esnasında görülen tevhidin hakikatlerine geçmeden önce İlâhi, "La ilahe illallah" lafızının başındaki lâ en-nâfiyeningramer yapısından vehakikatinden bahseder. Tevhid Kelimesi'ndeki "Hû" lafzının önemine dikkat çeker. Tevhid inancının temeli olan bu cümlede "lâ" olumsuzluk edatı, O'ndan başka hiç bir ilahın bulunmadığı, tek ve gerçek olanın Allah olduğu hakikatini vurgulamaktadır. Tevhidin hakikatinin kuldaizharınıise Hz. Nûh, tufan ve tufan vaktindeki galeyan ile temsil kurarak anlatır. Bu temsilde Allah yolunda seyre çıkan salik Nûh'u (as), onun tekmil ve talim etmesi sonucu meydana gelen coşku vegaleyanıtufan, arifin kalbinin tenevvürden yaşadığı coşkuyu ve manevi hâli Nûh tufanı vaktine benzetmiştir. İlâhî'ye göre kalbinin aydınlanması sonucu yaşadığı coşku yaşayan her ârif o asrın Nûh'unu temsil eder. İki tür seyirden birincisi mülkten melekûta diğeri ise melekûttan mülk âlemine doğrudur. Bu seyrden birincisi sâhibü imâmü'l-eymendiğeri isesâhibü imâmü'l- yüsrdür. Ondan sonra geleni isekutupolarak isimlendirir. Kutup, ebu'l-vakti (şu ana sahip olan) ifade etmektedir. Yine birinci seyr, seyr ilallah ve fillah diğeri ise seyr 'anillahtır. Bu iki seyr bir dönüş ve iki başlangıç noktasının birbiri ile yeniden buluşması yani olmadan önceki halimize rucû etmek olan sûfîlerin misâk anlayışına işaret eder. Ahmed İlâhî risâlede vahdet-i vücûd düşüncesinde değerlendirilen "Allah vardı onunla birlikte hiç bir şey yoktu." sözüne dair açıklamalara da yer vermiştir. Risâle farklı müelliflere ait Farsça şiirlerle devam etmektedir. Bu şiirlerAhmet İlâhî'ye ait olmayıpmüstensih tarafından ilave edilmiş görünmektedir.Müellifin biyografisi için bk. “İlâhî, Şeyh Ahmed İlâhî Efendi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Nuriye İnci
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ahmed İlâhî (yty).Risale-i Tevhîdiye. Süleymaniye Kütüphanesi, Kemal Edip Koleksiyonu. nr. 56. Kara, Mustafa (2001).Bursa’da Tasavvuf ve Tekkeler. Bursa: Bursa Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
Atıf Bilgileri İnci, Nuriye. "RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/risale-i-tevhidiyye-ilahi. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ)

Yazar İlâhî, Şeyh Ahmed İlâhî Efendi (d. ?/? - ö. ?/?)
Basım Tarihi 23/09/2022
Konu Tekke Edebiyatı - tasavvufî eser
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası risale-i-tevhidiyye-ilahi
Tarih ?
Notlar Hz. Şâh Efendi için yazıldığı belirtilen Ahmed İlâhî'ye ait tasnif edilmiş bir risâle. Süleymaniye Kütüphanesi, Kemal Edip Koleksiyonu’nda nr. 56, 305b-307a varakları arasındadır. Ahmed İlâhî aslen Buharalı olup Anadolu’da bilinen ilk Nakşî tekkesi bânisi Ahmet İlâhî’nin ( Kara, 2001, s.219) nesir kısmında dil olarak Arapça, şiir dilinde ise Farsça kullandığı 1 varak ve 1 sahifeden oluşan eseridir. Risâlenin bir müstensih tarafından yazıldığı tahmin edilmektedir.Eser, tevhid denizinde bulunan kullardan onu isteyene Allah'ın bu sırları açacağına dair bir müjde, hamd cümlesi ve Hz. Peygamber'e salâtü selâm ile başlar. Ahmed İlâhî'nin tevhid telakkisine yer verilen risâlede sûfîlerin âlem tasavvurunda kullandıkları mülk, melekût ve ceberût âlemleri tasnif edilmiştir. Bu âlemler arasında arifin seyri, melekûttan (manevî varlıklar sahası) mülke (cisimler sahası) doğrudur. Allah yolunda seyredenlerin eksiklerini tamamlamak ve talim için ceberût (mülk ve melekut arasındaki saha) âlemine gönderilmektedir. Bu yolculuk esnasında görülen tevhidin hakikatlerine geçmeden önce İlâhi, "La ilahe illallah" lafızının başındaki lâ en-nâfiyeningramer yapısından vehakikatinden bahseder. Tevhid Kelimesi'ndeki "Hû" lafzının önemine dikkat çeker. Tevhid inancının temeli olan bu cümlede "lâ" olumsuzluk edatı, O'ndan başka hiç bir ilahın bulunmadığı, tek ve gerçek olanın Allah olduğu hakikatini vurgulamaktadır. Tevhidin hakikatinin kuldaizharınıise Hz. Nûh, tufan ve tufan vaktindeki galeyan ile temsil kurarak anlatır. Bu temsilde Allah yolunda seyre çıkan salik Nûh'u (as), onun tekmil ve talim etmesi sonucu meydana gelen coşku vegaleyanıtufan, arifin kalbinin tenevvürden yaşadığı coşkuyu ve manevi hâli Nûh tufanı vaktine benzetmiştir. İlâhî'ye göre kalbinin aydınlanması sonucu yaşadığı coşku yaşayan her ârif o asrın Nûh'unu temsil eder. İki tür seyirden birincisi mülkten melekûta diğeri ise melekûttan mülk âlemine doğrudur. Bu seyrden birincisi sâhibü imâmü'l-eymendiğeri isesâhibü imâmü'l- yüsrdür. Ondan sonra geleni isekutupolarak isimlendirir. Kutup, ebu'l-vakti (şu ana sahip olan) ifade etmektedir. Yine birinci seyr, seyr ilallah ve fillah diğeri ise seyr 'anillahtır. Bu iki seyr bir dönüş ve iki başlangıç noktasının birbiri ile yeniden buluşması yani olmadan önceki halimize rucû etmek olan sûfîlerin misâk anlayışına işaret eder. Ahmed İlâhî risâlede vahdet-i vücûd düşüncesinde değerlendirilen "Allah vardı onunla birlikte hiç bir şey yoktu." sözüne dair açıklamalara da yer vermiştir. Risâle farklı müelliflere ait Farsça şiirlerle devam etmektedir. Bu şiirlerAhmet İlâhî'ye ait olmayıpmüstensih tarafından ilave edilmiş görünmektedir.Müellifin biyografisi için bk. “İlâhî, Şeyh Ahmed İlâhî Efendi”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı Dr. Nuriye İnci
Alfabesi Arap
Yapısı Manzum-Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Ahmed İlâhî (yty).Risale-i Tevhîdiye. Süleymaniye Kütüphanesi, Kemal Edip Koleksiyonu. nr. 56. Kara, Mustafa (2001).Bursa’da Tasavvuf ve Tekkeler. Bursa: Bursa Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
Atıf Bilgileri İnci, Nuriye. "RİSALE-İ TEVHÎDİYYE (İLÂHÎ)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/risale-i-tevhidiyye-ilahi. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.