MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY) | Kütüphane.osmanlica.com

MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY)

İsim MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY)
Yazar Ali Muzaffer Bey (d. ?/? - ö. 1330/1912)
Basım Tarihi: 25/09/2021
Konu Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı - makale
Tür Diğer
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane: Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası muzafferiyet-i-osmaniye-ali-muzaffer-bey
Tarih 1313/1896
Notlar Ali Muzaffer Bey tarafından yazılan makale. Girit İsyanı’nı ele alan eser 1896 yılında yazılmış ve “Osmanlıların Galibiyeti ve Muharebenin Sebebi” alt başlığıyla yayınlanmıştır. Ali Muzaffer Bey 15 sayfadan oluşan eserinin ilk sayfasında “Saltanat-ı Seniyye Arması”na, 8 ve 9 numaralı sayfalarda Osmanlı ordusu tarafından kuşatılan Yenişehir’e ait bir görsele ve 15 numaralı sayfada da “Umum-ı hudud-ı Yunaniye kumandanı efahim-i müşiran i'zamdan devletlü Edhem Paşa hazretleri” notuyla Ethem Bey’e ait bir fotoğrafa yer vermiştir.Yazar, makalenin başında muharebenin ortaya çıkma sebeplerinden birinin Girit Adası’nın işgali olduğunu söyler. “Harbin ateşi ve savaşın ılık kıvılcımları” oradan sıçramıştır. Ali Muzaffer Bey’in aktardığına göre Yunanistan’dan gelen birtakım kişilerin Girit’e yerleşmeleri üzerine adada karışıklıklar meydana gelmeye başlamıştır. Müslüman ve Hristiyan halk arasında vuku bulan arbedeleri yatıştırmak için Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye, Girit’e asker sevk etmiştir. Halk arasında ortaya çıkan bu karışıklığın bir neticesi olarak Osmanlı hükümeti Girit için bazı ıslahatlar ilan etmiş ve adaya Hristiyan bir vali atamıştır. Ancak hükümetçe temin olunan bu asayiş kısa bir süre sonra tekrar bozulmuştur.Ali Muzaffer Bey, Yunanlıların adayı karıştırmaya çalıştığını ve Hristiyanların da Müslüman halkı rencide ettiğini belirtir. Girit Adası’ndaki huzur Yunan eşkıyalarının girişiyle bozulmuş ve Yunan askerlerinin müdahalesiyle de ada savaş meydanına dönüşmüştür. Gelişen olayların ardından Avrupalı güçler Girit’i abluka altına almaya karar verseler de bu müdahale adadaki olayları arttırmanın ötesine geçememiştir. Yunanistan’ın düzenli birliklerinin yanı sıra Yunan eşkıyası ve İtalyan gönüllüleri Teselya gibi bölgelerde birlikte hareket etmeye başlamışlardır. Osmanlı hükümetinin bu meseleye karşı sakin bir tavırla hareket etmesi Yunanlıların sınır boyundaki harekâtının önemsenmediğini düşündürmüştür. Fakat Ali Muzaffer Bey’e göre hükümetin birkaç gün zarfında herkesi hayrete düşürecek mühimmat ve erzakla 100.000’in üzerinde asker hazırladığını görenler gözlerine inanamamışlardır. Bu asker sevkiyatının sürat ve mükemmelliği daha önce görülmemiş bir şeydir. İstanbul’da oturanlar ve hatta kulağı delik olanlar bile asker sevkiyatını fark etmemişlerdir. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’nin 20 senelik askeri ilerlemesini kayıtsız bir gözle izleyenler bu atılım karşısında şaşırmış ve bütün kalemler Sultan Hamid’in bu ilerleme fikrini ve askerlikteki başarısını olgun bir samimiyetle alkışlamışlardır. İzmir’den ve Dedeağaç’tan geçen taburlar şimendiferlerle Alasonya’ya indirilmiştir. Sınır boyundaki askerler 5 fırkaya bölünerek umum-ı ordu komutanlığı Ethem Paşa’ya tevdi edilmiş ve Seyfullah Paşa gibi önemli isimler de kendisinin emrine verilmiştir.Muzaffer Bey, Yunan kabinesinin Avrupalı devletlerin ve Osmanlı hükümetinin notalarına karşı kurduğu tasvirden vazgeçmeyerek Girit ve sınır saldırılarının birtakım eşkıya tarafından yapıldığını ve bu meselelerden hükümetin sorumlu tutulamayacağını belirterek ağır bir yükü üzerinden atmaya çalıştığını söyler. Ancak Yunan hükümetinin “hududa ben sevk etmiyorum” dediği eşkıyanın tamamıyla Yunan ordusuna mensup olduğu anlaşılınca meselenin boyutu değişmiştir. Osmanlı hükümeti bütün mesuliyeti Yunan hükümetine yükleyerek savaş ilan etmiştir. Askerler birkaç gün içinde Yenişehir, Tırhala, Çatalca, Golos, Dömeke ve Ermiye’yi zapt etmiş ve savaşı Osmanlı Devleti kazanmıştır.Ali Muzaffer Bey tarafından “makale” olarak adlandırılan Muzafferiyet-i Osmaniye'yi yazarın öznel değerlendirmelerinin yoğunluğu sebebiyle bu türe dahil edemesek de çalışma Osmanlı askeri düzeni ve savaş stratejisiyle ilgili bilgiler vermesi sebebiyle döneminin özgün ve önemli kaynaklarından biri olarak değerlendirilebilir.Ali Muzaffer Bey’in biyografisi için bk. “Ali Muzaffer Bey”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı SÜMEYYE SAMAT
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Akyay, Bülent (2010).Başlangıçtan Girit İsyanına Kadar Osmanlı-Yunan İlişkileri (1830–1866).Doktora Tezi. İzmir: Ege Üniversitesi. Ali Muzaffer Bey (1896).Muzafferiyet-i Osmaniye.İstanbul: Bâb-ı Âli Caddesi 25 Numaralı Matbaa.
Atıf Bilgileri SAMAT, SÜMEYYE. " MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/muzafferiyet-i-osmaniye-ali-muzaffer-bey. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Kaynağa git Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kaynağa git

MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY)

Yazar Ali Muzaffer Bey (d. ?/? - ö. 1330/1912)
Basım Tarihi 25/09/2021
Konu Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı - makale
Tür Diğer
Dil Belirlenmemiş dil
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Kütüphane Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Kayıt Numarası muzafferiyet-i-osmaniye-ali-muzaffer-bey
Tarih 1313/1896
Notlar Ali Muzaffer Bey tarafından yazılan makale. Girit İsyanı’nı ele alan eser 1896 yılında yazılmış ve “Osmanlıların Galibiyeti ve Muharebenin Sebebi” alt başlığıyla yayınlanmıştır. Ali Muzaffer Bey 15 sayfadan oluşan eserinin ilk sayfasında “Saltanat-ı Seniyye Arması”na, 8 ve 9 numaralı sayfalarda Osmanlı ordusu tarafından kuşatılan Yenişehir’e ait bir görsele ve 15 numaralı sayfada da “Umum-ı hudud-ı Yunaniye kumandanı efahim-i müşiran i'zamdan devletlü Edhem Paşa hazretleri” notuyla Ethem Bey’e ait bir fotoğrafa yer vermiştir.Yazar, makalenin başında muharebenin ortaya çıkma sebeplerinden birinin Girit Adası’nın işgali olduğunu söyler. “Harbin ateşi ve savaşın ılık kıvılcımları” oradan sıçramıştır. Ali Muzaffer Bey’in aktardığına göre Yunanistan’dan gelen birtakım kişilerin Girit’e yerleşmeleri üzerine adada karışıklıklar meydana gelmeye başlamıştır. Müslüman ve Hristiyan halk arasında vuku bulan arbedeleri yatıştırmak için Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye, Girit’e asker sevk etmiştir. Halk arasında ortaya çıkan bu karışıklığın bir neticesi olarak Osmanlı hükümeti Girit için bazı ıslahatlar ilan etmiş ve adaya Hristiyan bir vali atamıştır. Ancak hükümetçe temin olunan bu asayiş kısa bir süre sonra tekrar bozulmuştur.Ali Muzaffer Bey, Yunanlıların adayı karıştırmaya çalıştığını ve Hristiyanların da Müslüman halkı rencide ettiğini belirtir. Girit Adası’ndaki huzur Yunan eşkıyalarının girişiyle bozulmuş ve Yunan askerlerinin müdahalesiyle de ada savaş meydanına dönüşmüştür. Gelişen olayların ardından Avrupalı güçler Girit’i abluka altına almaya karar verseler de bu müdahale adadaki olayları arttırmanın ötesine geçememiştir. Yunanistan’ın düzenli birliklerinin yanı sıra Yunan eşkıyası ve İtalyan gönüllüleri Teselya gibi bölgelerde birlikte hareket etmeye başlamışlardır. Osmanlı hükümetinin bu meseleye karşı sakin bir tavırla hareket etmesi Yunanlıların sınır boyundaki harekâtının önemsenmediğini düşündürmüştür. Fakat Ali Muzaffer Bey’e göre hükümetin birkaç gün zarfında herkesi hayrete düşürecek mühimmat ve erzakla 100.000’in üzerinde asker hazırladığını görenler gözlerine inanamamışlardır. Bu asker sevkiyatının sürat ve mükemmelliği daha önce görülmemiş bir şeydir. İstanbul’da oturanlar ve hatta kulağı delik olanlar bile asker sevkiyatını fark etmemişlerdir. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’nin 20 senelik askeri ilerlemesini kayıtsız bir gözle izleyenler bu atılım karşısında şaşırmış ve bütün kalemler Sultan Hamid’in bu ilerleme fikrini ve askerlikteki başarısını olgun bir samimiyetle alkışlamışlardır. İzmir’den ve Dedeağaç’tan geçen taburlar şimendiferlerle Alasonya’ya indirilmiştir. Sınır boyundaki askerler 5 fırkaya bölünerek umum-ı ordu komutanlığı Ethem Paşa’ya tevdi edilmiş ve Seyfullah Paşa gibi önemli isimler de kendisinin emrine verilmiştir.Muzaffer Bey, Yunan kabinesinin Avrupalı devletlerin ve Osmanlı hükümetinin notalarına karşı kurduğu tasvirden vazgeçmeyerek Girit ve sınır saldırılarının birtakım eşkıya tarafından yapıldığını ve bu meselelerden hükümetin sorumlu tutulamayacağını belirterek ağır bir yükü üzerinden atmaya çalıştığını söyler. Ancak Yunan hükümetinin “hududa ben sevk etmiyorum” dediği eşkıyanın tamamıyla Yunan ordusuna mensup olduğu anlaşılınca meselenin boyutu değişmiştir. Osmanlı hükümeti bütün mesuliyeti Yunan hükümetine yükleyerek savaş ilan etmiştir. Askerler birkaç gün içinde Yenişehir, Tırhala, Çatalca, Golos, Dömeke ve Ermiye’yi zapt etmiş ve savaşı Osmanlı Devleti kazanmıştır.Ali Muzaffer Bey tarafından “makale” olarak adlandırılan Muzafferiyet-i Osmaniye'yi yazarın öznel değerlendirmelerinin yoğunluğu sebebiyle bu türe dahil edemesek de çalışma Osmanlı askeri düzeni ve savaş stratejisiyle ilgili bilgiler vermesi sebebiyle döneminin özgün ve önemli kaynaklarından biri olarak değerlendirilebilir.Ali Muzaffer Bey’in biyografisi için bk. “Ali Muzaffer Bey”.Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
ISBN 978-9944-237-87-1
Madde Yazarı SÜMEYYE SAMAT
Alfabesi Arap
Yapısı Mensur
Niteliği Telif
Kaynakça Akyay, Bülent (2010).Başlangıçtan Girit İsyanına Kadar Osmanlı-Yunan İlişkileri (1830–1866).Doktora Tezi. İzmir: Ege Üniversitesi. Ali Muzaffer Bey (1896).Muzafferiyet-i Osmaniye.İstanbul: Bâb-ı Âli Caddesi 25 Numaralı Matbaa.
Atıf Bilgileri SAMAT, SÜMEYYE. " MUZAFFERİYET-İ OSMANİYE (ALİ MUZAFFER BEY)".Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü,http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/muzafferiyet-i-osmaniye-ali-muzaffer-bey. [Erişim Tarihi: 25 Ağustos 2025].
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü
Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.