Esbâbü Vürüdü’l-Hadis ve İbn Hibbân’ın Sahih’ninde Sebebe-i Vürüd ile ilgili verdiği bilgilerin incelemesi | Kütüphane.osmanlica.com

Esbâbü Vürüdü’l-Hadis ve İbn Hibbân’ın Sahih’ninde Sebebe-i Vürüd ile ilgili verdiği bilgilerin incelemesi

İsim Esbâbü Vürüdü’l-Hadis ve İbn Hibbân’ın Sahih’ninde Sebebe-i Vürüd ile ilgili verdiği bilgilerin incelemesi
Yazar Nassan, Musa
Basım Tarihi: 22.10.2021
Basım Yeri İstanbul - [yayınlayan yok]
Konu IslamİslamHadithHadis
Tür Belge
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Sayfa Sayısı 210
Fiziksel Boyutlar 210 s.
Kütüphane: Marmara Üniversitesi
Demirbaş Numarası EKE6F761A7
Kayıt Numarası 2733771
Lokasyon M.Ü. Prof. Dr. Orhan Oğuz Kütüphanesi
Tarih 2021
Notlar Bibliyografya.
Sorumlular danışman Doç. Dr. Ataullah Şahyar
Tez Marmara Üniversitesi
Enstitü Sosyal Bilimler Enstitüsü
Anabilim Dalı Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı
Bilim Dalı Hadis Bilim Dalı
Özet Hz. Peygamber’in sözlerinin, fiillerinin ve ikrarlarının sebebini araştıran Sebeb-i Vürûd ilmi, ulûm-u hadîs’in bir alt dalı olarak gelişmiştir. Bu hususta müstakil kitapların ortaya çıkması hicrî V. asra kadar gecikmişse de ilk dönem muhaddislerinden itibaren, ulemanın zihinde sebeb-i vürûd konusunun bulunduğu söylenebilir. Sebeb-i Vürûd’un ulûm-u hadis içerisinde kendisine bir yer edinme sürecinin Ezdî ile tamamlandığı sonrasında Ukberî ile devam ettirildiği anlaşılmaktadır. IV. yüzyıl muhaddislerinden olan ve sebeb-i vürûd’u hadis başlıklarında açıkça yazan ilk muhaddislerden birisi olan İbn Hibban’ın bu hususta onlara öncülük ettiğini tespit edebiliriz. İbn Hibbân’ın Sahih’inde sebeb-i vürûdu, “hadisin zikrediliş sebebi” ifadesiyle sunduğu ve “sebeb-i vürûd” kelimesini kullanmadığı görülmektedir. Bu durum onun döneminde “sebeb-i vürûd” teriminin muhaddisler arasında henüz sistemli olarak kullanılmadığı düşüncesini doğurmaktadır. İbn hibban, bâb başlıklarında “hadisin söyleniş illeti” ifadesini de kullanmaktadır. Ancak bu ikinci ifadesi, eserlerinde sebeb-i vürûd olarak zikredilmez. Nitekim bazı hadisleri aktarırken hem “hadisin zikrediliş sebebi”nden hem de “hadisin söyleniş illeti”nden ayrı ayrı bahsetmektedir.İbn Hibbân’ın, bir hadisin sebeb-i vürûdu varsa bunu Sahih’inde belirtmeye gayret ettiği anlaşılmaktadır. Bununla beraber eserlerinde geçen bazı hadislerin, sebeb-i vürûdu olmasına rağmen İbn Hibbân tarafından dile getirilmediğini tespit ettik. Benzer bir şekilde İbn Hibbân tarafından sebeb-i vürûd olarak belirtilmiş bazı hadislerin aslında sebeb-i vürûd olmadığı, îrad veya illet olduğu kaydedilebilir. -------------------- The science of Asbab al-Wurud, which examines the reason for the Prophet Muhammad’s (pbuh) sayings, deeds and approvals, has developed as a sub-field of Hadith studies. Although the emergence of distinctive books on this subject has been delayed until the 5th century AH, it can be said that the matter of Asbab al-Wurud was in the mind of the ulama since the first period Hadith scholars.It is understood that the process of finding a place for Asbab al-Wurud within the Hadith studies has been completed with Ezdi and continued with Ukberi. We can determine that, Ibn Hibban, who is one of the Hadith scholars (muhaddis) of 4th century AH and who is clearly write Asbab al-Wurud in the Hadith titles, was a pioneer for them on this matter.It is seen from Ibn Hibban’s Sahih that, he did not use the ‘Asbab al-Wurud’ term but instead he reflected ‘Asbab al-Wurud’ by the statement of ‘the reason why hadith is mentioned’. This situation raises the idea that the term ‘Asbab al-Wurud’ has not been used systematically among Hadith scholars in his time yet. Ibn Hibban has also used statement of ‘the causality of narration of hadith’. However, this second statement was not mentioned as ‘Asbab al-Wurud’ within his works. Hence, while narrating some of the hadiths, he refers both ‘the reason why hadith is mentioned’ and ‘the causality of narration of hadith’ separately. It is understood that Ibn Hibban has tried to indicate the Asbab al-Wurud for a hadith, if any, in his Sahih. However, we have determined that even though some of the hadiths have Asbab al-Wurud, it was not mentioned by Ibn Hibban. Similarly, it can be noted that some hadiths that are stated as Asbab al-Wurud by Ibn Hibban are not actually an Asbab al-Wurud, but instead Irad al-Hadith or Illiyet (Causality). 
Şekil Elektronik
Ortam HardDisk
Durum Çevrimiçi
Sınıflama yer bilgisi e-tez 2021
Kaynağa git Marmara Üniversitesi Marmara Üniversitesi
Marmara Üniversitesi Marmara Üniversitesi
Kaynağa git

Esbâbü Vürüdü’l-Hadis ve İbn Hibbân’ın Sahih’ninde Sebebe-i Vürüd ile ilgili verdiği bilgilerin incelemesi

Yazar Nassan, Musa
Basım Tarihi 22.10.2021
Basım Yeri İstanbul - [yayınlayan yok]
Konu IslamİslamHadithHadis
Tür Belge
Dil Arapça
Dijital Hayır
Yazma Hayır
Sayfa Sayısı 210
Fiziksel Boyutlar 210 s.
Kütüphane Marmara Üniversitesi
Demirbaş Numarası EKE6F761A7
Kayıt Numarası 2733771
Lokasyon M.Ü. Prof. Dr. Orhan Oğuz Kütüphanesi
Tarih 2021
Notlar Bibliyografya.
Sorumlular danışman Doç. Dr. Ataullah Şahyar
Tez Marmara Üniversitesi
Enstitü Sosyal Bilimler Enstitüsü
Anabilim Dalı Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı
Bilim Dalı Hadis Bilim Dalı
Özet Hz. Peygamber’in sözlerinin, fiillerinin ve ikrarlarının sebebini araştıran Sebeb-i Vürûd ilmi, ulûm-u hadîs’in bir alt dalı olarak gelişmiştir. Bu hususta müstakil kitapların ortaya çıkması hicrî V. asra kadar gecikmişse de ilk dönem muhaddislerinden itibaren, ulemanın zihinde sebeb-i vürûd konusunun bulunduğu söylenebilir. Sebeb-i Vürûd’un ulûm-u hadis içerisinde kendisine bir yer edinme sürecinin Ezdî ile tamamlandığı sonrasında Ukberî ile devam ettirildiği anlaşılmaktadır. IV. yüzyıl muhaddislerinden olan ve sebeb-i vürûd’u hadis başlıklarında açıkça yazan ilk muhaddislerden birisi olan İbn Hibban’ın bu hususta onlara öncülük ettiğini tespit edebiliriz. İbn Hibbân’ın Sahih’inde sebeb-i vürûdu, “hadisin zikrediliş sebebi” ifadesiyle sunduğu ve “sebeb-i vürûd” kelimesini kullanmadığı görülmektedir. Bu durum onun döneminde “sebeb-i vürûd” teriminin muhaddisler arasında henüz sistemli olarak kullanılmadığı düşüncesini doğurmaktadır. İbn hibban, bâb başlıklarında “hadisin söyleniş illeti” ifadesini de kullanmaktadır. Ancak bu ikinci ifadesi, eserlerinde sebeb-i vürûd olarak zikredilmez. Nitekim bazı hadisleri aktarırken hem “hadisin zikrediliş sebebi”nden hem de “hadisin söyleniş illeti”nden ayrı ayrı bahsetmektedir.İbn Hibbân’ın, bir hadisin sebeb-i vürûdu varsa bunu Sahih’inde belirtmeye gayret ettiği anlaşılmaktadır. Bununla beraber eserlerinde geçen bazı hadislerin, sebeb-i vürûdu olmasına rağmen İbn Hibbân tarafından dile getirilmediğini tespit ettik. Benzer bir şekilde İbn Hibbân tarafından sebeb-i vürûd olarak belirtilmiş bazı hadislerin aslında sebeb-i vürûd olmadığı, îrad veya illet olduğu kaydedilebilir. -------------------- The science of Asbab al-Wurud, which examines the reason for the Prophet Muhammad’s (pbuh) sayings, deeds and approvals, has developed as a sub-field of Hadith studies. Although the emergence of distinctive books on this subject has been delayed until the 5th century AH, it can be said that the matter of Asbab al-Wurud was in the mind of the ulama since the first period Hadith scholars.It is understood that the process of finding a place for Asbab al-Wurud within the Hadith studies has been completed with Ezdi and continued with Ukberi. We can determine that, Ibn Hibban, who is one of the Hadith scholars (muhaddis) of 4th century AH and who is clearly write Asbab al-Wurud in the Hadith titles, was a pioneer for them on this matter.It is seen from Ibn Hibban’s Sahih that, he did not use the ‘Asbab al-Wurud’ term but instead he reflected ‘Asbab al-Wurud’ by the statement of ‘the reason why hadith is mentioned’. This situation raises the idea that the term ‘Asbab al-Wurud’ has not been used systematically among Hadith scholars in his time yet. Ibn Hibban has also used statement of ‘the causality of narration of hadith’. However, this second statement was not mentioned as ‘Asbab al-Wurud’ within his works. Hence, while narrating some of the hadiths, he refers both ‘the reason why hadith is mentioned’ and ‘the causality of narration of hadith’ separately. It is understood that Ibn Hibban has tried to indicate the Asbab al-Wurud for a hadith, if any, in his Sahih. However, we have determined that even though some of the hadiths have Asbab al-Wurud, it was not mentioned by Ibn Hibban. Similarly, it can be noted that some hadiths that are stated as Asbab al-Wurud by Ibn Hibban are not actually an Asbab al-Wurud, but instead Irad al-Hadith or Illiyet (Causality). 
Şekil Elektronik
Ortam HardDisk
Durum Çevrimiçi
Sınıflama yer bilgisi e-tez 2021
Marmara Üniversitesi
Marmara Üniversitesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.