Yeni bir kentselliğe doğru kırkent "R-Urban" : adaptogenez yaklaşımla bir Sarıyer okuması | Kütüphane.osmanlica.com

Yeni bir kentselliğe doğru kırkent "R-Urban" : adaptogenez yaklaşımla bir Sarıyer okuması

İsim Yeni bir kentselliğe doğru kırkent "R-Urban" : adaptogenez yaklaşımla bir Sarıyer okuması
Yazar Girgin, Dilara
Basım Tarihi: 2024-08-30T14:56:18Z
Konu Sarıyer (İstanbul İli, Turkey), Urbanization, Turkey, Istanbul, City planning, İstanbul, Cities and towns, Architecture and society, Architecture, Domestic
Tür Belge
Dil Türkçe
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane: Özyeğin Üniversitesi
Kayıt Numarası 66fb12f8-9c5d-4cd9-be64-f9b2f975f964
Lokasyon Department of Architecture
Tarih 2024-08-30T14:56:18Z
Örnek Metin The relationship between the city and nature continues to be damaged for a long time as a result of the destruction in the green infrastructure, forests, natural and rural areas providing the city's living space. By envisaging it to become unsustainable in the near future, this situation makes us rethink the relationship between the concept of livable city and the rural, and this study focuses on the rural-urban duality from a dialectical point of view. As a result of multidimensional urban dynamics (migration, urbanization, pandemic, climate crisis, etc.), separating the concepts of "rural" and "urban" with sharp boundaries, whose dominance over each other is constantly changing, has become impossible. The concept of "r-urban" has begun to be used to describe these areas where rural-urban settlement patterns and lifestyles are intertwined. In this context, the aim of this thesis is to discuss the conceptual and semantic change in the r-urban duality over the settlement patterns shaped by lifestyles to provide a new perspective for future studies. Istanbul's r-urban duality reveals the heterotopia through the rural in the city center and the city in the rural, and the ambiguity with the formations between the city and the rural in the city periphery. As the city develops and transforms by changing, it reproduces r-urban duality again and again; tends to create new centers, peripheries, new urban rural areas. As a constantly evolving, adapting and developing situation, this process has been associated with the concept of "adaptiogenesis" and an approach proposal has been presented. In this context, urban conceptualizations in Istanbul's settlement patterns and fieldwork findings were visualized with different architectural representation methods and narratives, were formed by the transitive coexistence of qualitative and quantitative research. The potentials that can be revealed by the heterotopia and ambiguity situations in the r-urban duality of Istanbul are discussed with a reading with an adaptiogenesis approach, specific to the settlement patterns of Sarıyer. It has been concluded that the r-urban duality, which is visible today with the concepts of heterotopia and ambiguity, is in an adaptiogenesis process that adapts itself to new situations by changing and transforming with the interaction of different associations. Adaptiogenesis approach to increase the livability of Istanbul for a durable and healthy city has made the possibilities apparent regarding the green, rural and city to be intertwined for the unexpected situations. It is thought that the research will be a step towards a different perspective to city and architecture studies to comprehend the rural within the city and the rural-urban situations in the city periphery in the future., Kent ve doğa ilişkisi, kentin yaşam alanını sağlayan yeşil altyapı, ormanlar, doğal ve kırsal alanların tahrip edilmesi sonucu uzun bir süredir zarar görmeye devam ediyor. Bu durum; yakın bir gelecekte sürdürülebilir olmaktan çıkacağı öngörülerek, yaşanabilir kent kavramının kır ile ilişkisini tekrar düşündürmekte ve tez çalışması diyalektik bakış açısıyla, kır-kent ikiliğine odaklanmaktadır. Çok boyutlu kent dinamikleri (göç, kentleşme, pandemi, iklim krizi vb.) neticesinde birbiri üzerindeki baskınlıkları sürekli değişen "kır" ve "kent" kavramlarının, günümüzde, keskin sınırlarla ayrılması olanaksız hale gelmiş; kır-kent yerleşim örüntüleri ve yaşam biçimlerinin iç içe geçtiği bu alanları tanımlamak için kırkent 'r-urban' kavramı kullanılmaya başlamıştır. Bu kapsamda tezin amacı, kırkent ikiliğindeki kavramsal ve anlamsal değişimi; yaşam biçimleri ile şekillenen yerleşim örüntüleri üzerinden tartışarak, gelecek çalışmalara yönelik yeni bir perspektif kazandırmaktır. İstanbul'un kırkent ikiliği, kent merkezinde kırı ve kırda kenti bulundurması ile heterotopyayı; kent çeperinde kır ve kent arasındaki oluşumlar ile muğlaklığı ortaya çıkarır. Kent geliştikçe ve değişip dönüştükçe, kırkent ikiliğini yeniden ve yeniden üretir; yeni merkezler, çeperler, yeni kent kırsalları oluşturmaya meyillidir. Sürekli evrilen, uyarlanan ve gelişen bir durum olarak bu süreç, adaptogenez 'adaptiogenesis' kavramı ile ilişkilendirilmiş ve yaklaşım önerisi sunulmuştur. Bu kapsamda İstanbul'un yerleşim örüntülerindeki kent kavramsallaştırmaları ve alan çalışması bulguları farklı mimarlık temsil yöntemleri ve anlatılarla görselleştirilmiş, niteliksel ve niceliksel araştırmaların geçişli birlikteliğiyle oluşturulmuştur. İstanbul'un kırkent ikiliğindeki heterotopya ve muğlaklık durumlarının ortaya çıkarabileceği potansiyeller, Sarıyer'in yerleşim örüntüleri özelinde adaptogenez yaklaşımla bir okuma ile tartışılmıştır. Günümüzde heterotopya ve muğlaklık kavramları ile görünür olan kırkent ikiliğinin, farklı birlikteliklerin etkileşimi ile değişip-dönüşerek kendini yeni durumlara adapte eden adaptogenez bir süreç içinde olduğu sonucuna varılmıştır. İstanbul'un dayanıklı ve sağlıklı bir kent haline gelerek yaşanabilirliğinin artması için adaptogenez yaklaşım; beklenmedik durumlar karşısında yeşilin, kırın ve kentin iç içe olmasına yönelik ihtimalleri görünür kılmıştır. Araştırmanın, gelecekte kent içindeki kırı ve kent çeperindeki kır-kent durumlarını anlamaya yönelik kent ve mimarlık araştırmalarına farklı bir bakış açısı sunmaya bir adım olacağı düşünülmektedir.
Kaynağa git Özyeğin Üniversitesi Özyeğin Üniversitesi
Özyeğin Üniversitesi Özyeğin Üniversitesi
Kaynağa git

Yeni bir kentselliğe doğru kırkent "R-Urban" : adaptogenez yaklaşımla bir Sarıyer okuması

Yazar Girgin, Dilara
Basım Tarihi 2024-08-30T14:56:18Z
Konu Sarıyer (İstanbul İli, Turkey), Urbanization, Turkey, Istanbul, City planning, İstanbul, Cities and towns, Architecture and society, Architecture, Domestic
Tür Belge
Dil Türkçe
Dijital Evet
Yazma Hayır
Kütüphane Özyeğin Üniversitesi
Kayıt Numarası 66fb12f8-9c5d-4cd9-be64-f9b2f975f964
Lokasyon Department of Architecture
Tarih 2024-08-30T14:56:18Z
Örnek Metin The relationship between the city and nature continues to be damaged for a long time as a result of the destruction in the green infrastructure, forests, natural and rural areas providing the city's living space. By envisaging it to become unsustainable in the near future, this situation makes us rethink the relationship between the concept of livable city and the rural, and this study focuses on the rural-urban duality from a dialectical point of view. As a result of multidimensional urban dynamics (migration, urbanization, pandemic, climate crisis, etc.), separating the concepts of "rural" and "urban" with sharp boundaries, whose dominance over each other is constantly changing, has become impossible. The concept of "r-urban" has begun to be used to describe these areas where rural-urban settlement patterns and lifestyles are intertwined. In this context, the aim of this thesis is to discuss the conceptual and semantic change in the r-urban duality over the settlement patterns shaped by lifestyles to provide a new perspective for future studies. Istanbul's r-urban duality reveals the heterotopia through the rural in the city center and the city in the rural, and the ambiguity with the formations between the city and the rural in the city periphery. As the city develops and transforms by changing, it reproduces r-urban duality again and again; tends to create new centers, peripheries, new urban rural areas. As a constantly evolving, adapting and developing situation, this process has been associated with the concept of "adaptiogenesis" and an approach proposal has been presented. In this context, urban conceptualizations in Istanbul's settlement patterns and fieldwork findings were visualized with different architectural representation methods and narratives, were formed by the transitive coexistence of qualitative and quantitative research. The potentials that can be revealed by the heterotopia and ambiguity situations in the r-urban duality of Istanbul are discussed with a reading with an adaptiogenesis approach, specific to the settlement patterns of Sarıyer. It has been concluded that the r-urban duality, which is visible today with the concepts of heterotopia and ambiguity, is in an adaptiogenesis process that adapts itself to new situations by changing and transforming with the interaction of different associations. Adaptiogenesis approach to increase the livability of Istanbul for a durable and healthy city has made the possibilities apparent regarding the green, rural and city to be intertwined for the unexpected situations. It is thought that the research will be a step towards a different perspective to city and architecture studies to comprehend the rural within the city and the rural-urban situations in the city periphery in the future., Kent ve doğa ilişkisi, kentin yaşam alanını sağlayan yeşil altyapı, ormanlar, doğal ve kırsal alanların tahrip edilmesi sonucu uzun bir süredir zarar görmeye devam ediyor. Bu durum; yakın bir gelecekte sürdürülebilir olmaktan çıkacağı öngörülerek, yaşanabilir kent kavramının kır ile ilişkisini tekrar düşündürmekte ve tez çalışması diyalektik bakış açısıyla, kır-kent ikiliğine odaklanmaktadır. Çok boyutlu kent dinamikleri (göç, kentleşme, pandemi, iklim krizi vb.) neticesinde birbiri üzerindeki baskınlıkları sürekli değişen "kır" ve "kent" kavramlarının, günümüzde, keskin sınırlarla ayrılması olanaksız hale gelmiş; kır-kent yerleşim örüntüleri ve yaşam biçimlerinin iç içe geçtiği bu alanları tanımlamak için kırkent 'r-urban' kavramı kullanılmaya başlamıştır. Bu kapsamda tezin amacı, kırkent ikiliğindeki kavramsal ve anlamsal değişimi; yaşam biçimleri ile şekillenen yerleşim örüntüleri üzerinden tartışarak, gelecek çalışmalara yönelik yeni bir perspektif kazandırmaktır. İstanbul'un kırkent ikiliği, kent merkezinde kırı ve kırda kenti bulundurması ile heterotopyayı; kent çeperinde kır ve kent arasındaki oluşumlar ile muğlaklığı ortaya çıkarır. Kent geliştikçe ve değişip dönüştükçe, kırkent ikiliğini yeniden ve yeniden üretir; yeni merkezler, çeperler, yeni kent kırsalları oluşturmaya meyillidir. Sürekli evrilen, uyarlanan ve gelişen bir durum olarak bu süreç, adaptogenez 'adaptiogenesis' kavramı ile ilişkilendirilmiş ve yaklaşım önerisi sunulmuştur. Bu kapsamda İstanbul'un yerleşim örüntülerindeki kent kavramsallaştırmaları ve alan çalışması bulguları farklı mimarlık temsil yöntemleri ve anlatılarla görselleştirilmiş, niteliksel ve niceliksel araştırmaların geçişli birlikteliğiyle oluşturulmuştur. İstanbul'un kırkent ikiliğindeki heterotopya ve muğlaklık durumlarının ortaya çıkarabileceği potansiyeller, Sarıyer'in yerleşim örüntüleri özelinde adaptogenez yaklaşımla bir okuma ile tartışılmıştır. Günümüzde heterotopya ve muğlaklık kavramları ile görünür olan kırkent ikiliğinin, farklı birlikteliklerin etkileşimi ile değişip-dönüşerek kendini yeni durumlara adapte eden adaptogenez bir süreç içinde olduğu sonucuna varılmıştır. İstanbul'un dayanıklı ve sağlıklı bir kent haline gelerek yaşanabilirliğinin artması için adaptogenez yaklaşım; beklenmedik durumlar karşısında yeşilin, kırın ve kentin iç içe olmasına yönelik ihtimalleri görünür kılmıştır. Araştırmanın, gelecekte kent içindeki kırı ve kent çeperindeki kır-kent durumlarını anlamaya yönelik kent ve mimarlık araştırmalarına farklı bir bakış açısı sunmaya bir adım olacağı düşünülmektedir.
Özyeğin Üniversitesi
Özyeğin Üniversitesi yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.