el-Câmi‘u’l-Vecîz. | Kütüphane.osmanlica.com

el-Câmi‘u’l-Vecîz.
(الجامع الوجيز.)

İsim el-Câmi‘u’l-Vecîz.
İsim Orijinal الجامع الوجيز.
Yazar Bezzâzî
Yazar Orijinal البزازي، حافظ الدين محمد بن محمد بن شهاب الكردري الخوارزمي
Konu Ehl-i Sünnet fıkhı / Fıkıh ilmi / İslam dini ve İslam ilimleri.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Evet
Kütüphane: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 324845
Kayıt Numarası 324845
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Sadeddin Serezli-Ümit Erk
Notlar Sorulara verilen cevaplar şeklinde bir fetva kitabı olmayıp önceki fakihlerin belli meselelerle ilgili görüşlerinin toplandığı ve değerlendirildiği bir kitaptır. Eserle ilgili yapılan bir çalışmadaki değerlendirmelere göre müellif bu eserde Hanefi mezhebine muhalif bir görüş bildirmemiştir, mezhep içi görüş ayrılıklarına işaret etmiş ancak mezhepler arası görüş farklılıklarına değinmemiştir, alıntıladığı metinler üzerinde tasarrufta bulunarak kısaltma yapmıştır. (Dellû‘, s.64) Eser tahkik edilmiştir. Tahkik, Ürdün’de yer alan el-Câmiatu’l-Ulûmi’l-İslâmiyyeti’l-Âlemiyye’de doktora tezlerine paylaştırılarak projelendirilmiş, kerahiyet kitabından ferâiz kitabının sonuna kadar olan son bölümü 2016 yılında Faysal Gazi Sami Mihyâr’ın doktora tezi kapsamında tamamlanmıştır. // Kâtib Çelebi müellifin eserini “el-Câmi ‘u’l-Vecîz” olarak isimlendirdiğini ve eseri 812 yılında tamamladığını kaydetmiştir, müellifin bu tarihi eserinin ortalarında zikrettiğini belirtmiştir. Bu kataloglama çalışmasında müellifin mukaddime ve hatime kısımlarında esere özel bir isim verdiğine rastlanmamıştır. Telif tarihine ilişkin eserin ana bölümlerini oluşturan kitab sonlarında yapılan taramada ise icârât kitabının sonunda müellifin 806 yılının Rebiülevvel ayı tarih kaydından başka bir kayda rastlanmamıştır. Rastlayabildiğimiz en eski tarihli nüsha Fatih / 02364 numarada kayıtlı olan 814 tarihli nüshadır. Dolayısıyla eserin telifinin bu tarihten önce tamamlandığı anlaşılmaktadır.Kâtib Çelebi müellifin eserini “el-Câmi ‘u’l-Vecîz” olarak isimlendirdiğini ve eseri 812 yılında tamamladığını kaydetmiştir, müellifin bu tarihi eserinin ortalarında zikrettiğini belirtmiştir. Bu kataloglama çalışmasında müellifin mukaddime ve hatime kısımlarında esere özel bir isim verdiğine rastlanmamıştır. Telif tarihine ilişkin eserin ana bölümlerini oluşturan kitab sonlarında yapılan taramada ise icârât kitabının sonunda müellifin 806 yılının Rebiülevvel ayı tarih kaydından başka bir kayda rastlanmamıştır. Rastlayabildiğimiz en eski tarihli nüsha Fatih / 02364 numarada kayıtlı olan 814 tarihli nüshadır. Dolayısıyla eserin telifinin bu tarihten önce tamamlandığı anlaşılmaktadır.Eser “kitab” üst başlıklarına, her kitab fasıl, nev‘ (bazı yerlerde cins ve nev‘) alt başlıklarına ayrılmıştır. Elimizdeki nüsha tahâret kitabıyla başlayıp vasiyet kitabıyla son bulmaktadır. TYEK veri tabanında yapılan taramada eserin görüntülenebilen yüzden fazla nüshası aynı şekilde sonlanırken bazı nüshaların vasiyet kitabından sonra ferâiz kitabını da içerdiği fark edilmiştir. (Ayasofya / 01548, Laleli / 01258; Veliyyüddin Efendi / V1476; Veliyyüddin Efendi / V1474; Kastamonu Halk Kütüphanesi / 2937; Milli Kütüphane Yazmalar / 06 Mil Yz B 750/2; Samsun İl Halk Kütüphanesi / 55 Hk 100; Fatih / 02362) Eserin son kısmını doktora tezi kapsamında tahkik eden Faysal Mihyâr, araştırma sürecinde ferâiz kitabının eserin orijinal metninde bulunmayıp sonradan ilave edildiği kanaatine ulaşmış, ardından kanaatini delillendirebilmiştir. Mihyâr (i) istinsah tarihi bulunan nüshalara bakıldığında, erken tarihli nüshalarda ferâiz kitabının bulunmaması ve (ii) ferâiz kitabında Bezzâzî’nin mezhep içi görüşlere ve eserlere sıklıkla atıf içeren üslubunun görülmemesine istinaden vasiyet kitabından sonraki kitabın ilerleyen dönemlerde eklendiğini düşünmüştür. Hanefi literatüründen onlarca eserin ferâiz bölümünü karşılaştırarak araştırmaya devam eden Mihyâr, metni İbn Şıhne’nin Lisânü’l-Hukkâm adlı eserinde görmüş, İbn Şıhne’nin atfıyla Bezzâzî’nin eserinin bazı nüshalarının sonunda bulunan ferâiz kitabının metninin, Zeynüddin el-Mergînânî’nin Fusûlü’l-İmâdî (Fusûlü’l-İhkâm fî Usûli’l-Ahkâm) adlı eserindeki ferâiz bölümünün metniyle basit nüsha farklılıkları dışında aynı olduğu sonucuna ulaşmıştır. (Mihyâr, s.305) Zeynüddin el-Mergînânî’nin eserine bakıldığında, Bezzâzî metninin gerçekten de oradan alındığı görülebilmektedir. (Süleymaniye / 00689, 183a) Bununla beraber bu kataloglama çalışmasında Mihyâr’ın tespitlerine bazı ilave ve düzeltmeler içeren iki hususa dikkat çekilecektir. Birinci husus eserin erken tarihli nüshalarında ferâiz kitabının bulunmadığı şeklindeki ifadenin tamamen doğru olmadığıdır. Zira eserin telifinden iki yıl sonra, 814 yılında istinsah edilmiş nüshada (Fatih / 02364) gerçekten de ferâiz kitabı yoktur, ancak Amasya Beyazıt / 337 numarada bulunan, 823 tarihinde müellif hayattayken istinsah edilmiş nüshada ferâiz kitabı vardır. (Bu nüshada vasiyet kitabının sonunda eserin hitama erdiği anlaşılacak şekilde hamdele cümlesi bulunduğu da kaydedilmelidir.) İkinci husus ferâiz kitabının metninin, Mihyâr’ın kaynak gösterdiği Fusûlü’l-İmâdî’den de önceye dayanıyor olmasıdır. Çünkü Fusûlü’l-İmâdî’de otuz yedinci fasıl başlıklı ferâiz kitabı, Bezzâzî’deki ferâiz metninden farklı olarak müstakil bir risale gibi hamdele, salvele ve bölüme ilişkin bilgi içeren bir mukaddimeyle başlamaktadır. Mukaddimede verilen bilgilerden öğrendiğimize göre (i) ferâiz metni Zeynüddin el-Mergînânî’nin değil, 570/1174 tarihinde vefat eden, el-Hidâye adlı eseriyle tanınan Burhâneddin el-Mergînânî’nin kaleminden çıkmıştır. (ii) Burhâneddin el-Mergînânî ferâiz metnini “Osmâni” adıyla bilinen, birçok hocayla okuduğu başka bir metin üzerinde tasarruflarla oluşturmuştur. “Osmânî”nin ne olduğunu araştırdığımızda Kâtib Çelebi’nin ferâiz kitapları arasında Ferâizu’l-Osmânî’yi de saydığını gördük. Kâtib Çelebi Burhâneddin el-Mergînânî’ye nispet ettiği eserin ilk halinin Şey Osmânî’ye ait olduğunu, Mergînânî’nin kendi ilmi derinliği ve telif kudretine rağmen Şeyh Osmânî’ye hürmeten ve onu onurlandırmak için onun risalesi üzerine birçok kitaptan ilavelerle ferâiz metni bina ettiğini belirtmektedir. (II, 1250) Dolayısıyla Bezzâzî’nin eserinin sonundaki ferâiz kitabı, Burhâneddin el-Mergînânî’ye ait Ferâizu’l-Osmânî metnidir. Bu metnin müstakil bir eser olarak yazma nüshalarının bulunduğu görülmüş, (Manisa İl Halk Kütüphanesi / 1434/1; Carullah / 00588-002; Kastamonu Halk Kütüphanesi / 679/0) ayrıca eserin 2021 yılında tahkikli neşri yapıldığı bilgisine ulaşılmıştır.(Ferâizu’l-Usmânî, thk.Muhammed Ra‘d b. Abdullah el-Bâlânî, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 2021) Ferâizu’l-Osmânî’nin Manisa İl Halk Kütüphanesi / 1434/2 ve Selimiye Yazmalar / 6991 numaralarda kayıtlı, Mefâtûhu’l-Akfâl adında bir şerhi de bulunmaktadır. Kâtib Çelebi bu şerhin Minhâcüddin İbrahim b. Süleyman es-Serâyî’ye ait olduğunu belirtmektedir. Ferâidu’l-Osmânî’nin Ferâidu’l-(Râidu’l?)Alevî isimli bir diğer şerhi, Fatih / 02525 numarada bulunmakta olup Ali b. Muhammed el-Hasenî(?) el-Cendî’ye adında bir müellife aittir. Ferâizu’l-Osmâni ve şerhlerinin daha ileri seviyede araştırma gerektirdiği anlaşılmaktadır.Ferâizu’l-Osmânî metninin temelindeki Şeyh Osmânî’nin kimliğine ilişkin kaynaklarda bilgiye rastlanmamakla beraber bahsedilen kişinin, Ziriklî’nin kısa biyografisine yer verdiği, Ebu’l-Hasen Ali b. el-Hıdr b. el-Hasen el-Kureşî el-Osmânî (459/1066, Şam) olması muhtemel gözükmektedir. (IV, s.284) Ziriklî’nin aktardığına göre Ebu’l-Hasen el-Osmânî’nin “İlmü’l-Hisâb” ve “et-Tezkire bi-Usûli’l-Hisâb ve’l-Ferâiz” adlı eserleri bulunmaktadır. Osmânî’nin eserlerinden ikincisinin bir yüksek lisans tezi kapsamında tahkik edildiği bilgisine ulaşılmış, tahkikli metne ise ulaşılamamıştır. (Hüdâ Eburâs, Câmi‘atu Haleb, 2012).Bazı nüshalar (Ayasofya / 01549; Laleli / 00851; Yazma Bağışlar / 01882; Serez / 00771; Selimiye Yazmalar / 957; Hekimoğlu Ali Paşa / 00407 ve 00406; ) iki veya daha fazla cilt olarak tasarlanmış şekilde eserin belirli bölümlerini içermektedir.Elimizdeki nüsha, Bezzâzî’nin yazdırdığı (veya Bezzâzî’nin nüshasından istinsah edilmiş) nüshadan istinsah edilmiştir. Vb sayfasında, fihristin sonunda yer alan kayıtlarda kaynak nüshanın müstensihi, nüshayı musannifin isteğiyle ve “musanniften” 815 yılı Muharrem ayında yazmaya başladığını, aynı yılın Receb ayında musannifin, yazdırdığı nüshayı asıl kabul ettiğini kaydetmiştir. Buradaki “musanniften“ ifadesi, büyük olasılıkla müellifin imlası anlamına gelmektedir. Hanefi mezhebi fakihlerinin zaman içindeki uygulamalarının Bezzâzî tarafından problemler etrafında toplandığı bir eserdir. Eserin 814 tarihli bir nüshasında, müellifin kendi nüshasının sonunda “bir yolcunun elli kitaba bedel olarak yanında taşıyabileceği bir kitap yazmak istedim ve muradım bu eser ile hasıl oldu” şeklinde ifadesi bulunduğu aktarılmıştır. Bu aktarım az sayıda nüshada tekrarlanmıştır. (ör. Raşid Efendi / 392)
Örnek Metin (1b) بسم الله... منك الاستعانة يا كريم رب يسر ولا تعسر رب تمم بالخير حمدا لمن دعى إلى دار السلام بمحمد عليه أفضل الصلاة والسلام شارع أحكام الإسلام ناهج نهج الحلال والحرام وبعد فهذا مختصر في بيان تعريفات الأحكام على وجه الإتقان والإحكام جمعه أستاذنا العلامة قدوة العلماء العظام وزبدة الفضلاء الكرام الحائز قصبات السبق في مضمار العلوم الشرعية والأحكام حافظ الملة والدين محمد بن محمد الكردري عمرالله بدوام أيامه رباع الإسلام... كتاب الطهارة تسعة فصول الأول... (153a) ... وتزيد على الخارج ستة وتقسم عليه مربع الدور وتأخذ جذر الخارج فما كان فهو وتر تلك القوس وذلك جذر تسعمئة وتسعة وثلاثين وأربعة أجزاء من تسعة وستين جزءا فإن أخذته بتقريب على ما هو مذكور في تجذير العدد والكسر يخرج لك ثلاثون جزءا وأربعة وأربعون دقيقة بتقريب وهو أقل مما يخرج بالعمل الأوقليدسي بنحو من تسعة عشر دقيقة فاعلمه وتفهم جميع ما ذكرناه والحمد لواهب العقل بلا نهاية والشكر بلا غاية وصلى الله على سيدنا ونبينا وشفيعنا يوم الميعاد محمد وعلى آله وصحبه وسلم
Eserin diğer adları el-Fetâve'l-Bezzâziyye, الفتاوى البزازية
Tasnif numarası/Konu 297.511 / Hanefî fıkhı
Koleksiyon no. 00001
Yaprak, satır, sütun sayısı VIII+508 yk., 27 st..
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Telif tarihi 812.
Temellük ve Vakıf kayıtları Temellük kaydı, Yenişehirli Müftîzâde Mehmed Sa‘îd Efendi, IVaTemellük kaydı, Ahmed Hâşim, IVaTemellük kaydı, Seyyid Mahmud b. Osman, IVaTemellük kaydı, Nuri, IIa
Mühürler Mühür, Yenişehirli Müftîzâde Mehmed Sa‘îd Efendi, “Muhammed Saîd 1154, IVaMühür, Ahmed b. Ali, “Bende-i Evlâd-ı Muhammed Ahmed”, 1132, IVaMühür, okunamadı, IVaMühür, Mahmud b. Osman, “Tevekkülî alâ Halıkî Abduhû Mahmud“, IVa
İstinsah kaydı (Arap harfli) (153a) قد وقع الفراغ من تحریر هذا الكتاب بعون الله الملك العزيز الوهاب في يوم الخامس من شهر ربيع الآخر لسنة الحادي والعشرين وثلاثمئة وألف من هجرة من له العز والشرف في تاريخ 1321
Kaynağa git Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Kaynağa git

el-Câmi‘u’l-Vecîz.

(الجامع الوجيز.)
Yazar Bezzâzî
Yazar Orijinal البزازي، حافظ الدين محمد بن محمد بن شهاب الكردري الخوارزمي
Konu Ehl-i Sünnet fıkhı / Fıkıh ilmi / İslam dini ve İslam ilimleri.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Evet
Kütüphane Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 324845
Kayıt Numarası 324845
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Sadeddin Serezli-Ümit Erk
Notlar Sorulara verilen cevaplar şeklinde bir fetva kitabı olmayıp önceki fakihlerin belli meselelerle ilgili görüşlerinin toplandığı ve değerlendirildiği bir kitaptır. Eserle ilgili yapılan bir çalışmadaki değerlendirmelere göre müellif bu eserde Hanefi mezhebine muhalif bir görüş bildirmemiştir, mezhep içi görüş ayrılıklarına işaret etmiş ancak mezhepler arası görüş farklılıklarına değinmemiştir, alıntıladığı metinler üzerinde tasarrufta bulunarak kısaltma yapmıştır. (Dellû‘, s.64) Eser tahkik edilmiştir. Tahkik, Ürdün’de yer alan el-Câmiatu’l-Ulûmi’l-İslâmiyyeti’l-Âlemiyye’de doktora tezlerine paylaştırılarak projelendirilmiş, kerahiyet kitabından ferâiz kitabının sonuna kadar olan son bölümü 2016 yılında Faysal Gazi Sami Mihyâr’ın doktora tezi kapsamında tamamlanmıştır. // Kâtib Çelebi müellifin eserini “el-Câmi ‘u’l-Vecîz” olarak isimlendirdiğini ve eseri 812 yılında tamamladığını kaydetmiştir, müellifin bu tarihi eserinin ortalarında zikrettiğini belirtmiştir. Bu kataloglama çalışmasında müellifin mukaddime ve hatime kısımlarında esere özel bir isim verdiğine rastlanmamıştır. Telif tarihine ilişkin eserin ana bölümlerini oluşturan kitab sonlarında yapılan taramada ise icârât kitabının sonunda müellifin 806 yılının Rebiülevvel ayı tarih kaydından başka bir kayda rastlanmamıştır. Rastlayabildiğimiz en eski tarihli nüsha Fatih / 02364 numarada kayıtlı olan 814 tarihli nüshadır. Dolayısıyla eserin telifinin bu tarihten önce tamamlandığı anlaşılmaktadır.Kâtib Çelebi müellifin eserini “el-Câmi ‘u’l-Vecîz” olarak isimlendirdiğini ve eseri 812 yılında tamamladığını kaydetmiştir, müellifin bu tarihi eserinin ortalarında zikrettiğini belirtmiştir. Bu kataloglama çalışmasında müellifin mukaddime ve hatime kısımlarında esere özel bir isim verdiğine rastlanmamıştır. Telif tarihine ilişkin eserin ana bölümlerini oluşturan kitab sonlarında yapılan taramada ise icârât kitabının sonunda müellifin 806 yılının Rebiülevvel ayı tarih kaydından başka bir kayda rastlanmamıştır. Rastlayabildiğimiz en eski tarihli nüsha Fatih / 02364 numarada kayıtlı olan 814 tarihli nüshadır. Dolayısıyla eserin telifinin bu tarihten önce tamamlandığı anlaşılmaktadır.Eser “kitab” üst başlıklarına, her kitab fasıl, nev‘ (bazı yerlerde cins ve nev‘) alt başlıklarına ayrılmıştır. Elimizdeki nüsha tahâret kitabıyla başlayıp vasiyet kitabıyla son bulmaktadır. TYEK veri tabanında yapılan taramada eserin görüntülenebilen yüzden fazla nüshası aynı şekilde sonlanırken bazı nüshaların vasiyet kitabından sonra ferâiz kitabını da içerdiği fark edilmiştir. (Ayasofya / 01548, Laleli / 01258; Veliyyüddin Efendi / V1476; Veliyyüddin Efendi / V1474; Kastamonu Halk Kütüphanesi / 2937; Milli Kütüphane Yazmalar / 06 Mil Yz B 750/2; Samsun İl Halk Kütüphanesi / 55 Hk 100; Fatih / 02362) Eserin son kısmını doktora tezi kapsamında tahkik eden Faysal Mihyâr, araştırma sürecinde ferâiz kitabının eserin orijinal metninde bulunmayıp sonradan ilave edildiği kanaatine ulaşmış, ardından kanaatini delillendirebilmiştir. Mihyâr (i) istinsah tarihi bulunan nüshalara bakıldığında, erken tarihli nüshalarda ferâiz kitabının bulunmaması ve (ii) ferâiz kitabında Bezzâzî’nin mezhep içi görüşlere ve eserlere sıklıkla atıf içeren üslubunun görülmemesine istinaden vasiyet kitabından sonraki kitabın ilerleyen dönemlerde eklendiğini düşünmüştür. Hanefi literatüründen onlarca eserin ferâiz bölümünü karşılaştırarak araştırmaya devam eden Mihyâr, metni İbn Şıhne’nin Lisânü’l-Hukkâm adlı eserinde görmüş, İbn Şıhne’nin atfıyla Bezzâzî’nin eserinin bazı nüshalarının sonunda bulunan ferâiz kitabının metninin, Zeynüddin el-Mergînânî’nin Fusûlü’l-İmâdî (Fusûlü’l-İhkâm fî Usûli’l-Ahkâm) adlı eserindeki ferâiz bölümünün metniyle basit nüsha farklılıkları dışında aynı olduğu sonucuna ulaşmıştır. (Mihyâr, s.305) Zeynüddin el-Mergînânî’nin eserine bakıldığında, Bezzâzî metninin gerçekten de oradan alındığı görülebilmektedir. (Süleymaniye / 00689, 183a) Bununla beraber bu kataloglama çalışmasında Mihyâr’ın tespitlerine bazı ilave ve düzeltmeler içeren iki hususa dikkat çekilecektir. Birinci husus eserin erken tarihli nüshalarında ferâiz kitabının bulunmadığı şeklindeki ifadenin tamamen doğru olmadığıdır. Zira eserin telifinden iki yıl sonra, 814 yılında istinsah edilmiş nüshada (Fatih / 02364) gerçekten de ferâiz kitabı yoktur, ancak Amasya Beyazıt / 337 numarada bulunan, 823 tarihinde müellif hayattayken istinsah edilmiş nüshada ferâiz kitabı vardır. (Bu nüshada vasiyet kitabının sonunda eserin hitama erdiği anlaşılacak şekilde hamdele cümlesi bulunduğu da kaydedilmelidir.) İkinci husus ferâiz kitabının metninin, Mihyâr’ın kaynak gösterdiği Fusûlü’l-İmâdî’den de önceye dayanıyor olmasıdır. Çünkü Fusûlü’l-İmâdî’de otuz yedinci fasıl başlıklı ferâiz kitabı, Bezzâzî’deki ferâiz metninden farklı olarak müstakil bir risale gibi hamdele, salvele ve bölüme ilişkin bilgi içeren bir mukaddimeyle başlamaktadır. Mukaddimede verilen bilgilerden öğrendiğimize göre (i) ferâiz metni Zeynüddin el-Mergînânî’nin değil, 570/1174 tarihinde vefat eden, el-Hidâye adlı eseriyle tanınan Burhâneddin el-Mergînânî’nin kaleminden çıkmıştır. (ii) Burhâneddin el-Mergînânî ferâiz metnini “Osmâni” adıyla bilinen, birçok hocayla okuduğu başka bir metin üzerinde tasarruflarla oluşturmuştur. “Osmânî”nin ne olduğunu araştırdığımızda Kâtib Çelebi’nin ferâiz kitapları arasında Ferâizu’l-Osmânî’yi de saydığını gördük. Kâtib Çelebi Burhâneddin el-Mergînânî’ye nispet ettiği eserin ilk halinin Şey Osmânî’ye ait olduğunu, Mergînânî’nin kendi ilmi derinliği ve telif kudretine rağmen Şeyh Osmânî’ye hürmeten ve onu onurlandırmak için onun risalesi üzerine birçok kitaptan ilavelerle ferâiz metni bina ettiğini belirtmektedir. (II, 1250) Dolayısıyla Bezzâzî’nin eserinin sonundaki ferâiz kitabı, Burhâneddin el-Mergînânî’ye ait Ferâizu’l-Osmânî metnidir. Bu metnin müstakil bir eser olarak yazma nüshalarının bulunduğu görülmüş, (Manisa İl Halk Kütüphanesi / 1434/1; Carullah / 00588-002; Kastamonu Halk Kütüphanesi / 679/0) ayrıca eserin 2021 yılında tahkikli neşri yapıldığı bilgisine ulaşılmıştır.(Ferâizu’l-Usmânî, thk.Muhammed Ra‘d b. Abdullah el-Bâlânî, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 2021) Ferâizu’l-Osmânî’nin Manisa İl Halk Kütüphanesi / 1434/2 ve Selimiye Yazmalar / 6991 numaralarda kayıtlı, Mefâtûhu’l-Akfâl adında bir şerhi de bulunmaktadır. Kâtib Çelebi bu şerhin Minhâcüddin İbrahim b. Süleyman es-Serâyî’ye ait olduğunu belirtmektedir. Ferâidu’l-Osmânî’nin Ferâidu’l-(Râidu’l?)Alevî isimli bir diğer şerhi, Fatih / 02525 numarada bulunmakta olup Ali b. Muhammed el-Hasenî(?) el-Cendî’ye adında bir müellife aittir. Ferâizu’l-Osmâni ve şerhlerinin daha ileri seviyede araştırma gerektirdiği anlaşılmaktadır.Ferâizu’l-Osmânî metninin temelindeki Şeyh Osmânî’nin kimliğine ilişkin kaynaklarda bilgiye rastlanmamakla beraber bahsedilen kişinin, Ziriklî’nin kısa biyografisine yer verdiği, Ebu’l-Hasen Ali b. el-Hıdr b. el-Hasen el-Kureşî el-Osmânî (459/1066, Şam) olması muhtemel gözükmektedir. (IV, s.284) Ziriklî’nin aktardığına göre Ebu’l-Hasen el-Osmânî’nin “İlmü’l-Hisâb” ve “et-Tezkire bi-Usûli’l-Hisâb ve’l-Ferâiz” adlı eserleri bulunmaktadır. Osmânî’nin eserlerinden ikincisinin bir yüksek lisans tezi kapsamında tahkik edildiği bilgisine ulaşılmış, tahkikli metne ise ulaşılamamıştır. (Hüdâ Eburâs, Câmi‘atu Haleb, 2012).Bazı nüshalar (Ayasofya / 01549; Laleli / 00851; Yazma Bağışlar / 01882; Serez / 00771; Selimiye Yazmalar / 957; Hekimoğlu Ali Paşa / 00407 ve 00406; ) iki veya daha fazla cilt olarak tasarlanmış şekilde eserin belirli bölümlerini içermektedir.Elimizdeki nüsha, Bezzâzî’nin yazdırdığı (veya Bezzâzî’nin nüshasından istinsah edilmiş) nüshadan istinsah edilmiştir. Vb sayfasında, fihristin sonunda yer alan kayıtlarda kaynak nüshanın müstensihi, nüshayı musannifin isteğiyle ve “musanniften” 815 yılı Muharrem ayında yazmaya başladığını, aynı yılın Receb ayında musannifin, yazdırdığı nüshayı asıl kabul ettiğini kaydetmiştir. Buradaki “musanniften“ ifadesi, büyük olasılıkla müellifin imlası anlamına gelmektedir. Hanefi mezhebi fakihlerinin zaman içindeki uygulamalarının Bezzâzî tarafından problemler etrafında toplandığı bir eserdir. Eserin 814 tarihli bir nüshasında, müellifin kendi nüshasının sonunda “bir yolcunun elli kitaba bedel olarak yanında taşıyabileceği bir kitap yazmak istedim ve muradım bu eser ile hasıl oldu” şeklinde ifadesi bulunduğu aktarılmıştır. Bu aktarım az sayıda nüshada tekrarlanmıştır. (ör. Raşid Efendi / 392)
Örnek Metin (1b) بسم الله... منك الاستعانة يا كريم رب يسر ولا تعسر رب تمم بالخير حمدا لمن دعى إلى دار السلام بمحمد عليه أفضل الصلاة والسلام شارع أحكام الإسلام ناهج نهج الحلال والحرام وبعد فهذا مختصر في بيان تعريفات الأحكام على وجه الإتقان والإحكام جمعه أستاذنا العلامة قدوة العلماء العظام وزبدة الفضلاء الكرام الحائز قصبات السبق في مضمار العلوم الشرعية والأحكام حافظ الملة والدين محمد بن محمد الكردري عمرالله بدوام أيامه رباع الإسلام... كتاب الطهارة تسعة فصول الأول... (153a) ... وتزيد على الخارج ستة وتقسم عليه مربع الدور وتأخذ جذر الخارج فما كان فهو وتر تلك القوس وذلك جذر تسعمئة وتسعة وثلاثين وأربعة أجزاء من تسعة وستين جزءا فإن أخذته بتقريب على ما هو مذكور في تجذير العدد والكسر يخرج لك ثلاثون جزءا وأربعة وأربعون دقيقة بتقريب وهو أقل مما يخرج بالعمل الأوقليدسي بنحو من تسعة عشر دقيقة فاعلمه وتفهم جميع ما ذكرناه والحمد لواهب العقل بلا نهاية والشكر بلا غاية وصلى الله على سيدنا ونبينا وشفيعنا يوم الميعاد محمد وعلى آله وصحبه وسلم
Eserin diğer adları el-Fetâve'l-Bezzâziyye, الفتاوى البزازية
Tasnif numarası/Konu 297.511 / Hanefî fıkhı
Koleksiyon no. 00001
Yaprak, satır, sütun sayısı VIII+508 yk., 27 st..
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Telif tarihi 812.
Temellük ve Vakıf kayıtları Temellük kaydı, Yenişehirli Müftîzâde Mehmed Sa‘îd Efendi, IVaTemellük kaydı, Ahmed Hâşim, IVaTemellük kaydı, Seyyid Mahmud b. Osman, IVaTemellük kaydı, Nuri, IIa
Mühürler Mühür, Yenişehirli Müftîzâde Mehmed Sa‘îd Efendi, “Muhammed Saîd 1154, IVaMühür, Ahmed b. Ali, “Bende-i Evlâd-ı Muhammed Ahmed”, 1132, IVaMühür, okunamadı, IVaMühür, Mahmud b. Osman, “Tevekkülî alâ Halıkî Abduhû Mahmud“, IVa
İstinsah kaydı (Arap harfli) (153a) قد وقع الفراغ من تحریر هذا الكتاب بعون الله الملك العزيز الوهاب في يوم الخامس من شهر ربيع الآخر لسنة الحادي والعشرين وثلاثمئة وألف من هجرة من له العز والشرف في تاريخ 1321
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.