Muğni’l-Lebîb an Kütübi’l-E‘ârîb. | Kütüphane.osmanlica.com

Muğni’l-Lebîb an Kütübi’l-E‘ârîb.
(مغني اللبيب عن كتب الأعاريب.)

İsim Muğni’l-Lebîb an Kütübi’l-E‘ârîb.
İsim Orijinal مغني اللبيب عن كتب الأعاريب.
Yazar İbn Hişâm en-Nahvî
Yazar Orijinal ابن هشام النحوي، أبو محمد جمال الدين عبد الله بن يوسف بن أحمد المصري الأنصاري
Konu Afro-Asyatik (Hami-Sami) diller / Diğer diller / Dil ve dilbilim.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Evet
Fiziksel Boyutlar 225x117-171x67 mm.
Kütüphane: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 231423
Kayıt Numarası 231423
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Çorlulu Ali Paşa
Notlar Müellifin mukaddimede belirttiğine göre, aynı amaçla daha önce kaleme aldığı el-İ‘râb an Kavâ‘idi’l-İ‘râb adlı giriş seviyesindeki metnin ilgililer tarafından gördüğü teveccüh, Muğni’l-Lebîb’i telif etmeye kendisini teşvik eden sebeplerden biri olmuştur.Muğni’l-Lebîb’in telif süreci: Eserin mukaddimesi ve hatimesi telif sürecine ve tarihine ilişkin bazı bilgiler sunmaktadır. Müellifin mukaddimedeki açıklamasına göre, 749 yılında Mekke’de telifini tamamladığı eseri Mısır’a dönerken başka birtakım kitaplarla birlikte kaybetmiştir. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra 756 yılında Mekke’ye tekrar gelmiş ve eseri ikinci kez kaleme almıştır. Bu bilgileri içeren mukaddime bütün nüshalarda aynıdır. Hatimeye gelince; (i) bütün nüshalarda tekrar eden genel hatime metni ve (ii) az sayıda nüshada görülen, tekrar eden metnin içinde ayrıntılı yer ve tarih bilgisi de içeren olmak üzere iki çeşit hatime metni vardır. Tekrar eden sabit metinde müellif eserini haram (kutsal) beldede ve haram (kutsal) Zilkade ayında tamamladığını, ilaveler içeren halini de yine haram Recep ayında tamamladığını belirtmektedir. Bütün nüshalarda tekrarlayan sabit hatime metnindeki iki tamamlama ile neyin kastedildiği açık değildir. Bazı nüshalarda zaman bildiren genel ifadelerin ardından ayrıntılı tarih bilgileri görülmektedir. Örneğin Şeyhul İslam Esad Efendi / 00172 ve Atıf Efendi / 02610 nüshalarına göre Zilkade ayındaki birinci tamamlama 756 yılında Mekke’de, ilavelerle birlikte eserin son halini aldığı Recep ayındaki ikinci tamamlama ise 759 yılında Kahire’de gerçekleşmiştir. İzmir / 00713 ve Bayazıt / 849 nüshalarında iki tamamlamaların gerçekleştiği yer bilgilerinin ise müstensihler tarafından kişiselleştirildiğini, Üsküp, Ramazan ayı gibi asıl metinle alakasız yer ve zaman isimleri kaydedildiğini görmekteyiz. Bu durumda hatimenin mukaddimedeki bilgileri teyit ettiğini düşünerek birinci tamamlamanın eserin 749’da Mekke’de telif edilip kaybolan ilk haline, ilaveler içeren ikinci tamamlamanın ise 756 yılında Mekke’de tekrar yazdığı ikinci ve son haline işaret ettiği düşünülebilir. Haraccı / 1447, Serez / 03308 gibi mukabele bilgileri ve kaynak nüshalar bakımından müellif nüshasına dayanan muteber nüshaların genel hatime metnine ilaveten herhangi bir ayrıntı içermemesi de bu düşünceyi destekleyebilir. Ne var ki Carullah / 01971 ve Manisa İl Halk Kütüphanesi / 7379 nüshaları incelendiğinde, Şeyhul İslam Esad Efendi / 00172 ve Atıf Efendi / 02610 nüshalarındaki 756-759 bilgilerinin doğru olduğu neredeyse kesin bir şekilde görülmektedir.Carullah / 01971 ve Manisa İl Halk Kütüphanesi / 7379 nüshaları: Carullah nüshası içerdiği kayıtlar bakımından kıymetli bir nüshadır. Ali b. Muhammed b. Ahmed el-Makdisî isimli, muhtemelen kendisi de bir musannif olan müstensih tarafından 28 Zilkade 759’da tamamlanan nüshanın sonunda, Kudüs’e dönmek üzere olan müstensihe müellif İbn Hişam’ın el yazısıyla verdiği icazetin metni bulunmaktadır. Metinde İbn Hişam icazet şartı olarak “nüshasını, benim asıl nüshamda yaptığım değişikliklerle veya benim nüshamla mukabele edilmiş bir nüshayla mukabele etmesi” ifadesini kullanmıştır. İcazetin tarihi 10 Şaban 760 Pazar günüdür. Buna göre icazetteki ifadelerden İbn Hişam’ın ilim halkasında bir müddet kaldığını anladığımız müstensih 759 sonuna kadar nüshayı oluştururken müellif eserde değişikliklerde bulunmaya devam etmiştir. Dolayısıyla ikinci tamamlama 756 yılı Mekke’ye değil, 759 yılı Kahire’ye işaret etmektedir. Bu çıkarımı destekleyen diğer veriler de Manisa nüshasındaki kayıtlardır. 758 yılında tamamlanan bu nüsha, kontrol ettiğimiz nüshalar arasında jenerik hatimeden farklı hatimeyle istinsah edilmiş tek nüshadır. Nüsha istinsah edildikten sonra iki kere “asıl nüsha” ile mukabele edilmiş, sayfa kenarları tashih notlarıyla bezenmiştir. Birinci tamamlama-ikinci tamamlama ifadeleri de hatimenin yanına, sayfa kenarına eklenmiştir. Mukabele kaydında ise “müellifin son olarak karar kıldığı nüsha ile harf harf mukabele edilerek bütün ilavelerin nüshaya eklendiği, böylece asıl nüsha hükmüne yükseldiği” belirtilmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: a. Muğni’l-Lebîb’in müellif tarafından bahsedilen üç versiyonu vardır. Müellifin 749’da Mekke’de telif ettiği ilk versiyon kaybolmuştur. İkinci versiyonun telifi 756’da yine Mekke’de tamamlanmıştır. 760 yılı Şaban ayındaki icazet kaydında İbn Hişâm’ın “asıl nüsham” diye bahsettiği üçüncü ve son versiyon ise 759’da Recep ayında, -büyük ihtimalle- Kahire’de tamamlanmıştır. b. İlk versiyon ile son versiyon arasında 10 yıl kadar süre vardır, dolayısıyla eser 10 yıl boyunca müellif tarafından zenginleştirilmiştir. c. 761 yılı 5 Zilkade Cuma gecesi 52 yaşlarında vefat eden (Hediyye, I, 539) müellif, eserine son noktayı koymuştur. Diğer deyişle müellifin gözünde eserin ucu, ilave ve değişiklikler için açık kalmamıştır.Eser üzerine İbnü’s-Sâiğ’in (777/1376) Tenzîhü’s-Selef an Temvîhi’l-Halef, İbnü’d-Demâmînî’nin (827/1424) Tuhfetü’l-Garîb fi’l-Kelâm alâ Muğni’l-Lebîb (nsh: Kara Çelebizade / 00325) adlı şerhleri bulunmaktadır.Türkiye kütüphanelerinde bulunan, kontrolü yapılabilen 200’ü aşkın nüshanın içinde erken dönemde istinsah edilmiş birçok nüsha olduğu gibi müellif nüshasına dayanan, mukabeleleri yapılmış nüsha sayısı da oldukça fazladır. Mukabelesi yapılmış nüshaların birçoğunda, “müellifin karar kıldığı son nüshadan” veya “son nüshadan mukabele edilmiş nüshadan” ifadeleri görülmektedir.Nüshanın 300 ve 304. sayfalarında Arabi rakamla yazılı olan 400 ve 405 numaraları yanlıştır. Bunun dışında yaprak sıralaması ve numaralandırması doğrudur. Nüshanın başında ve sonunda Ia sayfalarında koleksiyon bilgilerinin yazıldığı kaşe, sonda Ib ila IIa sayfalarında eserin fihristi vardır. Ib sayfasında kitabın müellifinin biyografisini, eserlerini, bazı şiirlerini ve müellife mersiye olarak yazılmış bir beyti içeren fevaid bulunmaktadır. 1a sayfasında Muhammed b.(?)’e ait tam okunamayan bir temellük kaydı, yaprak ve satır bilgisi (265 yk., 23 st.), numara (267) ile koleksiyon numarası (kalın mürekkep ve kırmızı kurşun kalemle iki kayıt: 421) vardır. Nüshada serlevha tezhipli, tığlı, mihrabiyelidir ve metin tezhipli cedvel içine yazılmıştır. Sayfa kenarlarında metnin içeriğiyle ilgili açıklamalar mevcuttur. Bazı yapraklarda kurt yeniklerinin kenarından müşirler görülebilmektedir. Ib’deki fevaid ve sondaki fihrist dahil olmak üzere nüshanın tamamında ana ve tali başlıklar ile söz başları kırmızı mürekkeplidir. Nüshanın onarımdan geçtiği anlaşılmaktadır ancak yeniden oluşan kurt yeniği sebebiyle alt ve üst kenarlarında özellikle başa ve sona yakın yapraklarda tahribat ve kağıt kaybı vardır. İbn Hişâm’ın Arap dilinin edatlarını ve cümle yapısını perspektif edinerek kaleme aldığı uygulamalı dilbilgisi türünde bir eserdir. 1302 ve 1317’de Mısır’da basılmıştır. (İbrahim Efendi / 00716).
Örnek Metin (1b) الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام الأتمان الأكملان... قال سيدنا وشيخنا الشيخ العلامة رحلة الطالبين وعمدة البلغاء المعتبرين أبو محمد عبد الله جمال الدين ابن الشيخ جمال الدين يوسف بن هشام... أما بعد حمد الله على إفضاله والصلاة والسلام علي سيدنا محمد وآله فإن أولى ما تقترحه القوارح وأعلى ما تجنح إلى تحصيله الجوانح ما يتيسر به فهم كتاب الله المنزل ويتضح به معنى حديث نبيه المرسل فإنهما الوسيلة إلى السعادة الأبدية والذريعة إلى تحصيل المصالح الدينية والدنيوية وأفضل ذلك علم الإعراب الهادي إلى الصواب وقد كنت في عام تسعة وأربعين وسبعمئة أنشأت بمكة زادها الله شرفا كتابا في ذلك... واعلم أنني تأملت كتبا الإعراب فإذا السبب الذي اقتضى طولها ثلاثة أمور أحدها... (304a) ولو ذكرت أحرف الجر ودخول بعضها على بعض في معناه لجاء من ذلك أمثلة كثيرة وهذا آخر ما تيسر إيراده في هذا التأليف فأسأ الله الذي من علي بإنشائه وإتمامه في البلد الحرام في شهر ذي القعدة الحرام ويسر علي إتمام ما ألحقت به من الزوائد في شهر رجب الحرام أن يحرم وجهي على النار وأن يتجاوز عما تحملته من الأوزار وأن يوقظني من رقدة الغفلة قبل الفوت وأن يلطف بي عند معالجة سكرات الموت وأن يفعل ذلك بأهلي وأحباء وجميع المسلمين وأن يهدي أشرف صلواته وأزكى تحياته إلى أشرف العالمين وإمام العالمين والعاملين سيدنا (304ب) محمد نبي الرحمة الكاشف في يوم الحشر بشفاعته الغمة وعلى آله الهادين وأصحابه الذين شادوا لنا قواعد الدين وأن يسلم تسليما كثيرا إلى يوم الدين وصلى الله على سيدنا محمد وآله وصحبه وسلم والحمد لله وحده.
Eser türü Telif.
Tasnif numarası/Konu 492.7 / Arap dili
Koleksiyon no. 00421
Yaprak, satır, sütun sayısı II+304+III yk., 23 st. ;
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Alfabe ve yazı türü Arap harfli-Nesih.
Kaynak/Referans Bağdatlı İsmail Paşa, “Hediyyetü’l-Ârifîn Esmâü’l-Müellifîn ve Âsâru’l-Musannifîn“, c.I İstanbul, 1951.
Temellük ve Vakıf kayıtları Vakıf kaydı, Sadrâzam Çorlulu Ali Paşa, 1aTemellük kaydı, Muhammed b. ......., 1a
Mühürler Vakıf mührü, Sadrâzam Çorlulu Ali Paşa, “Hâzâ mimmâ Vakafehu’l-Vezîru’l-A‘zam Ali Paşa b. el-Hâcc Muhammed Ağa Afallâhu anhumâ”, 1120, 1a...304bVakıf mührü, “Dersa'âdet Birinci Dâire-i Vakfiyye“, 1a, sonda IIIa
Kaynağa git Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Kaynağa git

Muğni’l-Lebîb an Kütübi’l-E‘ârîb.

(مغني اللبيب عن كتب الأعاريب.)
Yazar İbn Hişâm en-Nahvî
Yazar Orijinal ابن هشام النحوي، أبو محمد جمال الدين عبد الله بن يوسف بن أحمد المصري الأنصاري
Konu Afro-Asyatik (Hami-Sami) diller / Diğer diller / Dil ve dilbilim.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Evet
Fiziksel Boyutlar 225x117-171x67 mm.
Kütüphane Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 231423
Kayıt Numarası 231423
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Çorlulu Ali Paşa
Notlar Müellifin mukaddimede belirttiğine göre, aynı amaçla daha önce kaleme aldığı el-İ‘râb an Kavâ‘idi’l-İ‘râb adlı giriş seviyesindeki metnin ilgililer tarafından gördüğü teveccüh, Muğni’l-Lebîb’i telif etmeye kendisini teşvik eden sebeplerden biri olmuştur.Muğni’l-Lebîb’in telif süreci: Eserin mukaddimesi ve hatimesi telif sürecine ve tarihine ilişkin bazı bilgiler sunmaktadır. Müellifin mukaddimedeki açıklamasına göre, 749 yılında Mekke’de telifini tamamladığı eseri Mısır’a dönerken başka birtakım kitaplarla birlikte kaybetmiştir. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra 756 yılında Mekke’ye tekrar gelmiş ve eseri ikinci kez kaleme almıştır. Bu bilgileri içeren mukaddime bütün nüshalarda aynıdır. Hatimeye gelince; (i) bütün nüshalarda tekrar eden genel hatime metni ve (ii) az sayıda nüshada görülen, tekrar eden metnin içinde ayrıntılı yer ve tarih bilgisi de içeren olmak üzere iki çeşit hatime metni vardır. Tekrar eden sabit metinde müellif eserini haram (kutsal) beldede ve haram (kutsal) Zilkade ayında tamamladığını, ilaveler içeren halini de yine haram Recep ayında tamamladığını belirtmektedir. Bütün nüshalarda tekrarlayan sabit hatime metnindeki iki tamamlama ile neyin kastedildiği açık değildir. Bazı nüshalarda zaman bildiren genel ifadelerin ardından ayrıntılı tarih bilgileri görülmektedir. Örneğin Şeyhul İslam Esad Efendi / 00172 ve Atıf Efendi / 02610 nüshalarına göre Zilkade ayındaki birinci tamamlama 756 yılında Mekke’de, ilavelerle birlikte eserin son halini aldığı Recep ayındaki ikinci tamamlama ise 759 yılında Kahire’de gerçekleşmiştir. İzmir / 00713 ve Bayazıt / 849 nüshalarında iki tamamlamaların gerçekleştiği yer bilgilerinin ise müstensihler tarafından kişiselleştirildiğini, Üsküp, Ramazan ayı gibi asıl metinle alakasız yer ve zaman isimleri kaydedildiğini görmekteyiz. Bu durumda hatimenin mukaddimedeki bilgileri teyit ettiğini düşünerek birinci tamamlamanın eserin 749’da Mekke’de telif edilip kaybolan ilk haline, ilaveler içeren ikinci tamamlamanın ise 756 yılında Mekke’de tekrar yazdığı ikinci ve son haline işaret ettiği düşünülebilir. Haraccı / 1447, Serez / 03308 gibi mukabele bilgileri ve kaynak nüshalar bakımından müellif nüshasına dayanan muteber nüshaların genel hatime metnine ilaveten herhangi bir ayrıntı içermemesi de bu düşünceyi destekleyebilir. Ne var ki Carullah / 01971 ve Manisa İl Halk Kütüphanesi / 7379 nüshaları incelendiğinde, Şeyhul İslam Esad Efendi / 00172 ve Atıf Efendi / 02610 nüshalarındaki 756-759 bilgilerinin doğru olduğu neredeyse kesin bir şekilde görülmektedir.Carullah / 01971 ve Manisa İl Halk Kütüphanesi / 7379 nüshaları: Carullah nüshası içerdiği kayıtlar bakımından kıymetli bir nüshadır. Ali b. Muhammed b. Ahmed el-Makdisî isimli, muhtemelen kendisi de bir musannif olan müstensih tarafından 28 Zilkade 759’da tamamlanan nüshanın sonunda, Kudüs’e dönmek üzere olan müstensihe müellif İbn Hişam’ın el yazısıyla verdiği icazetin metni bulunmaktadır. Metinde İbn Hişam icazet şartı olarak “nüshasını, benim asıl nüshamda yaptığım değişikliklerle veya benim nüshamla mukabele edilmiş bir nüshayla mukabele etmesi” ifadesini kullanmıştır. İcazetin tarihi 10 Şaban 760 Pazar günüdür. Buna göre icazetteki ifadelerden İbn Hişam’ın ilim halkasında bir müddet kaldığını anladığımız müstensih 759 sonuna kadar nüshayı oluştururken müellif eserde değişikliklerde bulunmaya devam etmiştir. Dolayısıyla ikinci tamamlama 756 yılı Mekke’ye değil, 759 yılı Kahire’ye işaret etmektedir. Bu çıkarımı destekleyen diğer veriler de Manisa nüshasındaki kayıtlardır. 758 yılında tamamlanan bu nüsha, kontrol ettiğimiz nüshalar arasında jenerik hatimeden farklı hatimeyle istinsah edilmiş tek nüshadır. Nüsha istinsah edildikten sonra iki kere “asıl nüsha” ile mukabele edilmiş, sayfa kenarları tashih notlarıyla bezenmiştir. Birinci tamamlama-ikinci tamamlama ifadeleri de hatimenin yanına, sayfa kenarına eklenmiştir. Mukabele kaydında ise “müellifin son olarak karar kıldığı nüsha ile harf harf mukabele edilerek bütün ilavelerin nüshaya eklendiği, böylece asıl nüsha hükmüne yükseldiği” belirtilmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: a. Muğni’l-Lebîb’in müellif tarafından bahsedilen üç versiyonu vardır. Müellifin 749’da Mekke’de telif ettiği ilk versiyon kaybolmuştur. İkinci versiyonun telifi 756’da yine Mekke’de tamamlanmıştır. 760 yılı Şaban ayındaki icazet kaydında İbn Hişâm’ın “asıl nüsham” diye bahsettiği üçüncü ve son versiyon ise 759’da Recep ayında, -büyük ihtimalle- Kahire’de tamamlanmıştır. b. İlk versiyon ile son versiyon arasında 10 yıl kadar süre vardır, dolayısıyla eser 10 yıl boyunca müellif tarafından zenginleştirilmiştir. c. 761 yılı 5 Zilkade Cuma gecesi 52 yaşlarında vefat eden (Hediyye, I, 539) müellif, eserine son noktayı koymuştur. Diğer deyişle müellifin gözünde eserin ucu, ilave ve değişiklikler için açık kalmamıştır.Eser üzerine İbnü’s-Sâiğ’in (777/1376) Tenzîhü’s-Selef an Temvîhi’l-Halef, İbnü’d-Demâmînî’nin (827/1424) Tuhfetü’l-Garîb fi’l-Kelâm alâ Muğni’l-Lebîb (nsh: Kara Çelebizade / 00325) adlı şerhleri bulunmaktadır.Türkiye kütüphanelerinde bulunan, kontrolü yapılabilen 200’ü aşkın nüshanın içinde erken dönemde istinsah edilmiş birçok nüsha olduğu gibi müellif nüshasına dayanan, mukabeleleri yapılmış nüsha sayısı da oldukça fazladır. Mukabelesi yapılmış nüshaların birçoğunda, “müellifin karar kıldığı son nüshadan” veya “son nüshadan mukabele edilmiş nüshadan” ifadeleri görülmektedir.Nüshanın 300 ve 304. sayfalarında Arabi rakamla yazılı olan 400 ve 405 numaraları yanlıştır. Bunun dışında yaprak sıralaması ve numaralandırması doğrudur. Nüshanın başında ve sonunda Ia sayfalarında koleksiyon bilgilerinin yazıldığı kaşe, sonda Ib ila IIa sayfalarında eserin fihristi vardır. Ib sayfasında kitabın müellifinin biyografisini, eserlerini, bazı şiirlerini ve müellife mersiye olarak yazılmış bir beyti içeren fevaid bulunmaktadır. 1a sayfasında Muhammed b.(?)’e ait tam okunamayan bir temellük kaydı, yaprak ve satır bilgisi (265 yk., 23 st.), numara (267) ile koleksiyon numarası (kalın mürekkep ve kırmızı kurşun kalemle iki kayıt: 421) vardır. Nüshada serlevha tezhipli, tığlı, mihrabiyelidir ve metin tezhipli cedvel içine yazılmıştır. Sayfa kenarlarında metnin içeriğiyle ilgili açıklamalar mevcuttur. Bazı yapraklarda kurt yeniklerinin kenarından müşirler görülebilmektedir. Ib’deki fevaid ve sondaki fihrist dahil olmak üzere nüshanın tamamında ana ve tali başlıklar ile söz başları kırmızı mürekkeplidir. Nüshanın onarımdan geçtiği anlaşılmaktadır ancak yeniden oluşan kurt yeniği sebebiyle alt ve üst kenarlarında özellikle başa ve sona yakın yapraklarda tahribat ve kağıt kaybı vardır. İbn Hişâm’ın Arap dilinin edatlarını ve cümle yapısını perspektif edinerek kaleme aldığı uygulamalı dilbilgisi türünde bir eserdir. 1302 ve 1317’de Mısır’da basılmıştır. (İbrahim Efendi / 00716).
Örnek Metin (1b) الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام الأتمان الأكملان... قال سيدنا وشيخنا الشيخ العلامة رحلة الطالبين وعمدة البلغاء المعتبرين أبو محمد عبد الله جمال الدين ابن الشيخ جمال الدين يوسف بن هشام... أما بعد حمد الله على إفضاله والصلاة والسلام علي سيدنا محمد وآله فإن أولى ما تقترحه القوارح وأعلى ما تجنح إلى تحصيله الجوانح ما يتيسر به فهم كتاب الله المنزل ويتضح به معنى حديث نبيه المرسل فإنهما الوسيلة إلى السعادة الأبدية والذريعة إلى تحصيل المصالح الدينية والدنيوية وأفضل ذلك علم الإعراب الهادي إلى الصواب وقد كنت في عام تسعة وأربعين وسبعمئة أنشأت بمكة زادها الله شرفا كتابا في ذلك... واعلم أنني تأملت كتبا الإعراب فإذا السبب الذي اقتضى طولها ثلاثة أمور أحدها... (304a) ولو ذكرت أحرف الجر ودخول بعضها على بعض في معناه لجاء من ذلك أمثلة كثيرة وهذا آخر ما تيسر إيراده في هذا التأليف فأسأ الله الذي من علي بإنشائه وإتمامه في البلد الحرام في شهر ذي القعدة الحرام ويسر علي إتمام ما ألحقت به من الزوائد في شهر رجب الحرام أن يحرم وجهي على النار وأن يتجاوز عما تحملته من الأوزار وأن يوقظني من رقدة الغفلة قبل الفوت وأن يلطف بي عند معالجة سكرات الموت وأن يفعل ذلك بأهلي وأحباء وجميع المسلمين وأن يهدي أشرف صلواته وأزكى تحياته إلى أشرف العالمين وإمام العالمين والعاملين سيدنا (304ب) محمد نبي الرحمة الكاشف في يوم الحشر بشفاعته الغمة وعلى آله الهادين وأصحابه الذين شادوا لنا قواعد الدين وأن يسلم تسليما كثيرا إلى يوم الدين وصلى الله على سيدنا محمد وآله وصحبه وسلم والحمد لله وحده.
Eser türü Telif.
Tasnif numarası/Konu 492.7 / Arap dili
Koleksiyon no. 00421
Yaprak, satır, sütun sayısı II+304+III yk., 23 st. ;
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Alfabe ve yazı türü Arap harfli-Nesih.
Kaynak/Referans Bağdatlı İsmail Paşa, “Hediyyetü’l-Ârifîn Esmâü’l-Müellifîn ve Âsâru’l-Musannifîn“, c.I İstanbul, 1951.
Temellük ve Vakıf kayıtları Vakıf kaydı, Sadrâzam Çorlulu Ali Paşa, 1aTemellük kaydı, Muhammed b. ......., 1a
Mühürler Vakıf mührü, Sadrâzam Çorlulu Ali Paşa, “Hâzâ mimmâ Vakafehu’l-Vezîru’l-A‘zam Ali Paşa b. el-Hâcc Muhammed Ağa Afallâhu anhumâ”, 1120, 1a...304bVakıf mührü, “Dersa'âdet Birinci Dâire-i Vakfiyye“, 1a, sonda IIIa
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.