el-Kâfiye. | Kütüphane.osmanlica.com

el-Kâfiye.
(الكافية.)

İsim el-Kâfiye.
İsim Orijinal الكافية.
Yazar İbnü’l-Hâcib
Yazar Orijinal ابن الحاجب، أبو عمرو جمال الدين عثمان بن عمر بن أبو بكر المصري
Basım Tarihi: 1302/1885:
Basım Yeri İstanbul,/Matba‘atü’l-Cevâ’ib. -
Konu Arap dili / Afro-Asyatik (Hami-Sami) diller / Diger diller / Dil ve dilbilim.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Küçük boy.
Kütüphane: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 280650
Kayıt Numarası 280650
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Îd Mehmed Efendi
Notlar Eser ve müellif adı baştaki I. sayfa ve 1. sayfada yazılıdır. Eser adı metnin başladığı 2. sayfada da yazılıdır. Eser Osmanlı medreselerinde asırlar boyunca ders kitabı olarak okutulmuştur. Eski usule göre Arap nahvinin öğretiminde Birgivi’nin el-Avâmil’i ile İzhârü’l-Esrâr’ından sonra el-Kâfiye okutulurdu. Bundan ötürü bir arada basılan bu üç eser medreselerde “Nahiv Mecmuası” olarak anılmıştır. Mevcut nüsha da bunun bir örneğidir. Eser üzerine çoğu Arapça, bir kısmı Türkçe ve Farsça olmak üzere yaklaşık 150 şerh, bunlara da haşiyeler, haşiyelere de çok sayıda talik yazılmıştır. Bu şerhlerden en çok tanınanları şunlardır: İbnü’l-Hâcib’in Şerhü’l-Kâfiye’si, Radî el-Esterâbâdî’nin Şerhu’l-Kâfiye’si, Molla Câmî olarak da bilinen Abdurrahman-ı Câmî’nin el-Fevâ’idü’z-Ziyâ’iyye’si, Bedreddin İbn Cemaa’nın et-Tuhfe ale’l-Kâfiye’si, Seyyid Şerif el-Cürcânî’nin Farsça Şerhü’l-Kâfiye’si, Sûdi Bosnevî’nin Türkçe Şerh-i Kâfiye’si. Beş ihtisarı, altı mu‘ribi yapılan eser birkaç kere de nazma çekilmiştir. Müellifin kendisi de eserini el-Vâfiye adıyla nazmettikten sonra Şerhu’l-Vâfiye fî Nazmi’l-Kâfiye ismiyle de şerh etmiştir. Eserin en bilinen mu‘ribi ise, Zeynîzâde Hüseyin Efendi’nin el-Fevâ’idü’ş-şâfiye alâ i‘râbi’l-Kâfiye’sidir. el-Kâfiye’yi Büyükçekmece nâibi Mehmed Tevfik (İstanbul 1312), İshak Harpûtî (İstanbul 1274,1277, 1283, 1288, 1310) ve Mehmet Salim Bilge (İstanbul 1984) Türkçe’ye tercüme etmiştir. Eser ilk olarak 1592’de Floransa’da yayımlanmış, daha sonra dünyanın birçok yerinde pek çok kere basılmıştır. (Kalküta 1805, 1268, 1291; İstanbul 1234, 1249; Bulak 1241, 1248, 1255; Taşkent 1311, 1312; Kazan 1889; Delhi 1270, 1289; Bombay 1311/1893). Eserin ilmi neşrini 1407/1896’da Cidde’de Tarık Necm Abdullah gerçekleştirmiştir.Nüshanın ait olduğu koleksiyon adı ve demirbaş numarası 1. sayfa ve sondaki I. sayfada yazılıdır. 1. sayfada nüshanın nahiv mecmuası olduğunu, içerdiği eser sayısını belirten bir ibare yer alır. Aynı sayfada nüshadaki ikinci ve üçüncü eserin adı ve müelliflerinin adı yazılıdır. Sayfa sonları müşirlidir.Baştaki I. sayfada nüshanın nahiv mecmuası olduğunu, içerdiği eser sayısını belirten bir yazı ve nüshanın basım izninin alındığı makamı, izin tarihini, basılan nüsha sayısını belirten ibare yer alır. Baştaki II. sayfada matbaa adı ve bu matbaada satılan eserlerin listesi yanlarında ücretleri belirtilmiş olarak bulunur. Yine aynı sayfada matbaa adresi de yazılıdır. 99. sayfada, nüshadaki son eserin sonunda matbaa adı ve nüshanın basım tarihi yazılıdır. Sondaki I. sayfada matbaa adı ve kuruluş yılı yazılıdır. Matbaada satılan eserlerin listesi yanlarında ücretleri belirtilmiş olarak sondaki II-III. sayfada da bulunur. Sayfa kenarlarında büyük çoğunluğu Molla Câmî’nin el-Fevâ’idü’z-Ziyâ’iyye’si olmak üzere çeşitli şerhlerden alınmış açıklayıcı notlar bulunur. Alıntıların sonunda eser adlarını simgeleyen harfler kullanılarak alıntının kaynağına işaret edilmiştir. Nahiv ilmine dair kısa ve özlü bir eserdir. İsimler, fiiller, harfler şeklinde üç ana bölümden oluştuğu gibi bu bölümler de kendi içerisinde pek çok alt bölüme ayrılır. Eserde genelde Basra ekolünün görüşlerine uyulmuş olmakla birlikte kimi yerlerde Kufe ekolünün görüşlerine de iştirak edildiği ve böylece eklektik bir yöntem izlendiği görülür. Pek çok dilcinin görüşlerine atıfta bulunulan eserde yer yer Arap lehçelerine de işaret edilir. Kitapta delil olarak başvurulan yirmi dört ayet, on üç şiir ve sekiz atasözü yer alır.
Örnek Metin (2) الكلمة لفظ وضع لمعنى مفرد و هي اسم و فعل و حرف (45) و المخففة تحذف للساكن و في الوقف فيرد ما حذف و المفتوح ما قبلها تقلب ألفا
Eser türü Telif.
Tasnif numarası/Konu 492.7 / Arap dili
Koleksiyon no. 00175-001
Cilt özellikleri Bez kaplı cilt.
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Alfabe ve yazı türü Arap harfli- Matbu
Kaynak/Referans DİA, XXIV, 153-154
Mühürler Şahıs Mührü, İyd Mehmed Efendi, “İyd Mehmed Efendi …”, I
Kaynağa git Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Kaynağa git

el-Kâfiye.

(الكافية.)
Yazar İbnü’l-Hâcib
Yazar Orijinal ابن الحاجب، أبو عمرو جمال الدين عثمان بن عمر بن أبو بكر المصري
Basım Tarihi 1302/1885:
Basım Yeri İstanbul,/Matba‘atü’l-Cevâ’ib. -
Konu Arap dili / Afro-Asyatik (Hami-Sami) diller / Diger diller / Dil ve dilbilim.
Tür Kitap
Dil Arapça
Dijital Evet
Yazma Hayır
Fiziksel Boyutlar Küçük boy.
Kütüphane Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Demirbaş Numarası 280650
Kayıt Numarası 280650
Lokasyon Süleymaniye Kütüphanesi/Îd Mehmed Efendi
Notlar Eser ve müellif adı baştaki I. sayfa ve 1. sayfada yazılıdır. Eser adı metnin başladığı 2. sayfada da yazılıdır. Eser Osmanlı medreselerinde asırlar boyunca ders kitabı olarak okutulmuştur. Eski usule göre Arap nahvinin öğretiminde Birgivi’nin el-Avâmil’i ile İzhârü’l-Esrâr’ından sonra el-Kâfiye okutulurdu. Bundan ötürü bir arada basılan bu üç eser medreselerde “Nahiv Mecmuası” olarak anılmıştır. Mevcut nüsha da bunun bir örneğidir. Eser üzerine çoğu Arapça, bir kısmı Türkçe ve Farsça olmak üzere yaklaşık 150 şerh, bunlara da haşiyeler, haşiyelere de çok sayıda talik yazılmıştır. Bu şerhlerden en çok tanınanları şunlardır: İbnü’l-Hâcib’in Şerhü’l-Kâfiye’si, Radî el-Esterâbâdî’nin Şerhu’l-Kâfiye’si, Molla Câmî olarak da bilinen Abdurrahman-ı Câmî’nin el-Fevâ’idü’z-Ziyâ’iyye’si, Bedreddin İbn Cemaa’nın et-Tuhfe ale’l-Kâfiye’si, Seyyid Şerif el-Cürcânî’nin Farsça Şerhü’l-Kâfiye’si, Sûdi Bosnevî’nin Türkçe Şerh-i Kâfiye’si. Beş ihtisarı, altı mu‘ribi yapılan eser birkaç kere de nazma çekilmiştir. Müellifin kendisi de eserini el-Vâfiye adıyla nazmettikten sonra Şerhu’l-Vâfiye fî Nazmi’l-Kâfiye ismiyle de şerh etmiştir. Eserin en bilinen mu‘ribi ise, Zeynîzâde Hüseyin Efendi’nin el-Fevâ’idü’ş-şâfiye alâ i‘râbi’l-Kâfiye’sidir. el-Kâfiye’yi Büyükçekmece nâibi Mehmed Tevfik (İstanbul 1312), İshak Harpûtî (İstanbul 1274,1277, 1283, 1288, 1310) ve Mehmet Salim Bilge (İstanbul 1984) Türkçe’ye tercüme etmiştir. Eser ilk olarak 1592’de Floransa’da yayımlanmış, daha sonra dünyanın birçok yerinde pek çok kere basılmıştır. (Kalküta 1805, 1268, 1291; İstanbul 1234, 1249; Bulak 1241, 1248, 1255; Taşkent 1311, 1312; Kazan 1889; Delhi 1270, 1289; Bombay 1311/1893). Eserin ilmi neşrini 1407/1896’da Cidde’de Tarık Necm Abdullah gerçekleştirmiştir.Nüshanın ait olduğu koleksiyon adı ve demirbaş numarası 1. sayfa ve sondaki I. sayfada yazılıdır. 1. sayfada nüshanın nahiv mecmuası olduğunu, içerdiği eser sayısını belirten bir ibare yer alır. Aynı sayfada nüshadaki ikinci ve üçüncü eserin adı ve müelliflerinin adı yazılıdır. Sayfa sonları müşirlidir.Baştaki I. sayfada nüshanın nahiv mecmuası olduğunu, içerdiği eser sayısını belirten bir yazı ve nüshanın basım izninin alındığı makamı, izin tarihini, basılan nüsha sayısını belirten ibare yer alır. Baştaki II. sayfada matbaa adı ve bu matbaada satılan eserlerin listesi yanlarında ücretleri belirtilmiş olarak bulunur. Yine aynı sayfada matbaa adresi de yazılıdır. 99. sayfada, nüshadaki son eserin sonunda matbaa adı ve nüshanın basım tarihi yazılıdır. Sondaki I. sayfada matbaa adı ve kuruluş yılı yazılıdır. Matbaada satılan eserlerin listesi yanlarında ücretleri belirtilmiş olarak sondaki II-III. sayfada da bulunur. Sayfa kenarlarında büyük çoğunluğu Molla Câmî’nin el-Fevâ’idü’z-Ziyâ’iyye’si olmak üzere çeşitli şerhlerden alınmış açıklayıcı notlar bulunur. Alıntıların sonunda eser adlarını simgeleyen harfler kullanılarak alıntının kaynağına işaret edilmiştir. Nahiv ilmine dair kısa ve özlü bir eserdir. İsimler, fiiller, harfler şeklinde üç ana bölümden oluştuğu gibi bu bölümler de kendi içerisinde pek çok alt bölüme ayrılır. Eserde genelde Basra ekolünün görüşlerine uyulmuş olmakla birlikte kimi yerlerde Kufe ekolünün görüşlerine de iştirak edildiği ve böylece eklektik bir yöntem izlendiği görülür. Pek çok dilcinin görüşlerine atıfta bulunulan eserde yer yer Arap lehçelerine de işaret edilir. Kitapta delil olarak başvurulan yirmi dört ayet, on üç şiir ve sekiz atasözü yer alır.
Örnek Metin (2) الكلمة لفظ وضع لمعنى مفرد و هي اسم و فعل و حرف (45) و المخففة تحذف للساكن و في الوقف فيرد ما حذف و المفتوح ما قبلها تقلب ألفا
Eser türü Telif.
Tasnif numarası/Konu 492.7 / Arap dili
Koleksiyon no. 00175-001
Cilt özellikleri Bez kaplı cilt.
Yazım şekli (Mensur/Manzum) Mensur.
Alfabe ve yazı türü Arap harfli- Matbu
Kaynak/Referans DİA, XXIV, 153-154
Mühürler Şahıs Mührü, İyd Mehmed Efendi, “İyd Mehmed Efendi …”, I
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı yönlendiriliyorsunuz...

Lütfen bekleyiniz.